Almanya, yerin 4 kilometreden daha derininde bulunan eski tuzlu su rezervlerinden lityum çıkarma ihtimalini değerlendiriyor. RoLiXX projesi kapsamında yürütülen çalışmalar, Avrupa’nın elektrikli araç bataryaları için kritik önemdeki lityumun yerel kaynaklardan elde edilmesini hedefliyor.

43 MİLYON TONLUK LİTYUM POTANSİYELİ

Kuzey Almanya Havzası’nda, Permiyen dönemine ait Rotliegend kumtaşları içerisinde yer alan derin tuzlu sularda lityumun çözünmüş halde bulunduğu belirlendi. Yaklaşık 300 milyon yıllık jeolojik oluşumlara sahip bölgede, bazı analizlere göre 43 milyon ton lityum karbonat eşdeğeri potansiyel kaynak bulunduğu tahmin ediliyor.

Lityumun 3 ila 5 kilometre derinlikte, yüksek sıcaklık ve tuzluluk içeren yer altı akışkanlarında yer aldığı ifade ediliyor.

ÇIKARMA SÜRECİNDE TEKNİK ZORLUKLAR

Derin tuzlu sulardan lityum üretimi, yüksek teknik zorluklar barındırıyor. Bu sularda çok sayıda çözünmüş mineral bulunması, çıkarım sırasında basınç ve sıcaklık değişimleriyle birlikte çökelme riskini artırıyor. Bu durum, ekipmanlarda tıkanmalara ve üretim verimliliğinde düşüşe yol açabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, yüksek tuzluluk koşullarına dayanıklı özel çıkarım teknolojileri geliştirmeyi amaçlıyor.

Ayrıca çevresel etkilerin azaltılması ve katı atık oluşumunun minimum seviyeye indirilmesi projenin temel hedefleri arasında yer alıyor.

ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ İÇİN STRATEJİK KAYNAK

Uzmanlara göre proje, Avrupa’nın elektrikli araç bataryası tedarik zincirinde dışa bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyor. Aynı zamanda bölgedeki yer altı jeolojik yapının detaylı incelenmesiyle lityumun oluşum ve hareket süreçleri de araştırılıyor.

Neptune Energy tarafından yapılan önceki açıklamalarda, Almanya’nın dünyanın en büyük lityum kaynak tabanlarından birine sahip olabileceği değerlendirilmişti.

ABD’DEKİ DEV LİTYUM YATAĞI DA DİKKAT ÇEKİYOR

Öte yandan Oregon eyaletinde bulunduğu tahmin edilen büyük lityum yatağı da küresel dikkat çekiyor. Yaklaşık 1,5 trilyon dolar değerinde olduğu öne sürülen rezervin, ABD’nin batarya tedarikinde stratejik avantaj sağlayabileceği ifade ediliyor.