Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

SÖZCÜ Davası

9 Ocak 2020

Dün Halk TV'de Ayşenur Arslan'ın “Medya Mahallesi” programını izlemediyseniz, son günlerin en ilginç televizyon programını kaçırdınız demektir.

SÖZCÜ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, 7 SÖZCÜ mensubunun çeşitli hapis cezalarına çarptırıldığı kritik davanın içyüzünü anlattı.

Programın deneyimli sunucusu Ayşegül Arslan, Metin Yılmaz'ı dinledikçe hayretten hayrete düştü ve gözlerini iri iri açarak şaşkınlık içinde:

“Aaa… Öyle mi? Bu kadar da hukuksuzluk olmaz ki…” diye duygularını ifade etti.

SÖZCÜ, yayın hayatına atıldığı 2007 yılından beri Fetullah Gülen Cemaati'nin kirli işlerini anlatmış, devlete nasıl sızdığını, orduyu nasıl ele geçirmek istediğini manşet haberleriyle duyurarak hükümeti uyarmıştı.

Bunları bir bir anlatan Metin Yılmaz, FETO karşıtı SÖZCÜ'nün delilsiz, tanıksız, hukuk dışı bir yargılama sonucu FETÖ'cü diye mahkûm edildiğini delilleriyle ortaya serdi.

Ayşenur Arslan, Adalet Bakanı Abdulhamid Gül'ün “Ankara'da Yargıtay güven veriyor. Yargıtay'a güvenin” dediğini hatırlatarak, İstanbul mahkemesinin adaletsiz kararının düzeltileceği inancında olduğunu belirtti.

Metin Yılmaz da “Evet, biz de Yargıtay'a güveniyoruz” diyerek aynı görüşte olduğunu vurguladı.

★★★

Davada hiçbir geçerli delil yoktu. Savcının gösterdiği 6 tanık vardı.

Bu tanıklar bir bir mahkemeye çıkıp, “SÖZCÜ FETÖ'cü müdür?” sorusuna:

“Hayır, SÖZCÜ FETÖ'cü değildir. FETÖ'cü olduğu konusunda bizim hiçbir bilgimiz yoktur” diye cevap verdiler.

Savcının en önemli tanığı Fehmi Koru idi. Yıllar önce yazdığı bir dedikodu yazısı davanın temelini oluşturmuştu. Fehmi Koru mahkemeye çıkıp:

“SÖZCÜ'nün FETÖ'cü olduğuna dair hiçbir bilgim yok. Yazdığım o yazı, bir dedikodudan ibaretti. Zaten kendi adımla yazmamış, Taha Kıvanç takma adını kullanmıştım. Bugünden geriye baktığımda, aslı astarı olmayan bir dedikodu olduğunu görüyorum” şeklinde bir ifade verdi. Bu, savcının iddiasının tam tersiydi!

Delil yok, tanık yok, belge yok. Şahitlerin hepsi “Suçsuz” dedi ama mahkeme şaşılacak bir kararla 7 SÖZCÜ mensubunu çeşitli hapis cezalarına çarptırdı. Böylece hukuk yerle bir oldu ve zaten az olan yargıya güven biraz daha azaldı!

★★★

SÖZCÜ'nün sahibi, Burak Akbay hakkında “Kırmızı Bülten” çıkartmak isteyen mahkeme heyetinin talebi “Dosyada delil yok” diye iki defa Adalet Bakanlığı'ndan döndü.

Sunucu Ayşenur Arslan programında Metin Yılmaz'ı dinledikten sonra, yargıda gerçek FETÖ'cülerin beraat ettirildiğini, fakat SÖZCÜ gibi Atatürkçü ve Cumhuriyet sevdalısı gazetelerin mahkûm edildiğini vurgulayarak:

“Kimine sevdanın kolları,

Kimine hapis yolları!” dedi.

Adaletleriyle bin yaşasınlar!

Halkın vicdanında beraat

SÖZCÜ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz “Medya Mahallesi” programında

“Gazetecilik düzelmedikçe Türkiye de düzelmez. Gazeteciliğin düzelmesi için de gazete patronlarının devletle hiçbir işi olmaması gerekir” dedi.

Haklıydı… SÖZCÜ'nün patronu Burak Akbay, Metin Yılmaz'ın tarif ettiği gerçek gazeteci patrondur.

Burak Akbay'ın gazetecilik dışında hiçbir işi yoktur. Gazetecilikten kazandığını yine gazeteciliğe yatırır, yurdun çeşitli illerinde yeni matbaalar açar.

FETO ile uzaktan-yakından bir milimetre bile ilgisi olmadığı, tam tersine FETO karşıtı olduğu halde Burak Akbay hakkında “Kırmızı Bülten” çıkartılmak istenmesi ve Atatürkçü SÖZCÜ mensuplarına hapis cezası verilmesi, adalet tarihine bir “Hukuk skandalı” olarak geçecektir.

Metin Yılmaz, ilgiyle izlenen programı:

“Türk yargısında yargılandık, bugün de Türk halkının karşısına çıkıp hesap verdik” diye bitirdi.

SÖZÜN ÖZÜ:

“Mahkemenin mahkûm ettiği SÖZCÜ, halkın vicdanında beraat etti.”

GÜNÜN SÖZÜ

Adalet olmayan yerde, insanlar düşer her derde!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more