Çin'deki Jiangnan Üniversitesi araştırmacıları, CRISPR gen düzenleme teknolojisini kullanarak, geleneksel et üretimine göre çok daha az kaynak tüketen ve besin değeri artırılmış yeni bir mantar türü geliştirdi. "FCPD" olarak adlandırılan bu tür, geleceğin protein ihtiyacını karşılamada devrim yaratabilir.

Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2050 yılında 9,8 milyar insanı beslemek gerekecek. Mevcut hayvancılık sistemi (küresel emisyonların %15'i, tarım arazilerinin %40'ı) bu yükü kaldıramazken, bilim insanları mikropları yeniden tasarlayarak çözümü "fermantasyon tanklarında" arıyor.

MANTARDAN 2 GENİ SİLDİ

Bu çalışmanın merkezindeki mantar aslında yabancı değil. Fusarium venenatum, yıllardır "Quorn" gibi markalar altında tüketilen, lifli yapısı ve et benzeri tadıyla bilinen bir mikoprotein kaynağıdır.

Eski Sorun: Orijinal mantarın kalın hücre duvarları sindirimi zorlaştırıyor ve endüstriyel üretimi çok fazla şeker/enerji gerektiriyordu.

Yeni Çözüm (FCPD): Bilim insanları, mantara yabancı DNA eklemek yerine, CRISPR Cas9 makasıyla mantarın kendi genetiğindeki iki geni sildi (iptal etti).

Ekip, mantarın verimliliğini artırmak için iki kritik müdahalede bulundu:

Kitin Sentazı Silindi: Hücre duvarını incelterek proteinin insan vücudu tarafından daha kolay sindirilmesini sağladı.

Piruvat Dekarboksilaz Silindi: Karbon akışını değiştirerek, mantarın şekeri daha verimli bir şekilde proteine dönüştürmesini sağladı.

Xiao Liu, Jiangnan Üniversitesi yaptığı açıklamada "Genlerinde ufak değişiklikler yaparak bir mantarı sadece daha besleyici değil, aynı zamanda daha çevre dostu hale getirmeyi başardık." ifadelerini kullandı. 

ORJİNALE GÖRE YÜZDE 88 DAHA HIZLI 

Laboratuvar sonuçları, bu genetik müdahalenin üretim sürecini kökten değiştirdiğini kanıtlıyor:

Hız: Orijinal türe göre yaklaşık %88 daha hızlı üretim.

Kaynak: Aynı miktarda protein için %44 daha az şeker kullanımı.

Besin Değeri: Yüksek kaliteli hayvansal proteinlere daha yakın bir amino asit profili.

TAVUK MU, MANTAR MI?

Araştırmacılar, FCPD mantarını endüstriyel tavuk üretimiyle kıyasladığında çevresel kazancın boyutu ortaya çıkıyor:

Arazi Kullanımı: %70 daha az arazi gerektiriyor.

Su Kirliliği: %78 daha az tatlı su kirliliği yaratıyor (Gübre ve yem bitkisi atığı yok).

Karbon Ayak İzi: Üretimin yapıldığı ülkenin enerji altyapısına (Kömür ağırlıklı Çin veya yenilenebilir enerjili Finlandiya) bağlı olarak küresel ısınma potansiyelini %4 ila %60 oranında azaltıyor.

Teknoloji şu anda "Hazırlık Seviyesi 5" (Endüstriyel Pilot Ölçek) aşamasında. Yani petri kabından çıktı ama henüz süpermarket rafında değil.

Tüketici Algısı: Yabancı DNA eklenmediği (sadece mevcut genler silindiği) için tüketicilerin bu ürüne, klasik GDO'lu ürünlerden daha sıcak bakması bekleniyor.

Enerji Bağımlılığı: Sistemenin zayıf karnı, hala elektrik ve şekere bağımlı olması. Şekerin kaynağı ormansızlaşmaya yol açıyorsa, çevresel fayda azalabilir.