Davranış bilimciler ve psikologlar, yıllardır laboratuvar koridorlarından işlek caddelere kadar insanların yürüme alışkanlıklarını mercek altına aldı. Elde edilen veriler, bir kişinin A noktasından B noktasına gitme süresinin rastgele olmadığını; bunun beynin çalışma şekli ve kişinin hayata bakış açısıyla doğrudan ilişkili olduğunu gösterdi.
Araştırma sonuçlarına göre bu kişilerde şu özellikler öne çıkıyor:
Hızlı yürüyenlerin, psikolojide "vicdanlılık" (conscientiousness) olarak adlandırılan, sorumluluk sahibi ve disiplinli olma özelliklerinde daha yüksek puan aldığı belirlendi.
Bu profil, kendini "gecikmelere karşı sabırsız" ve "hızlı karar verebilen" bireyler olarak tanımlıyor.
Yapılan mülakatlarda bu kişilerin sıkça "Zaman kaybetmekten nefret ederim" ifadesini kullandığı, bunun aceleci bir iş kültüründen ziyade, gün içindeki durgun anlardan duyulan rahatsızlıktan kaynaklandığı tespit edildi.
Konu sadece psikolojik özelliklerle sınırlı değil. Saygın tıp dergisi JAMA'da (Journal of the American Medical Association) yayımlanan ve on binlerce kişinin yıllarca takip edildiği bir araştırmada, yürüme hızının sağlık üzerindeki etkileri somut verilerle ortaya kondu.
Verilere göre, ortalamadan hızlı yürüyen bireylerin:
Ölüm Oranları Daha Düşük: Tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin bu grupta daha az olduğu gözlemlendi.
Daha İyi Bilişsel Performans: Beyin görüntüleme çalışmaları, hızlı yürümenin beyne daha iyi oksijen sağlanması ve daha keskin bilişsel işlevlerle bağlantılı olduğunu gösterdi.
Kardiyovasküler Sağlık: Hızlı temponun daha sağlıklı bir kalp-damar sisteminin göstergesi olduğu belirtildi.