Bahamalar’ın ince ve uzun adası Eleuthera, dünyada nadir görülen bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. "Cam Pencere Köprüsü" (Glass Window Bridge) olarak bilinen nokta, Atlas Okyanusu’nun koyu lacivert suları ile Eleuthera Körfezi’nin turkuaz rengini keskin bir çizgiyle birbirinden ayırıyor.
DOĞAL BİR SINIR OLUŞTURUYOR
Adanın en dar noktasında yer alan ve genişliği 10 metreyi bile bulmayan bu dar kaya şeridi, iki devasa su kütlesi arasında doğal bir sınır oluşturuyor. Bu dramatik renk farkı, ışık oyunlarından ziyade tamamen coğrafi bir yapının sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Atlas Okyanusu’na sırtını veren adanın iç kısmında kalan körfez, okyanusun hırçın akıntılarından korunduğu için daha sığ ve sakin bir yapıya sahip. Bu korunaklı yapı, tortuların dibe çökmesini sağlayarak suyun berrak ve parlak turkuaz rengini korumasına olanak tanıyor. Okyanus tarafında ise derinlik ve hareketli yapı, sulara zengin ve karanlık bir lacivert tonu kazandırıyor.
"KARIŞMAYAN SULAR" İDDİASI
Sosyal medyada sıkça yer alan "iki okyanusun birbirine karışmadığı" yönündeki iddiaların aksine, bilimsel gerçekler suların aslında özgürce aktığını ve birbirine karıştığını gösteriyor.
Denizlerin ve okyanusların tuzluluk, sıcaklık ve biyolojik çeşitlilik açısından farkları bulunsa da bu farklar her zaman çıplak gözle seçilemiyor. Eleuthera’daki durum ise tortu birikmesi veya görsel yanılsamalardan uzak, tamamen derinlik ve konum farkından doğan gerçek bir görsel zıtlık sunuyor.
Doğanın hileye başvurmadan yarattığı bu keskin sınır, su dünyasının hem bütünlüğünü hem de barındırdığı çeşitliliği aynı karede gözler önüne seriyor.