Bazılarımız sevdiğimiz bir filmi iki, bilemediniz üç kez izleriz. Ancak 1965 yılında Galler’de yaşayan Myra Franklin için sinema, sadece bir boş zaman aktivitesi değil, hayatının pusulasıydı. Franklin, beyaz perdenin efsane müzikali "The Sound of Music" (Neşeli Günler) filmini tam 940 kez sinemada izleyerek ulaşılması güç bir rekora imza attı.

TEK BİR BİLET HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Her şey 1965 yılının sıradan bir akşamında başladı. Robert Wise’ın yönettiği, Julie Andrews’un başrolünde devleştiği film gösterime girdiğinde, Myra Franklin koltuğuna oturdu ve büyülenmiş bir şekilde salondan ayrıldı. Ancak o akşam, Franklin için bir son değil, 23 yıl sürecek bir ritüelin başlangıcıydı.

1988 yılında The Telegraph gazetesine verdiği röportajda, sinema gişesinden tam 940 kez bilet aldığını açıkladı. Üstelik bu rakamın içine evdeki izlemeler dahil değildi; o her seferinde o karanlık salona girmeyi, projeksiyonun sesini duymayı ve hikayeyi yabancılarla paylaşmayı seçti.

HAYATIN HER ANINDA AYNI MELODİ

Franklin için bu film bir hobiden çok daha fazlasıydı. O, hayatının tüm dönemeçlerini bu müzikal eşliğinde geçti:

Mutluluk anlarında: Evliliğindeki en neşeli günleri kutlamak için sinemaya gitti.

Yas tutarken: Eşini kaybettiğinde teselliyi yine Maria ve von Trapp ailesinin hikayesinde buldu.

Yeni başlangıçlarda: Torunu dünyaya geldiğinde, bu mucizeyi kutlamak için rotası yine aynı sinema salonuydu.

NOSTALJİK GÜVEN ALANI

Psikologlar, bir içeriği defalarca tüketmeyi "nostaljik güven alanı" olarak tanımlıyor. Franklin için dünya değişiyor, insanlar yaşlanıyor ve hayat zorlaşıyordu; ancak perdedeki Maria her zaman cesur, von Trapp çocukları ise her zaman neşeliydi. Myra Franklin bu tutkusunu şu şekilde açıkladı: "Filmi ezbere biliyorum ama hiç sıkılmadım. Her gidişimde yeni bir şey keşfediyorum; bazen bir karakterin bakışını, bazen müziğin derinliğini..." 

FRANKLİN'İ DİĞER REKORLARDAN AYIRAN DETAY

Sinema tarihinde benzer vakalar olsa da Franklin’in durumu oldukça özel. Örneğin:

Anthony Mitchell: 1977-78 yıllarında Star Wars’u 200 kez sinemada izledi.

Robert Stewart: Avatar filmini 1.000’den fazla kez izledi ancak bu rekorun büyük bir kısmı evdeki Blu-ray izlemelerinden oluşuyordu.

Franklin'i eşsiz kılan, dijitalin olmadığı bir dönemde fiziksel olarak binlerce kez sinema salonuna gitme sabrı ve tutkusuydu. Bazı sinema salonları, bu sadık izleyiciye jest yaparak ona özel koltuk bile ayırmıştı.

'VAZGEÇMEYE NİYETİM YOK'

5 Oscar ödüllü bu başyapıt, Birleşik Krallık’taki bazı salonlarda 4 yıl boyunca kesintisiz gösterimde kalarak kendi rekorunu kırmıştı. Myra Franklin, 1988’deki son röportajında "Vazgeçmeye niyetim yok" demişti. Franklin’in hikayesi, sinemanın sadece bir eğlence aracı değil, bir insanın hayat boyu sığındığı en güvenli liman olabileceğinin en somut kanıtı olarak tarihe geçti.