Türkiye, arka arkaya şiddetli depremlerle sarsılırken, uluslararası kamuoyu endişeyle bölgede yaşananları anbean takip ediyor... Birçok ülkeden yardım ekipleri ve arama-kurtarma birimleri Türkiye'ye ulaşırken ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post kapsamlı bir analiz ile depremin etkisini okurlarına duyurdu.

Ölü ve yaralı sayısının her dakika arttığı bölgeden gelişmeleri aktaran Washington Post, "Türkiye'deki deprem bilime göre neden bu kadar ölümcül oldu" başlığıyla bir analiz yayınladı.

"7.8 ÇOK ŞİDDETLİ BİR DEPREM"

Dün sabaha karşı meydana gelen korkunç depremin ardından çok sayıda artçı yaşandığını ve öğle saatlerinde yeni bir deprem ile yeniden felaket yaşandığına dikkat çekilen Washington Post'un makalesinde, "Bu deprem Türkiye ve Suriye'de yıkıma sebep oldu, Kıbrıs ve Lübnan'dan da hissedildi. Depremler şiddetine göre değerlendirilir ve teknik olarak bir üst limit olmasa da tarihteki en güçlü deprem 1960'ta Şili'de meydana gelen 9.5'lik depremdi. Bu ölçeği baz alırsak 7.8 şiddetinde bir deprem çok güçlü" denildi. İlk depremden sonra çok sayıda artçı yaşandığına dikkat çekilirken, "Depremden 11 dakika sonra 6.7 büyüklüğünde bir deprem oldu ve 13 sularında ise ilk depremin yakınlarında 7.5 büyüklüğünde başka bir deprem oldu" denildi.

[caption id="attachment_7583034" align="alignnone" width="880"] Deprem uluslararası kamuoyunda endişe yarattı.[/caption]

"Bu deprem neden bu kadar ölümcül oldu" sorusunun sorulduğu bölümde ise, "Ölüm sayısının artması bazı sebeplere bağlı: Depremin büyüklüğü, depremin yüzeye yakın bir noktada meydana gelmesi ve insanların yaşadığı yerleşim birimine yakınlığı. Pazartesi günkü deprem yerin 17 kilometre derinliğinde meydana geldi" denildi. Analizde, "Bu sebeple sismik dalgalar binalara ve yüzeydeki insanlara ulaşmak için çok uzun yol kat etmedi ve çok daha sert bir sarsıntıya sebep oldu" yorumu yapıldı.

"BU MATERYALLER DEPREME KARŞI SERT"

Depremden sonraki artçıların da çok şiddetli olduğu ve bunların devam edeceği de belirtildi.

Washington Post'tan Carolyn Johnson'ın kaleme aldığı analizde Türkiye'deki bina yönetmeliği de mercek altına alındı. "Daha iyi bir bina yönetmeliği yardımcı olur muydu" sorusunun sorulduğu bölümde bu konu incelendi. Makalede, "ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) bu bölgedeki insanların yaşadığı binaların destekleyici yapılara sahip olmasına rağmen depreme karşı hassas olduğu konusunda uyarıda bulunmuştu. USGS, güçlendirilmemiş tuğla ve alçak katlı beton yapıların risk altında olduğunu belirtmişti. Bu materyallerin sallantıya karşı çok sert olduğunu ve eğileceğini bunun da felakete sebep olabileceğini belirtmişti" ifadesi kullanıldı.

Analizde, "Daha iyi bir bina yönetmeliği bu sığ 7.8 şiddetindeki depremde yardımcı olabilirdi. Bu bölge kuzeyde olduğu gibi bu kadar büyük depremleri yaşamıyor" yorumuna da yer verildi.