Röportaj: İpek ÖZBEY

-Fenomenler birer piyon mu? Kara para varsa, o paranın bir de sahibi olması gerekmiyor mu?

Son dönem gündeme gelen kişilerin yakın geçmişine baktığınızda, hemen hemen hepsinin normal bir yaşam sürerken kısa sürede büyük servetlere sahip oldukları ve bu servetlerini de aşırı gösterişle kamuoyunda paylaştıklarını gördük. Bu kadar yoksulluğun ve hayat pahalılığının olduğu bir dönemde bunlar elbette ki hiçbirimizin hoş görebileceği davranışlar değildir. Zaten kısa sürelerde bu kadar yüksek servetlerin elde edilmesi de hayatın olağan akışına uygun değildir. En azından kamuoyunda Polat ailesi ile ilgili ortaya çıkan bilgi ve belgelere dayanılarak bunu söyleyebiliriz. Gerek MASAK Analiz Raporu gerekse de bu rapora istinaden Cumhuriyet Savcılığının tutuklamaya sevk yazısında; bu çok gösterişli yaşam tarzının gerisinde paravan şirketlerin ve sahte faturaların varlığı ortaya çıktı. Ayrıca anılan rapor ve sevk yazısında 500 milyon TL’nin üzerinde şaibeli bir para trafiğinden de söz ediliyor. Mal satmış gibi görünen ve ailenin hem avukatı hem de mali müşaviri olan şahıs ile yakından ilişkili olan paravan şirketler ile mal alımı yapmış gibi gösterilen Polat ailesine ait şirketlerin geçmişine ve mali yapılarına bakıldığında, bu kadar yüksek bir ticaretin gerçekleştirilebilmesinin mümkün olmadığı görülüyor.

[caption id="attachment_7865980" align="alignnone" width="1200"] Eski Masak Başkan Yardımcısı Ramazan Başak[/caption]

- 500 milyon TL.‘nin üzerindeki para trafiğinin kaynağı ne olabilir?

En önemli soru budur. Her ne kadar henüz iddianame düzenlenmemiş olsa da, savcılığın sevk yazısında, Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunlarının Düzenlenmesi hakkında 7258 Kanun’a da atıfta bulunulması bahsi geçen paraların kaynağının yasadışı bahis olabileceği şüphesini akla getiriyor. İşte bu konu şu anda MASAK tarafından incelenmekte. Yakında savcılığa sunulması beklenen bu raporla birlikte karanlıkta kalan bütün detaylar aydınlığa kavuşacaktır. Polat ailesi ile birlikte birçok kişinin de benzer süreçler izleyerek oldukça lüks yaşam tarzlarına sahip oldukları ortaya çıktı. Aslında Polat ailesi, suç gelirleri ve bu gelirlerin toplumda yaratmış olduğu tahribatlar konusunda oldukça bilgisiz ve bilinçsiz olan insanlarımızda bir farkındalık yaratmıştır. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın fenomenlerle ilgili incelemesini yerinde buluyor ve destekliyorum. MASAK da bu kişileri takibe almıştır diye tahmin ediyorum.

- Ortada bir ya da birden çok para aklama yöntemi var öyle değil mi? En çok kullanılan yöntemler hangileri? Yasa dışı bahise biraz daha fazla yer ayıralım isterim. Orada sistem nasıl işliyor?

Her aklama faaliyetinin öncesinde mutlaka bir yasadışı faaliyet söz konusudur. Bu bazen uyuşturucu ticareti, bazen silah kaçakçılığı, bazen fuhuş ticareti ve bazen de yasadışı bahis olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ve buna benzer yasadışı faaliyetlerden elde edilen para, mal ve değerler olarak tanımlanan suç gelirlerinin, aklama faaliyetleri ile doğrudan bir ilişkisi vardır. Bir ülkede suç gelirleri ne kadar büyükse aklama faaliyetleri de o kadar yoğundur. Dolayısıyla suç gelirleri ile mücadelede sergilenebilecek zafiyetler aklama faaliyetlerinin yoğun olarak gerçekleşmesine neden olacak ve çeşitli aklama yöntemleri ile aklanan paralar suç şebekelerine daha fazla suç için güç ve nüfus kazandıracaktır. Polat ailesinin Cumhuriyet savcılığı tarafından tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk yazısında temel olarak 3 iddia vardır.

- Evet; Suç Gelirlerinin Aklanması, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ve Yasadışı Bahis…

Doğru, yabancısı olmadığımız yöntemler. Paravan ve/veya mali gücü yeterli olmayan şirketler arasında gerçek bir ticari işlem varmış gibi düzenlenen fatura ve belgeler karşılığında sisteme sokulan suç gelirleri, ticari kazanç gibi gösterilip, aklanmakta. Daha sonra da gayrimenkul, otomobil veya başka alanlara yatırım yapılarak süreç devam ettirilmekte. Polatlar olayında da böyle olmuş, yukarıda da bahsedildiği gibi sahte faturalar kanalı ile gerçek bir mal alışı olmayan, be yanname vermeyen, haklarında sahte belge düzenleme iddiaları bulunan ve tasfiye halindeki 3 şirketten, Polat ailesinin sahip olduğu çeşitli şirketlere yaklaşık 323 milyon TL. sahte olduğu ortaya çıkan faturalar kesilmiş ve bir ticaret yapılmış gibi görüntü verilmeye çalışılmış.



