Bazı insanlar yaşlansa da zihinleri ve bedenleri şaşırtıcı derecede genç kalıyor. Bilim dünyasının "Süper Yaşlılar" (Super Agers) olarak tanımladığı bu grup, biyolojik yaşlarına inat sergiledikleri üstün bilişsel ve fiziksel performansla dikkat çekiyor. Peki, genetik bir şans mı yoksa yaşam tarzı mı?

Daily Express'in haberine göre, kariyeri boyunca bu özel grubu inceleyen ve kendi ebeveynleri de birer "süper yaşlı" olan Dr. Amy Shah, uzun ve sağlıklı ömrün formülünü üç temel alışkanlıkta özetliyor.

1. SOSYAL AĞLAR BEYNİ DİRİ TUTUYOR 

Dr. Shah'a göre yalnızlık, beynin en büyük düşmanlarından biri. Tartışmalara katılmak, sosyal ortamlarda bulunmak ve insan ilişkilerini sürdürmek; hafıza, odaklanma ve problem çözme yeteneklerini doğrudan geliştiriyor.

Hindistan kökenli olan Dr. Shah, ailesinin güçlü bir sosyal dayanışma ağı içinde yaşamasının, zihinsel sağlıkları üzerindeki olumlu etkisine bizzat şahit olduğunu belirtiyor. 

2. HER GÜN 3 BASİT HAREKET  

Fiziksel aktivite, sadece kasları değil, hafıza merkezi olan hipokampüsü de büyütüyor. Beyne giden kan akışını artıran egzersizler, yaşlanmayı hücresel düzeyde yavaşlatıyor. Dr. Shah, formda kalmak için spor salonuna kapanmak yerine günlük rutine eklenecek üç basit hareketi öneriyor:

Yere çömelip destek almadan kalkmak.

Tek ayak üzerinde denge duruşu yapmak.

Derin çömelme (Deep squat) pozisyonunda durmak.

3. ZİHNİ SÜREKLİ MEŞGUL ETMEK 

Bilişsel gerilemeyi durdurmanın yolu, beyne sürekli yeni görevler vermekten geçiyor. "Süper yaşlılar", öğrenme sürecini asla bırakmıyor. Zihni aktif tutan aktiviteler, hem duygusal refahı artırıyor hem de beynin esnekliğini koruyarak yıllara meydan okumasını sağlıyor.