Türkiye'de birikim denilince akla gelen ilk durak olan fiziki altın, yüzyıllardır evlerin en gizli köşelerinde korunmaya devam ediyor. Geleneksel olarak "yastık altı" olarak tabir edilen; gardırop, mutfak gereçleri veya tekstil ürünleri içerisinde saklama yöntemleri, hırsızlık vakalarındaki artış ve yöntem değişikliği nedeniyle yerini daha karmaşık arayışlara bırakıyor.
YAPAY ZEKA TAVSİYESİYLE PRİZ İÇİNE GİZLEME
Sosyal medyada paylaşılan bir örnekte, bir vatandaşın ChatGPT yapay zeka uygulamasına “Altınlarımı evde en güvenli nerede saklarım?” sorusunu yöneltti. Uygulamadan alınan yanıt doğrultusunda, bir kontrol kalemi vasıtasıyla elektrik prizini söken kişinin, ziynet eşyalarını duvar içerisindeki elektrik buat boşluğuna yerleştirdiği ve prizi tekrar monte ettiği kayıt altına alındı.
Uzmanlar bu yöntemin ardından nesnel risk analizleri paylaştı. Uzman görüşlerine göre, altın ve benzeri ziynet eşyalarının elektrik aksamıyla doğrudan temas ettirilmesi şu riskleri barındırıyor:
- Altın, gümüş ve bakır gibi metaller yüksek iletkenlik özelliğine sahiptir. Akım geçen kablolarla temas etmesi durumunda kısa devreye yol açma ihtimali yüksektir.
- Kısa devre sonucu oluşan arklar, duvar içindeki yalıtım malzemelerini ve ardından tüm yapıyı etkileyebilecek yangınlara sebebiyet verebilmektedir.
- Metal eşyaların prizden geri alınması esnasında oluşabilecek akım sızıntısı, hayati tehlike arz eden elektrik çarpmalarına yol açabilmektedir.
UZMANLARDAN ÖNEMLİ TAVSİYE
Güvenlik danışmanları, fiziki birikimlerin evde saklanması durumunda hırsızların psikolojik analizlerini ve "hızlı tahliye" prensiplerini dikkate alan şu yöntemlerin risk taşımadığını ifade etti:
Görünürlükten uzak alanlar: Kapı üstü pervaz boşlukları veya ağır mobilyaların (beyaz eşya vb.) arka panelleri.
Değersiz nesne kamuflajı: İçi boşaltılmış eski kitaplar veya çocuk odasındaki hacimli oyuncaklar.
Kiler ve mutfak: Gıda ambalajları veya deterjan kutularının içerisindeki gizli bölmeler.