Uzmanlara göre bitkinin yaprak ve gövdesinde bulunan sıvı, temas ettiğinde ciltte tahrişe yol açabiliyor. Özellikle yaprak koparıldığında ortaya çıkan bu özsu, hassas kişilerde kızarıklık, yanma ve kaşıntı gibi reaksiyonlara neden olabiliyor. Gözle temas etmesi durumunda ise daha ciddi tahriş görülebiliyor.

Daha dikkat çeken risk ise yanlışlıkla ağız yoluyla temas edilmesi. Uzmanlar, bitkinin içerdiği bazı bileşenlerin ağız içinde şişme, konuşma güçlüğü ve yoğun rahatsızlık hissine yol açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle özellikle küçük çocukların ve evcil hayvanların bulunduğu ortamlarda daha dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.

Bitkinin zararlı etkileri genellikle doğrudan temasla sınırlı olsa da, bilinçsiz kullanım riskleri artırabiliyor. Örneğin bitkiyle temas sonrası ellerin yıkanmaması, ardından yüze veya göze dokunulması durumunda etkiler daha da belirgin hale gelebiliyor.

Uzmanlar, bu tür bitkilerin tamamen yasaklanması gerektiğini söylemiyor ancak kullanım konusunda bilinçli olunması gerektiğini belirtiyor. Bitkiyle temas sonrası ellerin mutlaka yıkanması, yaprakların koparılmaması ve çocukların erişemeyeceği alanlarda konumlandırılması öneriliyor. Bu basit önlemlerle olası risklerin büyük ölçüde önüne geçilebileceği ifade ediliyor.