Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verileri, Türkiye’nin iç göç dinamiklerini ve illerin kütüğe kayıtlı nüfus potansiyellerini gün yüzüne çıkardı. Analiz sonuçları, illerin mevcut ikamet nüfusları ile nüfus kütüğüne kayıtlı kişi sayıları arasında çarpıcı bir fark olduğunu kanıtlıyor.
İSTANBUL NÜFUSUNDA DEV BİR DEĞİŞİM VAR
Resmi kayıtlarda 15 milyon 700 bini aşan nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık ili olan İstanbul, "herkesin kendi memleketinde yaşaması" senaryosunda bu unvanını kaybediyor. Kütük verilerine dayalı hesaplamalara göre, İstanbul’un yerleşik (kütüğe kayıtlı) nüfusu yaklaşık 2,5 milyon seviyesine gerileyerek en kalabalık iller sıralamasında üçüncü basamağa düşüyor.
ZİRVENİN YENİ SAHİBİ ŞANLIURFA
Göç faktörü devre dışı bırakıldığında Türkiye’nin demografik hiyerarşisi tamamen değişiyor. Herkesin nüfus kütüğünün bulunduğu şehirde ikamet etmesi durumunda oluşacak tablo şu şekilde:
- Şanlıurfa: 3 milyon 147 bin 997 kişilik kütüğe kayıtlı nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık ili konumuna yükseliyor.
- Konya: Yaklaşık 2,6 milyonluk potansiyel nüfusuyla ikinci sıraya yerleşiyor.
- İstanbul: 2,6 milyon kişiyle listenin üçüncü sırasına geriliyor.
- Diyarbakır: Yaklaşık 2,4 milyon kişiyle dördüncü sırada yer alıyor.
BÖLGESEL DEMOGRAFİ
İstatistiksel veriler; Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerindeki kütüğe kayıtlı nüfusun, Batı illerindeki sanayi merkezlerine yoğun şekilde göç ettiğini bilimsel olarak tescilliyor. Rapora göre sanayileşmiş illerin mevcut nüfusunun büyük bir kısmı "dışarıdan gelen" vatandaşlardan oluşurken, Anadolu’daki birçok ilin kütüğe kayıtlı toplam nüfusunun, o ilde halihazırda yaşayan nüfustan çok daha fazla olduğu görülüyor.