ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, kariyerinin en kritik görevini üstlenmeye hazırlanıyor. Axios'a göre günlerdir kameralara gözükmeyen Vance, Orta Doğu'ya barış getirmek için müzakere masasına oturacak.
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yapılan Kabine toplantısında Vance’in bu rolünü resmileştirdi.
Trump, Başkan Yardımcısı’ndan İran konusunda güncel bilgileri paylaşmasını isterken Vance'ın Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile koordineli çalıştığını belirtti.
Vance şimdiden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile defalarca görüştü ve Körfez müttefikleriyle bir araya geldi.
ABD'li ve İsrailli kaynaklara göre Vance, savaşın birkaç hafta daha süreceğini öngörüyor. Olası barış görüşmelerinde ABD’nin baş müzakerecisi olması beklenen Vance, daha önce başarısız olan müzakereleri yöneten isimlere kıyasla daha kıdemli bir pozisyonda bulunuyor.
Vance’in yönetimdeki ağırlığı ve özellikle Orta Doğu'daki "bitmek bilmeyen" savaşlara yönelik karşıtlığı, Beyaz Saray yetkililerine göre onu İranlılar için daha cazip bir müzakereci yaptı.
ÖZEL OLARAK HAZIRLANDI
Axios'a göre Trump'ın Özel Temsilcisi Witkoff, Vance’in baş müzakereci olmasını bizzat önerdi. Üst düzey bir yönetim yetkilisi bu durumu şu sözlerle özetledi: "Eğer İranlılar Vance ile bir anlaşmaya varamazlarsa, hiçbir şekilde anlaşma sağlayamazlar. Elde edebilecekleri en iyi seçenek o."
Beyaz Saray yetkilileri, müzakerelerin henüz hazır olmadığını ve İranlıların masaya oturup oturmayacağının bilinmediğini belirtti.
Trump, Pakistan, Mısır ve Türkiye’nin arabuluculuk çabaları sürerken İran ile müzakereler için saldırılarını durdurdu.
Eğer bir zirve gerçekleşirse Vance, masada İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile karşı karşıya gelebilir.
Ancak diplomasinin başarısız olması durumunda yönetimin askeri harekat seçeneklerini de değerlendirdiği belirtildi.
NETANYAHU'YA BAĞIRDI MI?
Beyaz Saray yetkilileri, Pazartesi günü Netanyahu ile Vance arasında gerçekleşen zorlu bir telefon görüşmesinin ardından İsrail hükümetindeki bazı kesimlerin Vance’i karalamaya çalıştığından şüpheleniyor.
Görüşmede Vance, Netanyahu’nun savaş öncesi öngörülerinin, özellikle de rejimin devrilmesine yönelik halk ayaklanması beklentisinin fazla iyimser çıktığını dile getirdi.
Bir ABD'li kaynak "Savaştan önce Bibi (Binyamin Netanyahu) bunu başkana çok kolay bir süreç gibi anlattı ve rejim değişikliğinin gerçekte olduğundan çok daha muhtemel olduğunu söyledi. Başkan Yardımcısı ise bu beyanlar konusunda net bir görüşe sahipti" dedi.
Bu görüşmenin hemen ardından İsrail medyasında Vance’in Netanyahu’ya bağırdığına dair haberler çıktı. ABD ve İsrail bu haberleri yalanladı.
Vance’in danışmanları, bu sızıntıların arkasında Vance’i yeterince "şahin" bulmayan ve onun itibarını sarsmak isteyen İsrailli yetkililerin olduğundan şüpheleniyor.
İSRAİL'İ ENDİŞELENDİREN İSİM
Vance, Çarşamba günü Birleşik Arap Emirlikleri’nden üst düzey bir heyetle ve Perşembe günü Katar Başbakanı ile görüşerek diplomatik temaslarını yoğunlaştırdı.
Her iki toplantıda da İran ile yürütülen müzakereler ve Körfez müttefiklerine yönelik askeri yardımlar ana gündem maddesiydi.
Bir ABD'li yetkiliye göre Vance hem savaş öncesinde hem de son günlerde İran ile yürütülen diplomasi trafiğine kapsamlı şekilde dahil oldu.
Beyaz Saray, Pakistanlı, Mısırlı ve Türk arabulucular aracılığıyla İran tarafına Vance’in heyete liderlik etme isteğinin Trump’ın ciddiyetinin bir kanıtı olduğunu iletti.
Ayrıca Vance, geçen Aralık ayında başlayan protestolar ile savaşın başlangıcı arasındaki süreçte İran’a yönelik askeri seçeneklerin ele alındığı birçok Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısına başkanlık etti. Bu durum onun hem askeri hem de diplomatik stratejilerdeki merkezi rolünü gösterdi.
Yönetim içerisindeki bazı yetkililer, yabancı ajanların İran’ın özellikle Vance ile müzakere etmek istediğine dair söylentiler yaydığından şüpheleniyor.
Bir ABD'li yetkili, "eğer İran Vance ile anlaşamazsa, asla anlaşmayacaklar. Anlaşma için en iyi şansları o" diye konuştu.
VANCE'IN DANIŞMANI DOĞRULADI
Vance’in danışmanı Andrew Surabian, bu yöndeki haberlerin "eşgüdümlü bir yabancı propaganda operasyonu" olduğunu savundu.
Bir diğer yetkili ise bu durumu doğrudan Vance’e karşı yürütülen bir İsrail operasyonu olarak nitelendirdi.
İsrail tarafı bu iddiaları reddetse de gerginlik perde arkasında devam ediyor. Vance, savaşın gidişatına dair başından beri en şüpheci seslerden biri olarak öne çıktı.
Savaşın süresi, amacı ve ABD’nin mühimmat stokları üzerindeki etkileri hakkında kritik sorular sordu.
Vance’in danışmanları, onun İsrail’i desteklediğini ancak savaş uzadıkça ABD ve İsrail hedefleri arasında oluşabilecek olası görüş ayrılıklarından endişe duyduğunu belirtiyor.