Mersin Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nadir Dizge, yürüttükleri proje kapsamında domates saplarını işleyerek yeni bir biyomalzeme elde ettiklerini açıkladı.
"Atık Domates Sapı Külünden Bioaktif Fosfat Cam Üretim Yöntemi" adlı projede, sapların fosforik asitle işlenmesi sonucu camsı bir yapı oluşturuldu. Bu çalışma, bu yıl teması "gıda atığı" olarak belirlenen Sıfır Atık Günü kapsamında, gıda atıklarının yeniden değerlendirilmesine yönelik dikkat çeken örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
ATIKLAR EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR
Mersin, Hatay ve Çukurova bölgesinde yoğun olarak ortaya çıkan domates saplarının tarlalarda çürümeye bırakılması yerine katma değerli ürüne dönüştürüldüğü projede, ekip patent başvurusunda da bulundu.
Yaklaşık bir yıl süren saha ve laboratuvar çalışmalarının ardından 2025 yılında tamamlanan proje, tarımsal organik atıkların değerlendirilmesi ve düşük karbon ayak izi hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Dizge, Çukurova başta olmak üzere Mersin ve Antalya’nın Türkiye’nin önemli domates üretim merkezleri arasında yer aldığını hatırlatarak, projenin çıkış noktasının atık su ve ağır metal tutulumuna yönelik çözüm arayışları olduğunu ifade etti.

TESADÜFEN DOĞAN BİLİMSEL KEŞİF
Çalışma sürecinde domates saplarının yaklaşık 900 santigrat derecede işlenmesiyle yüksek kalsiyum içeriğinin ortaya çıktığını belirten Dizge, şunları söyledi: "Domates saplarını fosforik asitle işledik ve camsı bir yapı elde ettik. Böylece kalsiyum fosfat bazlı bir cam malzemesi ya da cam katkı maddesi üretilebileceğini gördük. Aslında süreç biraz tesadüfen ilerledi. Bu çalışmayı Doç. Dr. Hüdaverdi Arslan ve Dr. Zelal Işık ile birlikte yürütüyoruz. Tarımsal atıkları katma değerli ürünlere dönüştürmek amacıyla domates saplarından yenilikçi bir biyomalzeme geliştirdik."

MİLYONLARCA TON ATIK İÇİN YENİ FIRSAT
Türkiye’de yıllık 14-15 milyon ton civarında domates üretildiğine dikkat çeken Dizge, bu üretim sonucunda 7-12 milyon ton arasında biyokütle atığının ortaya çıktığını vurguladı. Bu atıkların büyük kısmının ekonomik değer oluşturmadan bertaraf edildiğini belirten Dizge, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de yıllık yaklaşık 14-15 milyon ton domates üretiliyor. Bu üretimden 7-12 milyon ton tarımsal biyokütle atığı olarak ortaya çıkıyor. Bu atıkların çoğu ekonomik değer yaratmadan tarlada bırakılıyor, seralarda yakılıyor veya kompost olarak bertaraf ediliyor. Biz bu düşük değerli atıkları yüksek katma değerli biyomalzemelere dönüştürerek döngüsel ekonomi açısından yeni bir yaklaşım sunuyoruz."
CAM SANAYİNE ÇEVRECİ ALTERNATİF
Geliştirilen biyomalzemenin cam sektöründe çevre dostu bir alternatif olabileceğini belirten Dizge, domatesin doğal yapısındaki kalsiyumun bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Dizge, "Biyomalzeme, cam sanayinde silisyum yerine çevreci alternatif bir katkı maddesi olarak kullanılabilir. Böylece doğadan kumdan alınan silisyum miktarını azaltmış oluyorsunuz" dedi.

BİYOMEDİKAL ALANDA DA KULLANILABİLİR
Hasat sonrası genellikle tarlada bırakılan domates saplarının, uygulanan işlemler sayesinde yüksek kalsiyum içeren bir ara ürüne dönüştürüldüğünü aktaran Dizge, şu değerlendirmede bulundu: "Bu ürünü asitle işleyerek camsı yapıya sahip, kalsiyum fosfat esaslı bir cam malzemesi elde ettik. Geliştirdiğimiz malzeme biyouyumluluğu sayesinde diş hekimliği başta olmak üzere biyomedikal uygulamalarda da kullanılabilir. Bu çalışma, hem tarımsal atıkları ekonomiye kazandırmak hem de doğal kaynak tüketimini azaltmak açısından önemli bir örnek."
SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİME KATKI
Projenin çevresel etkilerine de değinen Dizge, çalışmanın temel amacını şu sözlerle özetledi:
"Asıl can alıcı nokta, bitki bünyesinde doğal olarak bulunan bileşenleri açığa çıkarıp yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürmek. Hasat sonrası tarlada bırakılarak çürüyen saplara bu sayede ekonomik değer kazandırıyoruz, böylece hem atık yönetimine katkı sağlıyor hem de sürdürülebilir üretim anlayışını destekliyoruz."