Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Jak Şalom, Bertolucci’yi anlattı: “Bir faşizmde doğru, diğerinde öldü”
Jak Şalom, Bertolucci’yi anlattı: “Bir faşizmde doğru, diğerinde öldü”
38. İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Cinemaia kapsamında Kadıköy Sineması'nda Bertolucci'nin Konformist filmi gösterildi. Filmin takdimini yapan Sinema Emek Ödülü sahibi Jak Şalom, Bertolucci için, "Bir faşizmde doğdu, başka bir faşizmde öldü” dedi.
Kültür Sanat 6 Nisan 2019 - 15:02

Türk Sinematek Derneği kurucu üyelerinden, bu yıl İstanbul Film Festivali’nin Sinema Emek Ödülü sahibi Jak Şalom, Cinemania bölümünde yer alan Bernardo Bertolucci'nin 1970 yapımı Konformist filmini Kadıköy Sineması'ndaki gösterimiden önce seyirciye sundu. Yakın zamanda kaybettiğimiz Bertolucci'nin başyapıtları arasında önce çıkan bu yapım, Mussolini döneminde polis memuru Marcello'yu ve onun yükselişini anlatıyor.

Bertoluci'nin hayatından ve nasıl sinemaya girdiğinden bahseden Şalom, Pier Paolo Pasolini ile komşu olmalarının Bertolucci'nin hayatında çok önemli bir rastlantı olduğunu vurguluyor: “Pasolini 1961 yılında Accattone filmini çevirirken, ‘al şu çocuğu yanında götür' diyor Bertolucci'nin şair babası. Böylece Bertolucci her gün Pasolini ile birlikte sete gidiyor. Arabada yarım saat sürüyor yolculuk ve her gün yarım saat sohbet ediyorlar. Yirmi yaşında bir delikanlının Pasolini gibi bir adamla her gün yarım saat sohbet etmesi ne müthiş bir staj değil mi? Bertolucci, Pasolini'nin asistanlığını yapıyor Accattone filminde. Sonra Pasolini'nin kendisine verdiği polisiye öyküden yola çıkarak, cesedi bulunan bir fahişenin hikayesi La Commare Secca'yı, yirmi bir yaşında çekerek sinemaya atılıyor. Bugün çok büyük bir film olarak görülmese de Bertolucci'nin sinema anlayışına ışık tutan bir film.”

ARENDT VE CAMUS’YÜ HATIRLATTI

Bertolucci'nin Mussolini zamanında doğup, bugünkü İtalyan hükümetindeki Kuzey Partisi döneminde ölmesine, “Bertolucci bir faşizmde doğdu, başka bir faşizmde öldü” diyen Şalom, Konformist'in ana karakteri Marcello'nun sıradan bir insan olma çabasını, faşizmin tam da istediği şey olarak görüyor. Hannah Arendt'in kötülüğün sıradanlığından bu şekilde bahsettiğini vurgulayan Şalom, filmin iki ana tematiğini Arendt'in ve Camus'nün sözleriyle özetliyor: “Düşünceden istifa ederek, bir aktör olmaktan vazgeçiyoruz ve bizden istenen her şeyi yapmaya hazır hale geliyoruz. Camus'nun de dediği gibi; bir dişliye parmağımızı soktuğumuz zaman, bütün vücudumuzun o dişlinin dişleri arasına girmemesi mümkün olmuyor.”