Avrupa Birliği içerisinde Rus enerji kaynaklarına uygulanan yaptırım rejimi, üye ülkelerden yükselen aykırı seslerle yeni bir tartışma boyutuna taşındı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı Matteo Salvini, Milano’da düzenlenen 'Avrupa İçin Vatanseverler' mitinginde yaptığı konuşmada, Brüksel yönetimine radikal bir çağrıda bulunarak Rusya'dan petrol ve gaz alımına geri dönülmesi gerektiğini savundu.
Salvini, yaptırımların sürdürülmesinin Avrupa’daki sanayi kuruluşlarını, okulları ve hastaneleri ekonomik bir çıkmaza sürüklediğini öne sürdü.
ABD'Yİ ÖRNEK GÖSTERDİLER
İtalyan liderin bu sert çıkışının temel dayanağını, ABD Hazine Bakanlığı’nın Rus petrolüne yönelik attığı esneme adımı oluşturdu.
Washington yönetiminin, Rus petrolünün taşınması ve boşaltılmasına izin veren genel lisans süresini Mayıs ayı ortasına kadar uzattığını hatırlatan Salvini, dünyanın en büyük demokrasisi olarak nitelediği ABD'nin dahi bu adımı atabildiği bir ortamda Avrupa'nın katı tutumunu sürdürmesini eleştirdi.
"Avrupa, Rusya ile savaş halinde değil" vurgusu yapan Salvini, Washington’ın esneklik gösterdiği bir tabloda Brüksel’in de benzer bir politika izlemesi gerektiğini ifade etti.
SADECE İTALYA DEĞİL
Avrupa Birliği içindeki bu çatlak, sadece İtalya ile sınırlı kalmayıp Macaristan’daki yeni hükümetin benzer talepleriyle de destekleniyor. Ancak Avrupa Komisyonu, resmi politikasında henüz bir değişikliğe gitmeyerek Rus enerjisine bağımlılığı azaltma ve alternatif kaynaklara yönelme stratejisini korumaya devam ediyor.