Günlük ticari işlemlerde ve kişisel para transferlerinde sıklıkla kullanılan IBAN yöntemi, dikkat edilmeyen detaylar nedeniyle ciddi hukuki mağduriyetlere yol açabiliyor.

İstanbul'da hizmet veren bir kebapçı, sunduğu özel hizmetin karşılığı olan 50 bin lirayı IBAN yoluyla tahsil etti. Ancak ödemeyi yapan şahsın açıklama kısmına düştüğü not, aylar sonra esnafın karşısına icra tebligatı olarak çıktı. Yaşanan bu olay, dijital transferlerde dekont kontrolünün önemini bir kez daha gündeme getirdi.

HİZMET KARŞILIĞI GELEN PARAYA "BORÇ" NOTU DÜŞÜLDÜ

İddiaya göre, daimi bir müşterisinin daveti üzerine evine giderek özel hizmet sunan 27 yaşındaki kebapçı, emeğinin karşılığı olarak belirlenen 50 bin liranın hesabına yatırılmasını bekledi. Müşteri ödemeyi gerçekleştirdi ancak dekontun açıklama bölümüne paranın ticari bir karşılık değil, "borç" olarak gönderildiğini yazdı. Dekontu detaylı incelemeyen esnaf, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

“Hem kebap yaptık hem hizmet ettik. Buradan tepsi tepsi birkaç kere kebap gönderdik. Biz mağdur olduk. Dekonta bakmadık. Meğerse dekontun altına ‘borç verildi’ diye yazmış. 3 ay sonra tak bir tebligat geldi. Bütün hesaplarımıza bloke haciz konuldu” dedi. 

Hakkında başlatılan icra takibiyle sarsılan esnaf, müşterisine ulaştığında beklediği yanıtı alamadı. Hacizlerin kaldırılması ve ticari faaliyetine devam edebilmesi için asıl alacağı olan tutarın üzerine faiz ve avukat masraflarını da ekleyerek iade etmek zorunda kalan esnaf, durumu şu ifadelerle özetledi:

“Ya dedik abi bir yanlışlık var. Bir problem olabilir mi? Avukatım sizinle görüşecek dedi. Avukat parası verdik. Ondan sonra faizini verdik. Yani toplam bir 20-25 bin lira o paranın üstüne koyup geri iade etmek zorunda kaldık hacizlerimizin kalkması için” dedi.

ATV Haber'de yer alan habere göre, para transferlerinde kullanılan ifadelerin rastgele seçilmemesi gerektiğini belirten hukukçular, "borç" ibaresinin hukuken bir geri ödeme yükümlülüğü doğurduğuna dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Mustafa Zafer, şu uyarıyı yaptı:

“Borç, ödünç, geri alınmak üzere verilen para şeklinde ibareler yazıyorsa o zaman bunlar size yapılan bir ödeme değil. Bunlar borç anlamı ihtiva ediliyor. Eylemine uygun düştüğü ölçüde bu dolandırıcılıktır” dedi. 

İTİRAZ İÇİN KRİTİK SÜRE 7 GÜN

Benzer bir durumla karşılaşan kişilerin yasal haklarını koruyabilmeleri için zamanla yarıştığı belirtiliyor.

Hesaba gelen bir paranın açıklamasında irade dışı bir "borç" ifadesi görülmesi durumunda, ilgililerin iki seçeneği bulunuyor: Ya tutarı derhal iade etmek ya da başlatılan bir takibe karşı resmi yollarla itiraz etmek.

Ancak her iki işlem için de tebligat tarihinden itibaren sadece 7 günlük bir yasal süre tanınıyor. Bu sürenin geçirilmesi durumunda, kişinin tüm mal varlığı üzerine haciz konulması riski ortaya çıkıyor.