Türkiye’nin güneybatı kıyılarındaki tatlı su havzalarında, özellikle sazlık ve kargı köklerinde yetişen "kargı midyesi", son dönemde uluslararası gastronomi pazarında dikkat çekici bir talep artışıyla karşı karşıya. Yerel bir lezzet olarak bilinen bu tür, özellikle Japonya’daki su ürünleri ithalatçıları ve şefler tarafından mercek altına alındı.
SU ALTINDA KÖK SİSTEMLERİNE TUTUNARAK YAŞIYOR
Deniz midyesinden farklı olarak Muğla’nın Köyceğiz ve Fethiye bölgelerindeki durgun tatlı sularda, kamışların (kargı) su altındaki kök sistemlerine tutunarak yaşayan bu yumuşakçalar, bölge halkı tarafından geleneksel yöntemlerle toplanıyor. İnce kabuk yapısı ve dolgun et oranıyla bilinen kargı midyesi, tatlı su ekosisteminin doğal bir parçası.
JAPON PAZARINDA TALEP ARTIŞI YAŞANIYOR
Japon mutfak kültüründe önemli bir yer tutan "shijimi" ve "asari" gibi kabuklu deniz ürünlerine benzerliğiyle dikkat çeken kargı midyesi, Japon gastronomi uzmanları tarafından "saf aroma profili" nedeniyle tercih ediliyor. Japonya’daki bazı gıda tedarikçilerinin, ürünün dokusu ve protein değerleri üzerine saha araştırmaları yapmak üzere bölgeye ziyaretlerde bulunduğu bildirildi.
Sektör temsilcilerinden alınan bilgilere göre:
Deniz midyesindeki yoğun iyot kokusunun aksine, kargı midyesinin daha nötr ve toprak kokulu bir aromaya sahip olması Japon mutfağındaki "umami" dengesi için uygun bulunuyor. Ürünün dondurulmuş veya işlenmiş şekilde Uzak Doğu pazarına sevkiyatı konusunda lojistik fizibilite çalışmaları yürütülüyor.
Artan talep doğrultusunda, bölgedeki kargı midyesi popülasyonunun korunması ve sürdürülebilir toplama kotalarının belirlenmesi gündeme geliyor.
EKONOMİK DEĞERİ GİTTİKÇE ARTIYOR
Geçmişte yalnızca yerel pazarlarda ve kısıtlı bir çevrede tüketilen kargı midyesi, dış pazarlardan gelen bu ilgiyle birlikte katma değeri yüksek bir ihraç kalemi olma yolunda ilerliyor. Bölgedeki balıkçılar ve kooperatifler, bu ilginin bölge ekonomisine sağlayacağı katkıları değerlendirirken, ürünün standardizasyonu için çalışmaların devam ettiği ifade edildi.