CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ’da düzenlenen “Elazığ Yeni Sanayi Yatırım Alanının İlan Edilmesi” toplantısında iktidara sert eleştiriler yöneltti. Elazığ'ın yatırım alanı ilan edilmemesi durumunda mücadeleyi büyüteceğini söyleyen Erol, “Ya bu yatırımı söke söke alacağım ya da bunun hesabını soracağım” dedi.
YOĞUN KATILIMLI TOPLANTI
CHP Elazığ İl Örgütü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; oda başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti il başkanları, belediye başkanları ve muhtarlar katıldı. Program, Gürsel Erol’un hazırladığı ve yatırım alanlarını tüm yönleriyle ele alan sunumla başladı. Elazığ OSB İnovasyon Merkezi Sorumlu Yöneticisi ve EOSB Proje Koordinatörü Aydın Demirdağ da teknik detayları içeren bir sunum yaptı.
“ELAZIĞ BİR KEZ DAHA FIRSAT KAÇIRMAYACAK”
Konuşmasında Elazığ’ın geçmişte üç büyük fırsatı kaçırdığını hatırlatan Erol, aynı hatanın bir kez daha tekrarlanmasına izin vermeyeceğini vurguladı. , Elazığ'ın yatırım kapsamına alınması halinde, partisinden gelebilecek tüm eleştirileri göğüsleyeceğini belirten Erol şunları söyledi:
“AK Parti’nin sayın milletvekillerinin değerlendirmelerine yönelik bir yorum yapmak istemiyorum. Bu, siyasetin kendi içinde tartışacağı bir konu değildir. Ben Elazığ kamuoyuna; basında, medyada, sosyal medyada ve bugün burada, Elazığ’ın dinamik güçleri olan sizlere bu projeyi anlatıyorum. Mecliste yaptığım konuşmanın ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanımız, ilin beş milletvekiline bu konuyu görüşmek üzere yarın saat 11.00’de randevu vermiştir. Şimdi sizlere açıkça soruyorum: Ben Sayın Bakan’a gideceğim ve şu ifadeyi kullanacağım: ‘Sayın Bakanım, siz on üç il belirlediniz. AK Parti’nin o illerdeki milletvekilleri bu kararı yalnızca sosyal medya hesaplarında paylaştılar. Benim elim tutulmadığı hâlde ve tutulması gerektiği halde Meclis’te bu konuda bir konuşma yaptım. Evet, Sayın Bakan’ın bu projesi doğrudur, destekliyorum ve teşekkür ediyorum dedim. Eğer Elazığ’ı da bu kapsama alırsanız, partimden gelecek her türlü eleştiriyi göğüsleyerek Meclis kürsüsünden ve Türkiye'nin ulusal kanallarında bu projenin doğruluğunu ve sizin doğru bir iş yaptığınızı her yerde anlatacağım ve savunacağım.’ Çünkü AK Partili milletvekilleri kendi illeriyle ilgili bu süreci anlatamadıkları gibi, anlatsalar dahi bunun kamuoyunda geniş bir etki alanı olmamıştır. Ancak hükümetin politikasını bir CHP milletvekili anlatırsa, bu durum toplumda ve kamuoyunda daha güçlü bir karşılık bulur. Ben siyaseten yıpranır mıyım? Yıpranırım. Parti içinde eleştirilir miyim? Eleştirilirim. Hiç umurumda değil. Benim için önemli olan Elazığ'ın menfaatidir. Elazığ’daki çocuklarımızın iş sahibi olmasıdır. Elazığ ekonomisinin canlanmasıdır.”
“YA SÖKE SÖKE ALACAĞIM YA DA HESABINI SORACAĞIM”
Konuşmasının sonunda kararlılık mesajı veren Erol, şu ifadeleri kullandı:
Bugüne kadar bir kez daha seçilmenin mücadelesini vermedim. Bana destek veren Elazığ halkının sesi olmaya çalıştım. Mesele yeniden seçilmek değil, Elazığ'a ne yapabileceğimdir. Bugün geldiğimiz nokta şudur: Ya yerinde sayacağız ya da Elazığ yeni ufuklara açılacaktır. Eğer Sayın Bakan talebimizi reddederse, toplantıyı terk ederim ve şunu söylerim: ‘Peki kardeşim, bundan sonra Elazığ’da iktidar milletvekilleri gelsin, ben gelmeyeyim.’ Üç yıldır beni eleştiriyorsunuz, ‘Neden muhalefet yapmıyorsun?’ diyorsunuz. Ben bu kentin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu söyledim. Her eleştiriyi göğüsledim. Ama Elazığ'ın menfaati için gündeme getirdiğim bir konuda beni algı yapmakla suçladılar. Bu kadar mı basit siyaset? Beş yıldır bakanlara gittik. Çevre Bakanı’na gittik, Ulaştırma Bakanı’na gittik, Millî Eğitim Bakanı’na gittik. Sonuç ne oldu? Sıfır. Ben bakanlarla çay-kahve içip fotoğraf çektirmek için gitmiyorum. Sorun çözmek için gidiyorum. Kentsel dönüşüm yapılamadı. Eski SGK binası ortada. SGK binası işgal altında. Elazığ’ın ikinci basamak hastaneye ihtiyacı var. Hızlı tren Kars'a gidiyor da Elazığ'a neden gelmiyor? Ben bu işin takipçisi de olacağım, kavgacısı da olacağım. Ya söke söke alacağım ya da hesabını soracağım.