Kış enfeksiyonlarıyla mücadelede genellikle bol karbonhidratlı mercimek veya tarhana tercih edilir. Ancak Lebeniye çorbası, içeriğindeki "yoğurt-protein-baklagil" kombinasyonu sayesinde sadece doyurucu değil, aynı zamanda onarıcı bir etkiye sahip. Gaziantep mutfağının bu kadim tarifi, hastalık sırasında kaybedilen enerjiyi ve proteini geri kazanmak için en ideal formülü sunuyor.
Neden Lebeniye Çorbası Daha Etkili?
Bu çorbanın "grip savar" olarak nitelendirilmesinin arkasında mantıklı bir biyokimyasal denge yatıyor:
Yoğurt ve Yumurta Dengesi: Terbiyesinde kullanılan yoğurt ve yumurta, hastalık döneminde iştahsızlık nedeniyle alınamayan yüksek kaliteli proteini sıvı formda sunar.
Nohudun Gücü: Bitkisel protein ve lif kaynağı olan nohut, sindirimi yormadan uzun süreli enerji sağlar.
Küçük Köfteler (B12 ve Demir): İçindeki minik et köfteleri, bağışıklık sisteminin temel taşları olan demir ve çinkoyu doğrudan vücuda iletir.
Nane ve Zeytinyağı İkilisi: Üzerine eklenen kuru nane, mentol etkisiyle solunum yollarını rahatlatırken; zeytinyağı ise E vitamini desteği sağlar.
Pişirirken Dikkat: Mantık Hatalarına Düşmeyin!
Yoğurtlu çorbalarda en sık yapılan hata, yoğurdu doğrudan kaynar suya ekleyerek kesilmesine ve besin değerinin ölmesine neden olmaktır. İşte doğru teknik:
Ilıştırma (Temperleme): Pirinç ve nohut piştikten sonra, hazırlanan yoğurtlu terbiyeye çorbanın sıcak suyundan azar azar eklenerek ısı dengelenmelidir.
Tuz En Son: Yoğurtlu çorbalarda tuz en başta atılırsa çorba kesilir. Tuz, ocak kapatıldıktan sonra eklenmelidir.
Kıvam: Gribal enfeksiyonlarda çok koyu (lapa) kıvam yerine, boğazı yumuşatacak akışkan bir kıvam tercih edilmelidir.
