Guinness Rekorlar Kitabı'na göre dünyanın en eski adası olan Madagaskar, coğrafi izolasyonu sayesinde biyolojik çeşitlilik açısından eşsiz bir ekosisteme dönüştü. Yaklaşık 590 bin kilometrekarelik yüz ölçümüyle dünyanın en büyük dördüncü adası olan Madagaskar, gelgit bataklıklarından mangrov ormanlarına ve dev mercan resiflerine kadar uzanan geniş bir yaşam alanı yelpazesine sahip bulunuyor.

CANLI TÜRLERİNİN %90'DAN FAZLASI ENDEMİK

Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (WWF) verilerine göre, adadaki sürüngenlerin yaklaşık yüzde 95'i ve memelilerin yüzde 92'si gezegenin başka hiçbir yerinde görülmüyor. Bu izole ortam, primat ailesinden gelen lemurların 100'den fazla farklı türle çoğalmasına olanak tanıdı. 

BİTKİ ÖRTÜSÜ TIBBİ ARAŞTIRMALAR İÇİN KRİTİK

Adanın flora çeşitliliği, bilim dünyası için hayati veriler sunuyor. Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri tarafından yapılan araştırmalara göre, Madagaskar'daki damarlı bitki türlerinin yüzde 82'si sadece bu bölgeye özgü. Dünya genelinde gıda ve tıbbi amaçla kullanılan bitki türlerinin yüzde 5'i bu adada yetişirken, özellikle iklim değişikliğinin etkilerini hafifletebilecek 1.595 endemik bitki türü bölgede koruma altında bulunuyor.

JEOLOJİK GEÇMİŞİ İZOLASYONU BESLEDİ

Erken Jura döneminde Gondwana süper kıtasından ayrılarak bugünkü konumuna yerleşen ada, Mozambik Kanalı ile Afrika ana karasından fiziksel olarak kopuk kalmayı başardı. Bu jeolojik süreç, adadaki canlıların diğer kıtalardaki türlerle rekabete girmeden evrilmesine imkan tanıdı.