Uyku uzmanı Dr. Alexandros Kalkanis liderliğinde gerçekleştirilen çalışmada, 3 binden fazla kayıt ve 59 farklı bilimsel inceleme analiz edildi. Araştırma sonuçlarına göre, hafta içi uykusuz kalıp hafta sonu geç saatlere kadar uyuyarak bu açığı kapatmaya çalışmak, vücudun biyolojik ritmini bozarak kronik yorgunluğa ve ciddi sağlık risklerine yol açıyor.
"SOSYAL JET LAG" RİSKİ ARTIRIYOR
Bilim insanları, hafta içi erken uyanıp hafta sonu uyanma saatini iki saat veya daha fazla kaydırmayı "sosyal jet lag" olarak tanımlıyor. Bu durumun sirkadiyen ritmi (vücut saati) bozarak hormon dengesini, vücut sıcaklığını ve metabolizmayı olumsuz etkilediği saptandı. Araştırma verileri, uyku düzeni istikrarlı olan kişilerin, toplam uyku sürelerinden bağımsız olarak, depresyon riskinin %38 daha düşük olduğunu gösterdi.
DÜZENSİZ UYKU ÖLÜM RİSKİNİ TETİKLİYOR
İngiltere’de 60 bin yetişkin üzerinde yapılan paralel bir çalışma, uyku düzenliliği endeksi yüksek olan kişilerin, uykusu en düzensiz olanlara göre herhangi bir nedenden ölüm riskinin %30 daha az olduğunu belgeledi. Düzensiz uyku alışkanlığının; artmış vücut kitle indeksi, kan şekeri düzenleme zorluğu, yüksek tansiyon ve kardiyovasküler hastalıklarla doğrudan ilişkili olduğu belirlendi.
UZMANLARDAN "SABİT UYANMA SAATİ" UYARISI
Dr. Kalkanis ve ekibi, sağlıklı bir yaşam için "7-9 saat uyku" tavsiyesinin tek başına yeterli olmadığını, "her gün aynı saatte uyanma" kuralının da hayati önem taşıdığını vurguladı. Uzmanlar, uykusuz kalınan gecelerin telafisi için ertesi gün geç uyanmak yerine, bir sonraki gece daha erken yatılmasını ve uyanma saatinin sabit tutulmasını öneriyor. Ayrıca, uyandıktan sonraki ilk bir saat içinde gün ışığı almanın vücut saatini sabitlemek için en etkili yöntem olduğu kaydedildi.