Dünyanın en yoğun hava trafiğine ev sahipliği yapan İngitere'deki Heathrow Havalimanı’nın hemen yanı başında, dev uçakların gölgesinde kalan sessiz bir köy olan Stanwell, içinde barındırdığı hüzünlü bir kraliyet hikâyesiyle yeniden gündeme geldi. 

Bir zamanlar Irak Kralı II. Faysal’ın ikametgahı olan ve İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen gizli planlara ev sahipliği yapan görkemli Stanwell Place malikânesi, bugün sadece yıkık dökük bir giriş kapısıyla geçmişin izlerini taşıyor.

SAVAŞIN KADERİ YAZILMIŞTI

Tarihi 18. yüzyıla kadar uzanan ve yüzlerce dönümlük bir arazi üzerine kurulu olan malikâne, en ihtişamlı dönemini 1933 yılında ünlü inşaat mühendisi Sir John Gibson tarafından satın alınmasıyla yaşadı. 

İkinci Dünya Savaşı sırasında stratejik bir merkeze dönüşen yapı, Müttefik Sefer Kuvvetleri komutanlarının gayri resmi buluşma noktası oldu. Normandiya Çıkarması gibi savaşın gidişatını değiştiren kritik operasyonların planlandığı bu duvarlar, dünya tarihinin en gizli askeri stratejilerine tanıklık etti.

1947'DE IRAK KRALINA SATILDI

Sir John Gibson’ın vefatının ardından arazinin bir kısmı, 1947 yılında o dönem henüz 13 yaşında olan ve Londra’da eğitimine başlayan Irak Kralı II. Faysal’a satıldı. Genç hükümdar ve ailesi için güvenli bir liman olan malikâne, kraliyet sürgününün ve aristokrat yaşamın merkezi haline geldi. 

Ancak bu görkemli dönem, 1958 yılında Irak’ta gerçekleşen kanlı darbe ve Kral Faysal’ın suikasta kurban gitmesiyle karanlık bir sona ulaştı.

MADEN ÇALIŞMALARI NEDENİYLE YIKILDI

Sahibinin trajik ölümüyle sahipsiz kalan ve hızla metruklaşan Stanwell Place, 1960’lı yıllarda tamamen kaderine terk edildi. Bakımsızlıktan harap olan malikâne, bölgedeki maden çalışmaları nedeniyle yıkılarak tarihten silindi. Bugün Heathrow’a inen binlerce yolcunun habersizce yanından geçtiği araziden geriye kalan tek somut iz, bir zamanlar kralları ve generalleri ağırlayan o görkemli giriş kapıları oldu.