Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Ne dediysek o!..

25 Eylül 2015

Sevgili okuyucularım, 7 Haziran seçimi sonrasında kurulan göstermelik hükümete HDP'den de üç bakan istendi. HDP herhalde çok saf olmalı ki, Ahmet'e üç isim bildirme zahmetine bile katlanmadı. Dolayısıyla Ahmet iki ismi kendisi seçti ve Tayyip'in onayını alıp onları bakan yaptı. İsimlerden biri bakan olmayı kabul etmediği için HDP'nin payına iki bakanlık düştü.
Biri Avrupa Birliği Bakanlığı (Ali Haydar Konca), diğeri ise Kalkınma Bakanlığı (Müslüm Doğan).
Üç gün önce bu ikisi de bakanlık görevinden istifa etmek zorunda kaldı.
Hem partileri, hem de bu iki şahıs olmayacak duaya amin demişler ve normal bakanlık yapacakları hülyalarına kapılmışlardı.

* * *

Henüz isimler belli olmamışken burada 21 Ağustos 2015 tarihli yazım çıktı.
Başlığı “Yanağından Makas Alırlar” idi.
Övünmek gibi olmasın ama olacakları aynen görmüşüm. Özetliyorum:
“HDP yeni kurulacak seçim hükümetinde yer alacağını açıkladı. Hangi bakanlıkların verileceğini bilmiyoruz ama Tayyip-Ahmet ikilisi tarafından en önemsiz, sakıncasız ve tehlikesiz görülen ve “İcracı” olmayanlar verilecek.
Bakanlara atama yapma yetkisi verilmeyecek. Atama yapmak isterlerse kabul edilmeyecek.
Hiç kimseyi işe alamayacaklar. Buna izin verilmeyecek.
Devletin bütün işleyiş mekanizması bu HDP'li bakanlardan gizlenecek. Devlet, devletin bakanlarından bilgi ve belge saklayacak.
HDP eğer bakanlarının “Normal bakanlık” yapacağına inanıyorsa bunu aklından çıkarsın. Aksi takdirde yanılmış olur.
Onlara verilecek görev sadece göstermelik olacaktır. Böyle bir tabloda onlar sadece tiyatronun bir figüranı, süs eşyası olarak görev yapacaktır.
Bakanlığın alt kadrolarını oluşturan iktidar bürokratları onların yanağından makas alır.
Açılım saçılım sürecinin sonucu bunlar!..”
Evet, yanağından makas alma dışında ne yazdıysam aynen
çıktı! Üstelik iki HDP'li bakan atandıktan sonra Resmi Gazete'de yer alan bir kararla, bütün bakanlıklarda yapılacak atamalarda Ahmet-Tayyip ikilisinin imzası olması şart koşuldu. Hedef o iki Bakan Bey'i etkisiz duruma getirmekti!

* * *

Şimdi gelelim ikinci yazıma… Tarihi 12 Eylül 2015…
İki HDP'li bakan bu aşamada artık makam koltuklarına kurulmuş.
Yazının başlığı “Ne Biçim Bakan Bunlar.” Yine özetliyorum:
“İkisinin de hükümette hiçbir fonksiyonu yok ve olmayacak. Altlarına göstermelik kırmızı plakalar ve korumalar verildi, hepsi o kadar. Bunların bakanlıklarında herhangi bir atama yapmalarının, önemli bir karar vermelerinin önü zaten kesildi…
Bu ikilinin seçime kadar hiçbir fonksiyonu olmayacak. İki adet göstermelik Bakan Bey!
Çaycılarını, sekreterlerini, odacılarını, makam şoförlerini bile değiştirmesi mümkün olmayan iki hükümet üyesi…
Atama dahil bütün yetkileri ellerinden alınmış olan bu iki Bakan Bey'i bakanlık yetkilileri takmıyor. Önlerine sadece bakan tarafından imzalanması gereken rutin evraklar geliyor.
Ancak bakanlık çalışanları şimdilik yanaklarından makas almıyor!
Düşünün yani, Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerini ve kalkınmasını güya bu iki şahıs yönetiyor. Allah kolaylık versin!”

* * *

Ali Haydar Konca ve Müslüm Doğan, çıkan olaylar sonrasında parti heyetiyle birlikte Cizre'ye gittiler. Ancak polis bunları, yani hükümetin bakanlarını da Cizre'ye sokmadı ve kös kös geri döndüler.
Yazımın devamında şöyle diyorum:
“Beklerdik ki o dağ başlarında basın açıklaması yapıp olanları kınasınlar, fikir ve görüşlerini kamuoyuna iletsinler. İkisinden de tık yoktu.
Ezik durumda oldukları belliydi. Ön plana çıkmaktan, heyetlerine yapılanlara
itiraz etmekten bile korkmuşlardı.
Öne çıksalar Tayyip'e ve kendi başbakanlarına, çıkmasalar HDP seçmenine hesap vereceklerini biliyorlardı. İki arada bir derede kalmışlardı. Herhalde ikinciyi tercih ettiler ve pasif kalmayı yeğlediler.
Bu iki Bakan Bey'in başına gelenler ancak Türkiye gibi bir ülkede olabilir.
Maşallah, ikisinin de yüreği genişmiş!
Başlarına geleni ağızlarını bile açamadan sineye çekiyorlar.
Kendilerine hiçbir yarar sağlamayan, kırmızı plakaya binmek dışında hiçbir fonksiyonu olmayan, yetkileri alınmış ve sıfırlanmış iki bakanlık uğruna bunlara katlanmaya, bu durumlara düşmeye acaba değer miydi?
AKP'ye, koalisyon ortağı HDP'ye, Ali Haydar Konca ve Müslüm Doğan isimli iki adet Bakan Bey'e daha nice başarılar dilerim.
Oynanan bu komedide Allah hepsine birden selamet versin!”
Evet, 21 Ağustos ve 12 Eylül tarihli yazılarımda aynen bunları yazmıştım. Böyle bir komedi ancak Türkiye'de oynanabilirdi ve oynandı.
Aslında buna komedi yerine “Rezalet” desek belki daha uygun düşer…

* * *

İki adet Bakan Bey en sonunda dayanamadı. Partilerinden ve seçmenlerinden geldiği anlaşılan yoğun tepkiler sonrasında bir bildiri okuyup görevlerinden istifa etmek zorunda kaldılar.
Ancak bu acayip süreçte hem partileri, hem de kendileri küçük düşmüştü.
Şimdi geç bile kalsalar istifa etmiş olmaları, bu küçük düşme olayını kurtarmaya yetmez.
Sizin ne işiniz vardı kardeşim bu hükümette?
Siz ve partiniz bu oyuna niçin alet oldunuz?
Olanları biz görüyorduk da, siz göremediniz mi?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more