Aslen Güney Amerika kökenli olan ve Türkiye'de de akvaryumlardan tanıdığımız sapu-sapu (vatoz balığı), aslında yosun temizlemesi için Endonezya'ya getirilmişti. Ancak yerel sulara bırakılan bu balıklar, doğal düşmanları olmadığı için hızla çoğalarak yerli türlerin yerini aldı ve çevre krizini derinleştirdi.

FELAKETİN BOYUTUNU RAKAMLAR AÇIKLADI

Jakarta'da başlatılan geniş çaplı temizlik operasyonunda tablo oldukça ürkütücü. Sadece Günel Jakarta'da 2 hafta içerisinde 5.8ton istilacı vatoz alığı yakalandı. Boyları 50 santimetreye kadar ulaşabilen bu balıklar, tek bir balık başına yıllık binlerce yumurta üreterek üreme kapasitesine sahip.

NEHİR DUVARLARINI YIKIYORLAR

Sapu-sapu sadece biyolojik bir tehdit değil, aynı zamanda fiziksel bir yıkım aracı. Bu balıklar, yumurtalarını bırakmak için nehir kıyılarında derin delikler açıyor. Bu durum, nehir duvarlarının zayıflamasına ve zamanla çökmesine neden oluyor.

ONLARIN EN BÜYÜK DOSTU KİRLİLİK

Uzmanlara göre, bu balıkların bu kadar başarılı olmasının sebebi nehirlerdeki aşırı kirlilik. BM verilerine göre Endonezya'daki nehirlerin yarısından fazlası ağır kirlilik altında. Yerel aktivistler, balıkları öldürmenin geçici bir çözüm olduğunu, asıl çözümün nehirleri temizleyerek balıkların beslendiği atıkları yok etmek olduğunu vurguluyor.

TEHLİKELİ ATIŞTIRMALIĞA DİKKAT

Yetkililer, halkı bu balıkları tüketmemeleri konusunda sert bir dille uyarıyor. Jakarta Belediye Başkanı Muhammad Anwar, bazı bölgelerde bu balıkların "siomay" (balık mantısı) veya "pempek" (balık keki) olarak satıldığını belirtti.

Ancak ağır metaller ve kimyasal atıklarla dolu sularda yaşayan bu balıklar, insan sağlığı için ciddi bir zehirlenme riski taşıyor. Jakarta'daki bu durum, istilacı türlerin bir ekosistemi ne kadar hızlı ele geçirebileceğinin ve çevre kirliliğinin bu süreci nasıl körüklediğinin acı bir hatırlatıcısı niteliğinde.