Honda Türkiye'nin büyüyen motosiklet pazarını desteklemek amacıyla İzmir'in Aliağa ilçesinde kurduğu yıllık 100 bin adet üretim kapasiteli fabrika faaliyete başladı.

Fabrikanın açılışının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Kılıçer, Türkiye motosiklet pazarında özellikle Kovid-19 ile birlikte hızlı bir artış yaşandığını söyledi.

Kılıçer, Türkiye'de toplam motosiklet satışlarının 2024 yılında toplam otomobil satışlarını geçtiğini anımsatarak, "2024'te 1 milyon 350 bin civarında motosiklet satıldı. Bunun içerisine 50 cc ve elektrikliyi de dahil ederek söylüyorum. Bu ciddi bir potansiyel yaratıyor ve bu potansiyelin kalıcı mı yoksa belli bir dönem için mi devam edeceğini ya da sürdürülebileceğini tahmin etmek aslında çok önemli bu tür yatırımlar için." diye konuştu.

Türkiye'de motosikletle ilgili önceki yıllarda bazı kritik engeller olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2000'den beri hem motosiklet kullanan hem de bu pazarın içerisinde profesyonel bir çalışanım. Motosikletin sosyal kabulü üzerine hep birtakım engeller çıktı. Aslında doğal engelden bahsediyorum. Motosikletin çizmiş olduğu 'tehlikeli imajı' maalesef bu sektörün ayakları yere basan, sürdürülebilir bir şekilde büyümesinin önündeki en büyük engellerden bir tanesiydi ancak özellikle son değişen ekonomik ve sosyal şartlardan dolayı artık bu engeli bir nebze de olsa açtığımızı düşünüyorum."

"TÜRKİYE'DE SATILAN 100 MOTOSİKLETTEN 25 - 30 TANESİ HONDA"

Honda Türkiye Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Kılıçer, Türkiye’de 7 milyonu aşan araç parkının motosiklet pazarı açısından önemli bir potansiyele işaret ettiğini kaydetti.

Avrupa ve Asya ülkeleri ile kıyaslandığında Türkiye'nin genç nüfus oranının çok önemli olduğunu ve 85 milyonluk nüfusun artmaya devam edeceğini anlatan Kılıçer, "Yaklaşık 35-36 yıllık bir yaş ortalaması söz konusu. Mesela Japonya ile karşılaştırdığımızda onlardaki yaş ortalaması 54. Avrupa yine çok yaşlı bir nüfus. Dolayısıyla motosikleti talep eden kitlenin genelde genç olduğunu düşünürsek bu potansiyel en azından sonraki dönem için bu pazarı, motosikleti sürdürülebilir kılıyor." ifadelerini kullandı.

Kılıçer, 13 yıldan beri Türkiye'de en çok satan marka olduklarının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Türkiye bizim için vazgeçilmez pazarlardan bir tanesi haline geldi. Yüzde 25-30 arasında değişen bir pazar payımız mevcut. Bu da şu anlama geliyor: Türkiye'de satılan her 100 motosikletten 25-30 tanesi Honda'dan oluşuyor. Bayi ağımızı yıllardan beri geliştirdik. Üç fonksiyonunu, hatta dördüncü fonksiyonu yani o güvenlik fonksiyonunu da bayi ağımıza entegre ederek yapımızı kurduk ve orada da çok iyi işleyen bir sistemimiz var. Özetle, bayi ağımız tamam. Bundan sonraki dönem için de potansiyele inanıyoruz. İnsanların mobilite ihtiyacının bundan sonraki dönemde de artan oranda devam edeceğini düşünüyoruz. Motosikletin sosyal kabulüyle ilgili de herhangi bir problem kalmadığı için bu yatırımın Türkiye'de artık olması gerektiğine inandık."

"GELECEK DÖNEMDE LOKALİZASYONU CİDDİ ORANDA ARTIRMAYI HEDEFLİYOR"

Bülent Kılıçer, söz konusu yatırımın ülke ekonomisine sağlayacağı katkılardan birinin de "gelecek dönemde lokalizasyon oranını önemli ölçüde artırma hedefi" olduğunu ifade etti.

Lokalizasyonu artırmadan bu yatırımın herhangi bir anlamı kalmayacağını dile getiren Kılıçer, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu bize esneklik sağlayacak. Esneklikten kastettiğim şu: Motosiklet kullanıcılarının talepleri günden güne değişiyor. Bu taleplere ayak uydurmak yörenin insanına özgü motosikletleri üretmek, globalden yönetmekle lokalden yönetmek arasında çok ciddi farklar var. Burada çok daha hızlı bir şekilde bu talepleri entegre ederek adapte edeceğiz. Diğer taraftan hızlı bir şekilde ulaşımı sağlayarak bu motosikletleri müşterilerimizle buluşturacağız."