Afrika’dan 1 milyon dönüm arazi kiralayan AKP; Etiyopya, Eritre, Libya, Çad ve Orta Afrika’yla çevrili Sudan’a doğru 3 bin km uçtu. Pamuk, soya, susam, mango, muz üretip 4 milyar dolarlık ihracat yapılacağı müjdelendi. İktidar medyası, “82. Vilayet Sudan”, “Sudan’da arazi 100 günde hazır”, “Sudan’da Türk tarımı başlıyor” manşetleri attı. 8 yılda şirket kurulup otel, yeme içme, milyonluk harcırahlar alan heyetler defalarca gitti. Dönemin Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, bir elinde mango, ötekinde mısır koçanı, yerel halkla tarlaya dikilip, kameralara gülücükler saçtı. Sonuç mu? Sudan; kayalık, taşlık, çorak, kurak 125 bin dönüm işe yaramaz arazi verdi. Bir tek susam tanesi üretmeden Afrika’yı terk ettiler.

CENNET BAHÇESİ

Çukurova’nın yiğit evladı Yaşar Kemal’in, “Çukurova, sarı sıcak bir vaha, bin bir çiçekli bir cennet bahçesi” diye tanımladığı 3.9 milyon hektar tarım arazisi olan Çukurova gibi bir hazinemiz varken, hangi akılla Afrika yollarına düştünüz? 11 bin yıl önce ilk buğdayın başak verdiği Harran, Menderes, Merzifon, Adapazarı, Sakarya, Gediz, Bafra, Konya ovalarımızdaki 38 milyon 462 bin hektar bereketli tarım arazisi neyinize yetmedi? Türkiye son 25 yılda 2.7 milyon hektar tarım arazisini, imara açma ve yabancılara satış gibi nedenlerle kaybetti. Tarımsal alanımız her yıl 10 bin hektar daralıyor. FETÖ’den sonra AKP’yi, milyarlarca dolar ihracat vaadiyle belli ki Afrikalılar da kandırmış. Bir yudum suya muhtaç Afrika’da tarım yapılamayacağını, Türkiye’de ilkokul öğrencileri bile biliyor.

TOPRAK NAMUSTUR

Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in önceki gün onayladığı yeni müfredatta coğrafya dersi, “Vatan bilinci ve milli kimlik oluşturmada coğrafi bilinç kazandırma…” diye başlayıp Türkiye’nin tarım, hayvancılık, bitki örtüsü, iklim, su ve topraktaki tarımsal zenginlikler tek tek sıralandı. Ülke kaynaklarının verimli kullanılması öğrencilere, ‘vatanseverlik’ vurgusuyla işlendi. Yükseköğretimde, ilk kez 1846’da İstanbul Halkalı Ziraat Yüksek Okulu ve 1891’de Ankara Yüksek Ziraat Okulu açılışıyla eğitim başladı. Atatürk’ün emriyle cumhuriyetin 10. yılı 1933’te, Türk tarımını modernleştirme amacıyla Ankara Ziraat MYO kuruldu. Alman Ziraat Fakülteleri ile aynı müfredatı benimseyen okul, Türkiye’nin ilk ziraat mühendislerini 90 yıl önce yetiştirdi. Şimdi, Ankara Üniversitesi’ne bağlı.

KÖY OKULLARINI AÇIN

Atatürk’ün temelini attığı çağdaş tarım devrimleri, 1939’da köy enstitülerinin açılışıyla taçlandı. Kars Cılavuz, Eskişehir Çifteler, Kırklareli Kepirtepe, İzmir Kızılçullu, Adana Düziçi, Van Erciş derken 21 köy enstitüsünde yoksul köy çocuklarına ulusal kalkınma bilinci aşılandı. Sayısal, sözel, sosyal dersler dışında köy enstitüsü müfredatında; tarla tarımı, zoo teknik, tarım teknolojisi, hayvancılık, tarım işletmeleri, ekonomi gibi dersler vardı. Köy çocuklarına, ineğin sütü, incirin çekirdeği değil, tüketerek değil, üreterek kalkınma öğretildi. AKP ne yaptı? Gelir gelmez ilk iş, 19 bin 708 köy okulunu kapatıp, öğretmenleri köyden çekti. Köyler mahalle yapılıp, elektrik, su zamlandı. Tarlada, bahçede sulama bitti. Köylüler, “Yoksulluk imtihandır” diyen köy imamının duası ve 4 bin lira aylığa muhtaç bırakıldı.

500 BİN MEZUN İŞSİZ

Türkiye’de tarım ve hayvancılık eğitimi verilen fakülte ve yüksekokulların son durumunu Uzman Eğitimci Salim Ünsal, inceleyip raporladı. 26 Ziraat Mühendisliği, 5 Ziraat ve Doğa Bilimleri, 1 Tarım Bilimleri ve Teknolojileri olmak üzere tarım ülkesi Türkiye’de, tarım-hayvancılık eğitimi verilen fakülte sayısı sadece 33. Balıkçılık, ormancılık, bitkisel ve hayvansal üretim, veterinerlik bölümlerine 2013 YKS’de 13 bin 84 öğrenci alınınca, mevcut öğrenci sayısı 52 bin 521 oldu. 2 yıllık balıkçılık, ormancılık, bahçecilik, bitkisel ve hayvansal gibi bölümlerde de 123 bin 690 öğrenci var. Tarım, hayvancılık, balıkçılık gibi bölümlerde 2 ve 4 yıllık okullarda 176 bin 215 öğrenci okuyor. Mezun gençlerin 500 bine yakını işsiz!

ANADOLU’YU KÜSTÜRMEYİN

Cumhurbaşkanı tek imzayla istediği fakülteyi kapatıyor. 8 ayda 39 fakülte kapatıldı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Ziraat Fakültesi de onlardan biri. Gönen Baldo Pirinci ata toprağındaki bu fakülteyi kapatanlar; Nijerya, Hindistan, Çin’den milyarlarca dolara pirinç ithal etti. Çiftçiler mi? Tarım kredi borçlarını kapamak için tarladaki traktörü, damdaki ineği sattı. Türkiye bu gidişle, bırakın Afrika’da mango, muz yetiştirmeyi, Anadolu’da 11 bin yıldır başak veren buğday tanelerini mumla arar. Sudan sevdası bitti, Mogadişu başladı. Türk doktorlara, “Giderlerse gitsinler” diyen bu zihniyet, Somali Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Bilimleri Fakültesi açtı. Atatürk’ün, “Köylü milletin efendisidir” sözünü idrak edip, köylüye efendilik taslamayın. Camisiz köylere imam atayacağınıza, her köye ziraat mühendisi, veteriner hekim, öğretmen atayın. Anadolu’nun kadim topraklarını küstürürseniz, aç kalırsınız! Aç!