Saniyeler içinde hesapta

- Bu çok sık kullanılan aklama yöntemlerinden biri mi?

Evet öyle. Öte yandan yine MASAK ön raporu ve Savcılık tutuklama sevk yazısında, Polat ailesine ve ilişkili oldukları kişilere ait 16 şirketin önemli bir bölümü tarafından çeşitli güzellik, kozmetik, mücevherat ürünlerinin satışı ve güzellik merkezlerinde sunulan hizmetlerden elde edildiği ileri sürülen 500 milyon TL’nin üzerindeki parasal büyüklüğün de yasadışı bahis ve/veya kredi kartı ve mail order dolandırıcılığı yolu ile elde edilip edilmediği konusunda MASAK incelemesi devam ediyor. Burada da bu paralar bu şirketlerden nakit çekilerek Polat ailesine ait Milda Gayrimenkul Otomotiv Tic. San. AŞ.’ye aktarılmış ve sonrasında çeşitli lüks otomobiller ve gayrimenkuller alınarak bu şüpheli paralar aklanmış. Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunlarının Düzenlenmesi hakkında 7258 Kanun’a aykırı fiiller yasadışı bahis olarak tanımlanmaktadır.

- Daha çok kimleri kullanır yasa dışı bahisçiler?

Daha çok işsiz, emekli öğrenci gibi paraya ihtiyacı olan kesimlere ulaşan suç şebekeleri, belirli bir para karşılığında, bu kişilerin bankalarda açılmış bulunan hesaplarının kullanım hakkını ele geçirmekte ve özellikle şatafatlı vaatler ve büyük kazanç hayalleri ile gençleri yasadışı bahis oynamaya yönlendirerek bu hesaplara para yatırılmasını sağlar. Binlerce oyuncunun dahil olduğu bu sistemde, alt hesaplarda toplanan bu paralar çeşitli yazılımlar ve algoritmalar sayesinde dakikalar hatta saniyeler içinde şebeke üyelerinin hesaplarına aktarılır ve piramidin en tepesine ulaştığında oluşan büyük servet çoğunlukla kripto para ve elektronik paraya dönüştürülerek kaynağından daha da uzaklaştırılır veya çeşitli yöntemlerle aklanmaya çalışılır. Bu paraların uyuşturucu ticaretinde ve terörizmin finansmanında kullanılmasına da çok sık rastlanır.

- Peki futbolda maç biletleri üzerinden aklama nasıl yapılıyor?

Aslında tıpkı olmayan bir ticaretin paravan şirketlerce sanki yapılmış gibi gösterilmesi mantığına dayanıyor. Aynı mantık otel konaklama veya turizm gelirleri için de geçerli. Suç gelirleri sanki konaklama yapılmış veya turistik faaliyetlerden bir gelir elde edilmiş gibi gösterilerek suç gelirleri bu yolla aklanmakta. 90’lı yıllarda hayali ihracatta aynı mantıkla gerçekleşmiştir ve azalmış olsa da gerçekleşmeye devam ediyor.

- Polat ailesiyle ilgili MASAK raporunda sahte fatura meselesi var. Sahte fatura deyince insanların kafasında çok önemli bir suç tanımı belirmiyor. Neden önemli?

Sahte fatura, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 213’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1 ve 2’nci fıkralarına; defter ve kayıtlarında hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, defter ve belgeleri tahrif edenler ve yanıltıcı belge düzenleyenler 18 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bu belgelerin sahtelerini düzenleyenler için hapis cezası ise 3 yıldan 8 yıla kadardır. Polatlar olayında da paravan şirketler tarafından sahte fatura düzenlendiği iddia ediliyor. Vergi kanunları ile suç gelirleri arasındaki kesişen tek madde Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesi. Bu madde dışında vergi kanunlarına muhalefet kayıt dışı ekonomiyi ilgilendirir. Bu nedenle başlangıçta faaliyet yasal olsa bile 359’uncu maddeye aykırılığa neden olunmuşsa elde
edilen kazanç otomatikman suç geliri olur.

AHMET GÜN’ÜN İFADESİ ÖNEMLİ

- Polatların avukat ve mali işlerini yürüten Ahmet Gün etkin pişmanlıktan faydalanıyor. Önemli bir figür değil mi?

MASAK tarafından hazırlanan mali analiz raporu ve savcılığın sevk yazısında bu konuda ciddi iddialar var. Sahte fatura düzenleyen 3 şirketin adresi adı geçen kişinin ofis adresi ile aynı. Ayrıca bu şirketlerden biri de bu kişinin çok yakını. İfadesi birçok detayın aydınlatılmasını sağlayacaktır.

