ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarıyla Orta Doğu'da tansiyon zirveye çıkarken, yatırımcının en güvenli limanı olan altında işler tersine döndü. Beklenen devasa yükseliş yerini panik satışlarına bıraktı. 

Refinitiv verilerine göre, perşembe gününü 5.078,89 ABD dolarından (%1,9 düşüş) kapatan altın, son 5 günün en düşük seviyesini gördü. Cuma sabahı 5.091,38 dolara hafif bir toparlanma gösterse de, savaşın ilk günlerinde ulaştığı 5.423 dolarlık zirvesinden çok uzakta. Peki, savaş varken altın neden düşüyor?

ZİRVEDEN ÇÖKÜŞE

28 Şubat'ta başlayan çatışmalar altını hızla 5.423 dolara fırlatmış olsa da, bu etki sadece birkaç gün sürdü. 3 Mart'ta %6'lık sert bir düşüşle 5.085 dolara gerileyen değerli metalin üzerinde üç büyük baskı var:

Güçlü Dolar ve Tahviller: ABD dolarının güçlenmesi ve Hazine tahvil getirilerinin yükselmesi, altının cazibesini hızla eritiyor.

Hürmüz Boğazı ve Enflasyon: Petrol fırladıkça küresel enflasyon korkusu artıyor. Bu da merkez bankalarının faizleri yüksek tutacağı beklentisini güçlendiriyor. Faiz getirisi olmayan altın, yüksek faiz ortamında yatırımcı kaybediyor.

ASIL TEHLİKE: 'ŞOK SATIŞ' (FLASH CRASH) DİNAMİĞİ

Al Ramz araştırma başkanı Amer Halawi'ye göre, savaşlar her zaman altını yükseltmez; bazen panik anında "likidite krizi" yaratır. Piyasada nakde sıkışan kurumlar, zararlarını kapatmak için ellerindeki en değerli ve likit varlık olan altını bile acımasızca satmak zorunda kalır. Buna piyasa dilinde "şok satış" denir. Yani altın şu an değersiz olduğu için değil, yatırımcılar acil nakde ihtiyaç duyduğu için satılıyor.

DEV BANKALAR YIL SONU İÇİN İYİMSER

Kısa vadeli bu çalkantıya ve kurumsal yatırımcıların temkinli adımlarına rağmen, dev bankalar altının geleceğine güveniyor. Panik dalgası dindiğinde altının gerçek değerini bulacağını öngören JP Morgan 2026 yıl sonu hedefini 6.300 dolar, Deutsche Bank ise 6.000 dolar olarak korumaya devam ediyor.