Uzmanlar, "sağlıklı" olduğu düşünülen bazı içecekler de dahil olmak üzere, 50 yaş üstü kişilerin sağlığını tehdit eden yasaklı içecekler listesini yayımladı. İşte sindirim sisteminden kalp sağlığına kadar vücudu yıpratan o içecekler...
Yarım asırlık bir ömrün ardından vücut, toksinleri atmakta ve şekeri tolere etmekte eski hızını kaybeder. Bu dönemde yapılan beslenme hataları; yüksek tansiyon, diyabet ve mide hastalıkları gibi kronik sorunlara davetiye çıkarır. Bilim insanları, 50 yaşından sonra vücudun iç dengesini korumak için bazı sıvıların tüketiminin tamamen durdurulması veya ciddi oranda kısıtlanması gerektiğini vurguluyor.
MİDE ZARI ALARM VERİYOR
Toplumda yayılan "az miktarda alkol faydalıdır" inanışının aksine, tıp dünyası 50 yaş sonrası için net bir uyarıda bulunuyor. Alkolün hiçbir dozu bu yaş grubu için güvenli kabul edilmiyor. En düşük miktarda tüketilen alkol bile mide zarını tahriş ederek zamanla yıpranmasına neden oluyor. Bu kronik tahriş, uzun vadede sindirim sistemi kanserleri riskini dramatik bir şekilde artırıyor. Ayrıca karaciğerin alkolü işleme kapasitesinin azalması, vücutta genel bir iltihaplanma sürecini tetikliyor.
PANKREASIN GİZLİ DÜŞMANI
Birçok kişi taze sıkılmış meyve sularını vitamin deposu olarak görse de, 50 yaş üstü bireyler için durum tam tersidir. Meyveyi sıkmak, posasını (liflerini) ayırıp geriye sadece yoğun bir meyve şekeri (fruktoz) bırakmak anlamına gelir. Liften yoksun bu sıvı tüketildiğinde kan şekeri aniden yükselir ve pankreas bu yükü kaldırmakta zorlanır. Uzmanlar, pankreası yormamak ve şeker dengesini korumak için meyvelerin suyu yerine kendisinin, yani çiğ olarak tüketilmesini öneriyor.
YÜKSEK TANSİYONA DİKKAT
Sabah kahvesi bir ritüel olsa da, 50 yaşını aşmış ve özellikle tansiyon problemi olan kişiler için risk teşkil ediyor. Kahvedeki kafein, kan basıncını aniden yükselterek damar sağlığını tehdit edebiliyor. Kalp çarpıntısı ve uyku düzensizliklerine de yol açabilen yüksek kafein tüketimi, bu yaş grubunda kemik yoğunluğunun azalmasına (osteoporoz) da dolaylı yoldan katkıda bulunabiliyor.
İLTİHAP VE KİLO TUZAĞI
Gazlı ve şekerli içecekler, sadece vücut formunu bozmakla kalmıyor, aynı zamanda vücut içerisinde "sessiz bir savaş" başlatıyor. Yüksek şeker içeriği, hücresel düzeyde iltihaplanma (enflamasyon) riskini artırıyor. Bu durum eklem ağrılarından kalp damar hastalıklarına kadar geniş bir yelpazede sağlık sorunlarını körüklüyor. 50 yaşından sonra vücudun insülin direnci göstermeye daha meyilli olması, bu içecekleri bir "şeker bombasına" dönüştürüyor.
YEŞİL ÇAYDAKİ GİZLİ KAFEİN TEHLİKESİ
Sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi olarak bilinen yeşil çay, aslında sanıldığı kadar masum olmayabilir. Yeşil çay, yüksek miktarda kafein içerdiği için özellikle hassas bünyelerde ve ileri yaşlarda sinir sistemini aşırı uyarabiliyor. Uzmanlar, yeşil çayın yerine kafeinsiz, sakinleştirici ve bağışıklık sistemini destekleyici özelliği olan papatya veya C vitamini zengini kuşburnu gibi bitki çaylarına öncelik verilmesini tavsiye ediyor.