Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) tarafından yapılan yeni bir çalışma, bu artışın arkasındaki gizemli çevresel faktörleri mercek altına aldı. Sonuçlar ise oldukça sarsıcı: En sağlıklı beslenenler risk altında olabilir mi?
Dr. Jorge Nieva liderliğindeki ekip, 50 yaş altı 187 akciğer kanseri hastasını inceledi. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu hayatı boyunca hiç sigara içmemiş ve beslenme alışkanlıkları ulusal ortalamanın çok üzerinde "sağlıklı" olan kişilerden oluşuyordu.
Kanser teşhisi konulan bu gençlerin günde ortalama 4,3 porsiyon koyu yeşil yapraklı sebze ve 3,9 porsiyon tam tahıl tükettiği saptandı. Bu rakamlar, ortalama bir Amerikalıdan çok daha yüksek.
Araştırmacılar, meyve ve sebzelerin kendisinin değil, üzerindeki "görünmez tehlikenin" akciğer kanseriyle bağlantılı olabileceğini öne sürüyor: Pestisitler (Tarım İlaçları).
Özellikle organik olmayan ürünlerde biriken pestisit kalıntılarının, uzun süreli ve günlük maruziyette kanserojen etki yaratabileceği düşünülüyor. Tarım işçilerinde görülen yüksek akciğer kanseri oranları, bu teoriyi destekleyen en güçlü kanıtlardan biri olarak gösteriliyor.
Genç kadınlarda teşhis sayısı artıyor
Çalışma, özellikle 50 yaş altı kadınlar arasında sigara içmeyen vakaların %20'ye ulaştığını vurguluyor. Dr. Nieva, "Araştırmamız, genel nüfusa göre daha fazla sağlıklı besin tüketen genç sigara içmeyenlerin, bilinmeyen bir çevresel faktör nedeniyle risk altında olduğunu gösteriyor" diyor.
Uzmanlar, bu bulgulara rağmen meyve ve sebze tüketiminin genel sağlık için hayati olduğunu hatırlatıyor. Ancak pestisit maruziyetini en aza indirmek için şu iki basit ama kritik adımı öneriyorlar:
Titiz temizlik: Meyve ve sebzeleri tüketmeden önce akan su altında çok iyi yıkayın.
Kabukları soyun: Mümkünse meyve ve sebzelerin dış kabuklarını soyarak tüketin; çünkü ilaç kalıntıları en çok bu bölgelerde birikiyor.