Şanlıurfa'da gazeteci Mehmet Yetim, Siverek'te bir okulda müdür yardımcısına yapılan bıçaklı saldırı girişiminde müdür yardımcısının yaralandığına dair bir haber paylaştı. Yapılan haber sonrasında okul müdür yardımcısının yaralanmadığına dair bilgilendirilmesi  sonrasında haberini düzeltti. Haberin düzeltilmesine rağmen Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına gazeteci Yetim, ‘dezenformasyon’ gerekçesiyle tutuklandı. Yetim’in avukatı İbrahim Halil Aydın, gözaltı alınma sürecinde gazeteci Yetim’in çocuğunun tabletine de el konulduğunu söyledi.

SABAH GÖZALTINA ALINDI, AKŞAM TUTUKLANDI

Gazeteci Mehmet Yetim, 18 Nisan gecesi evine yapılan operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından akşam saatlerinde adliyeye sevk edilen Yetim, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne çıkarıldı.

Mahkeme, “adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı” gerekçesiyle Yetim’in tutuklanmasına karar verdi.

AİLESİNDEN TEPKİ: “TUTUKLAMA GEREKSİZ VE AĞIR”

Yetim’in ailesi tarafından yapılan açıklamada, tutuklama kararına tepki gösterildi. Açıklamada, isnat edilen suçun üst sınırının 3 yıl olduğu ve “suç kastının bulunmadığının açık olduğu” savunularak, şu ifadelere yer verildi:

Gazeteci Yetim’in çağrılması halinde ifade vermekten kaçınmayacağı belirtilen açıklamada, gece saatlerinde evinden gözaltına alınmasının da “yerinde olmayan bir karar” olduğu vurgulandı. Adli sicilinin temiz olduğuna dikkat çekilen Yetim’in, ceza alması durumunda dahi cezaevine girmeyeceği bir suçtan tutuklanmasının kamuoyunun takdirine bırakıldığı ifade edildi.

Aile, karara itiraz edileceğini ve hukuki sürecin sürdürüleceğini duyurdu.

MAHMUT TANAL: “BU KARAR BASINA GÖZDAĞIDIR”

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da tutuklama kararına sert tepki gösterdi. Tanal, Yetim’in gazetecilik faaliyeti kapsamında haber paylaştığını ve kamuoyunu bilgilendirdiğini belirterek, “Gazetecilik yaptı diye bir gazetecinin cezaevine konulması kabul edilemez” dedi.

Yetim’in paylaşımının ardından herhangi bir somut tehlike ya da kamu düzenini bozacak bir durum oluşmadığını vurgulayan Tanal, şu soruları yöneltti:

“Hangi kamu düzeni bozuldu? Hangi panik oluştu? Hangi suç kastı ortaya konuldu? Hiçbiri yok. O halde bu tutuklama nedir?”

 “HUKUKUN AŞILMASI, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE”

Tutuklamanın hukuki değil, siyasi bir karar olduğunu savunan Tanal, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin gazetecileri susturma aracı olarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Bu tür kararların yalnızca bir kişiyi değil, toplumun haber alma hakkını da hedef aldığını belirten Tanal, “Bu tutuklama basına ‘yazarsan bedel ödersin’ mesajıdır. Mehmet Yetim derhal serbest bırakılmalıdır. Basın üzerindeki baskılara son verilmelidir. Gazetecilik suç değildir, haber yapmak suç değildir, kamuoyunu bilgilendirmek suç değildir.”