Türkiye’de günlük beslenmenin en temel öğesi olan ekmek tüketiminde, ambalajlama alışkanlıkları gıda güvenliği açısından mercek altına alındı. Gıda mühendisleri, fırından yaklaşık 200°C sıcaklıkla çıkan ekmeğin henüz soğumadan naylon veya plastik türevi ambalajlara girmesinin yaratacağı riskleri kamuoyuyla paylaştı.
KİMYASAL 'MİGRASYON' RİSKİ BARINDIRIYOR
Plastik poşetlerin üretiminde kullanılan polimerler ve çeşitli katkı maddeleri, yüksek ısıya maruz kaldığında yapısal çözünmeye uğramakta "Kimyasal göç" veya "migrasyon" olarak adlandırılan bu süreçte, poşetin yapısındaki petrol türevi maddeler ve fitalatlar, ekmeğin sıcaklığıyla birlikte gıdaya geçiş yapmaktadır. Uzmanlar, bu maddelerin düzenli tüketiminin uzun vadede hormonal sistem üzerinde bozucu etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.
NEMLENME VE MİKROBİYOLOJİK BOZULMA
Sıcak ekmeğin hava sızdırmaz plastik ambalaja konulması, ürünün içindeki su buharının dışarı çıkmasını engelleyerek poşet içerisinde yoğunlaşmaya yani terlemeye yol açıyor.
Bu durumun sonuçları şu şekilde raporlandı:
- Hamurlaşma: Ekmeğin dış yüzeyindeki çıtırlığın kaybolması ve iç dokusunun süngerimsi yapısını yitirerek ağırlaşması.
- Küflenme Süresi: Nemli ortamın, ekmek yüzeyinde patojen mikroorganizmaların ve küf mantarlarının üremesi için ideal bir zemin hazırlaması; ürünün raf ömrünü kısaltması.
ALTERNATİF SAKLAMA YÖNTEMLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Gıda güvenliği protokollerine göre, tüketicilerin ve üreticilerin şu standartlara uyması tavsiye ediliyor:
- Isı tahliyesine imkan veren ve nem birikmesini önleyen delikli kağıt keselerin kullanımı.
- Ekmeğin "nefes almasını" sağlayan doğal içerikli bez torbaların tercih edilmesi.
- Ekmeğin ambalajlanmadan önce fırın sonrası en az 15 dakika boyunca ortam sıcaklığında dinlendirilmesi.