Bankalar 440 bin şüpheli işlem bildirdi

- Eski MASAK Başkan Yardımcısı olarak şunu söyler misiniz? Bu paraları takip etmek kolay mı?

Finansal sistemde yer aldığı sürece ulusal sınırlar içerisinde paranın takibini yapmak zor değildir. Bu nedenle mümkün olduğunca nakit kullanımının azaltılması ve parasal hareketlerin olabildiğince finansal sektör üzerinden dolaşması için daha fazla önlem alınmalı. Ancak uluslararası alanda paranın takibi ulusal sınırlar içerisinde olduğu gibi kolay değil. Çok ciddi bir işbirliği gerektirir. Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ve terörizmin finansmanının önlenmesiyle ilgili uluslararası alanda işbirliğini artırmayı amaçlayan ülkemizin de imza koyduğu birçok uluslararası sözleşme, anlaşma ve konvansiyon vardır. Bu sayede uluslararası alanda suç gelirlerinin takibi yapılabilmekte. Ancak çok etkin olduğunu söyleyebilmek mümkün değil.

- Bankaların yükümlülükleri neler?

Bankalar gerek 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi gerekse de 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kanunu’nda yer alan en geniş yükümlülüklere tabi. Bu yükümlülükler arasında kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirimi en önemli yükümlülükler. Bankacılık sektöründe gerçekleşen her işlemde bankalar kimlik tespiti yapmak ve şüpheli bir durumun varlığı söz konusu ise bu işlemi şüphenin oluştuğu tarihten itibaren 10 işgünü içerinde MASAK’a bildirmek zorunda. Bu kapsamda 2022 yılı itibari ile çoğunlukla bankacılık sektörü tarafından yapılan şüpheli işlem sayısı 440 bindir.

- Bundan sonra MASAK raporlarında ne görmeyi beklemeliyiz?

MASAK’ın mevcut kadro ve imkânlarıyla iyi bir performans gösterdiğini düşünüyorum. Yıllık faaliyet raporlarına baktığımızda binlerce işlemin titizlikle incelendiğini ve gerekli aksiyonların alınmasına çalışıldığını görüyoruz. Önümüzdeki süreçte güzellik merkezleri gibi gündemde olmayan aklama yöntemlerinin ortaya çıkması bunların da MASAK’ın radarına takılması muhtemel.

[caption id="attachment_7865984" align="alignnone" width="1200"] Nihal Candan[/caption]

GENÇLER UYUŞTURUCU VE FUHUŞ BATAĞINDA KAYBOLUYOR

- Bu işlere yıllarını vermiş bir uzman olarak aslında ne değişmeli?

Başta uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve fuhuş, organ ticareti, insan kaçakçılığı olmak üzere yasadışı faaliyetlerden elde edilen suç gelirleri, bu gelirlerin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele gerçek bir beka meselesidir. Ülkemizi ve toplumumuzun her kesimini yakından ilgilendirmektedir. Dolayısıyla bu konu partiler üstü ele alınmalıdır.

Bu konuda son dönem ortaya konan kararlılık ve yürütülen mücadele memnuniyet ve umut verici. Bu mücadelenin artarak devam etmesi tüm toplumun beklentisidir. Çünkü bu yasadışı faaliyetlerin gerisinde uyuşturucu ve fuhuş batağında kaybolan milyonlarca genç ve onlarla birlikte yok olan parçalanan milyonlarca acılı aile vardır.

Kara para veya suç gelirleri ile kısa vadede sorunlar kısmen çözülmüş gibi görünse de orta vadede dış yatırım ve finansmanda durum tam tersine döner ve çok ciddi bir bedel ödenmek zorunda kalınır. Dolayısıyla kara para veya suç gelirleri ile kalkınamazsınız, sorunlarınızı çözemezsiniz sadece ekonomik problemlerinizi artırır, toplumun değer yargılarının yok olmasına ve sonrasında da maalesef çöküşüne neden olursunuz.



Sazan sarmalı nedir?

“Son günlerde tutuklanan fenomen kardeşlerle birlikte gündeme gelen bir dolandırıcılık yöntemi. Şöyle gerçekleşir: İnternet üzerinden araç satışını ilanını gören dolandırıcı, genelde kendisini kamuda muteber birisi olarak tanıtmakta güven sağlar. Aracı bir yakınına alacağını söyleyerek bahsettiği yakını üzerinden küçük bir kaparo bedeli göndererek satıcının daha da güvenini kazanır, daha sonra ise hemen bu aracı değerinden daha aşağıda bir fiyatla ilana koyar. Uygun fiyat nedeniyle alıcı bulmak zor olmadığı için bulunan alıcı ve satıcının aracın bulunduğu yerde buluşması sağlanır. İki tarafa aracın fiyatı hakkında konuşmamaları konusunda uyarılar yapılır. Aracın devri için ilgili noter aşamasında önceden belirlenen İBAN numarasına paranın gönderilmesi istenir, gelen para kısa sürede kripto veya elektronik paraya dönüştürülerek ortadan kaybolur.”