Araştırmacılar, mutfaklarda en sık karşılaşılan hatalı kullanımların başında, kullanım ömrünü tamamlamış plastiklerin ve aşınmış kaplamaların geldiğini ifade ediyor. Bu ürünler, ısı ya da sürtünme ile temas ettiğinde gıdalara doğrudan zehirli madde aktarabiliyor.
ESKİ SAKLAMA KAPLARINDAKİ KİMYASAL RİSK
Bir döneme damga vuran ve dayanıklılığı ile bilinen eski nesil saklama kapları (Tupperware vb.), sanılanın aksine güvenli olmayabilir. 2010 yılından önce üretilen çoğu plastik kapta bulunan BPA (Bisphenol-A) maddesi, hormon bozukluklarından kalp hastalıklarına kadar pek çok soruna yol açıyor.
1970'li yıllardan kalan plastik ürünlerin arsenik, kurşun ve cıva gibi ağır metaller içerebileceği uyarısı yapılıyor. Bu ürünlerin mutfakta gıda ile temas ettirilmesi yerine, sadece dekoratif amaçlı saklanması gerektiği belirtildi.
ANTİKA PORSELENLER VE KURŞUN TEHLİKESİ
Görkemli desenleriyle sofraları süsleyen antika porselen ve seramikler, sır adı verilen kaplama tabakalarında yüksek oranda kurşun barındırabiliyor. Zamanla aşınan bu tabaka, asitli gıdalarla temas ettiğinde kurşunun yiyeceklere karışmasına neden oluyor.
Ağır metal zehirlenmesi riskine karşı, çatlamış veya yüzeyi matlaşmış eski tabakların kullanımından kaçınılması gerekiyor. Uzmanlar, bu tür objelerin koleksiyon parçası olarak kalmasının sağlık açısından daha güvenli olduğunu ifade ediyor.
ÇİZİLMİŞ TAVALAR VE "SONSUZ KİMYASALLAR"
Mutfaklardaki bir diğer büyük risk ise aşınmış yapışmaz tavalar. Teflon veya benzeri kaplamalara sahip tavalar çizildiğinde, "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddeleri gıdaya sızıyor. Bu maddeler vücutta birikerek bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor.
Özellikle 500 derecenin üzerindeki yüksek ısılarda bu kaplamalar toksik gazlar yaymaya başlıyor. Kaplaması dökülmüş veya derin çizikleri olan mutfak gereçlerinin kullanımına son verilmesi, sağlık açısından kritik önem taşıyor.
PLASTİK KESME TAHTALARINA DİKKAT
Günlük kullanımda pratik görülen plastik kesme tahtaları, her bıçak darbesinde mikroplastik parçacıklarının besinlere karışmasına yol açıyor. Son araştırmalar, bu küçük parçacıkların bağırsak florasını olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.
Siyah plastik mutfak gereçleri (spatula, kepçe vb.) ise genellikle geri dönüştürülmüş elektronik atıklardan üretiliyor. Bu durum, ürünlerin alev geciktirici kimyasallar ve ağır metaller içerme riskini artırıyor. Isıya maruz kalan siyah plastiklerin gıda ile temasından kaçınılması öneriliyor.