Sözcü Plus Giriş

‘Bizlere emanet edilen ülkemize ne yapsak az’

Bilim ve din adamlarının buluşacağı organ nakli sempozyumuna ev sahipliği yapacak olan Dünya Organ Nakli Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, “Ülkemin yükselmesi için çalışıyorum. Bu vatandaşlık görevim” dedi...

Saygı ÖZTÜRK
06:00 -
‘Bizlere emanet edilen ülkemize ne yapsak az’

Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde genç bir öğretim üyesi ilkleri başarmak için çalışıyordu. Emekler, çabalar boşa gitmedi. Mehmet Haberal, ilk böbrek naklini 3 Kasım 1975 yılında gerçekleştirdi. Bu, genç bilim adamını mutlu etmişti ama yapılacak çok şeyler olduğunu biliyordu. Türkiye Yanık Tedavi Vakfı'nı, Başkent Üniversitesi'ni kuran Prof. Haberal, 105 ülkeden üyesi bulunan ve merkezi Kanada'da olan “Dünya Organ Nakli Derneği”nin de başkanlığını yürütüyor.

‘GÖZLERİ DOLUYOR'

Atatürk ve bazı silah arkadaşları hakkında 1920'de çıkarılan idam fermanının orijinal belgesi Haberal'ın odasında asılı. Ziyarete gelenlere bu belgeyi gösterip, gözleri dolu dolu Türkiye'nin ne zorluklarla kurulduğunu anlatıyor.

Mehmet Haberal, “Boynunda idam fermanı olan kişiler tarafından bize emanet edilen ülkemiz için ne yapsak az. Ne mutlu ki ülkemiz var. Bu ülke yoksa biz de yokuz. Bu ülkenin her vatandaşı, vatanımızın yükselmesine katkı sağlamalı. Bunlar vatandaşlık görevidir. Ben de vatandaşlık görevimi yapıyorum” diyor. Avrupa'dan getirilen kadavradan alınan böbreği 1978'de hastasına nakleden Haberal, ülkemizde ölen kişiden organ naklinin yapılmasını sağlamak, bu konuda din adamlarını ikna etmek, yasa çıkarılmasını sağlamak için çok çalıştı. Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan, buna ilişkin 1979'da bir fetva çıkarıldığında Türkiye'de yeni bir yol da açılmış oldu.

HABERAL'IN SLOGANI

Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın sloganı, “Yeniden yaşama yolculuk”  oldu. Haberal, bunun gerekçesini şöyle açıklıyor: “Bir kronik böbrek hastasına diyoruz ki ‘Günde bir bardak su içeceksin'. Aynı hastayı ameliyat ediyorum, kendine geldiğinde ‘Ne yersen ye, ne içersen iç' diyorum. Kronik karaciğer hastasına ‘Aman bir köfteden fazla yeme” diyorum, ama ameliyattan sonra ‘Ne yersen ye, ne içersen iç” diyorum. Tamamen normal hayat, normal yaşam başlıyor. Bu yolculuğa başlamak için tabii yeni organ gerekli.” 12 Eylül sonrasında beyin ölümü gerçekleşen kişinin organının alınması konusunda yasal düzenlemenin nasıl yapıldığını Prof. Dr. Haberal şöyle anlattı:

KENAN EVREN İLE ANISI

“Bir yasa taslağı hazırlayıp Kenan Paşa'nın karşısına çıktım. Taslağı okuyunca, ‘Kardeşim burası Amerika mı? İnsanlar ölecek de siz onların organlarını alacaksınız' dedi. Ben, arkada Atatürk'ün portresini gösterdim, ‘Paşam biliyorsunuz Atamız kronik karaciğer hastalığından vefat etti. Bugün yaşamış olsaydı ona bile karaciğer takacaktık' dedim. ‘Sahi karaciğer de mi takacaksın' dedi. ‘Siz bu yasayı değiştirin, biz karaciğer de takacağız' deyince peki dedi ve bir hafta sonra kanun çıkarıldı. Bu yasadan sonra ilk defa 8 Aralık 1988'de ilk ölüden karaciğer transplantasyonu gerçekleştirdik.”

O BELGEYİ ODASININ DUVARINA ASTI
Prof. Dr. Mehmet Haberal, Ankara Temsilcimiz Saygı Öztürk'ün sorularını yanıtladı. Atatürk ve bazı silah arkadaşları hakkında 1920'de çıkarılan idam fermanının orijinal belgesi Haberal'ın odasında asılı.

Yasalar çıkardık ama bizde bu işler hiç kolay gitmiyor

Prof. Dr. Mehmet Haberal, 12- 13 Mart'ta, “Ölen insanların organlarının kullanımı ve organ nakline dini bakış” konulu, değişik ülkelerden gelen bilim adamları, din adamlarıyla kapsamlı bir sempozyuma ev sahipliği yapacak. Türkiye birçok ilki başarmış ama ölen kişinin organlarından yararlanma konusunda hayli gerilerde. Bugün bile karaciğer ve böbrek nakillerinin yüzde 70'i yine canlıdan alınıyor. İran'ın Şiraz kentinde karaciğer transplantasyonunun yüzde 90'ı ölen insandan alınıyor. İşte bu konuda din adamlarının fetvaları çok önemli.

Mehmet Haberal, “Biz yıllar önce bu işlere başlamışız, yasalar çıkartmışız. Ancak biz de bu işler kolay gitmiyor. Maalesef birçok insan sağlam organlarıyla vefat etmekte. Dünyada da bizde de birçok insanın o sağlam organlara ihtiyacı var. Ölen insanların sağlam organlarından daha çok nasıl yararlanabiliriz? 12 ve 13 Mart 2020 tarihlerinde bu konuda sempozyum düzenleyeceğim. Bütün dinlerden temsilci davet ettim. Dolayısıyla bu yapılırsa o zaman birçok kronik organ hastası yeniden yaşam yolculuğuna başlayacaktır. İşte 12-13 Mart'ta yapacağımız toplantıda tüm bunları konuşacağız” diye konuştu.

28 bin kişi organ bekliyor

Prof. Haberal, ülkemizde yaklaşık 28 bin kişinin organ nakli beklediğini belirtiyor. Organ nakliyle ilgili unutamadığı tarihleri Haberal şöyle sıralıyor:

– Ülkemizde ilk böbrek nakli 1975'te yapıldı.

– Ülkemizde vefat eden bir kişiden alınan böbrek 1979'da nakledildi.

– 3 Haziran 1979'da Organ Nakli Yasası'nın çıkmasına öncülük yapıldı.

– 15 Mart 1990'da çocuklarda ilk kısmi karaciğer nakli gerçekleştirildi.

– 24 Nisan 1990'da erişkin canlıdan alınanla ilk kısmı karaciğer nakli yapıldı.

Son güncelleme: 07:13 12.03.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more