Reklamsız Sözcü
UĞUR DÜNDAR

Gözyaşları içimize akan minicik yetimlerin babalarını geri getirebilir misiniz?..

31 Temmuz 2015

Oda TV'den çarpıcı bir manşet:
“İnanılmaz şeyler oluyor”
Peki nerede oluyor bu inanılmaz şeyler?
Ülkemizin her yanında!.. En başta da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde…
Zira olağanüstü toplanan TBMM'de, CHP'nin “Suruç katliamıyla birlikte aniden tırmanışa geçen terör olaylarının ardındaki gerçekleri araştırmak” için verdiği önerge reddedildi.
AKP'nin azınlıkta kalacağını gören MHP Grubu, hemen alıştığımız işlevini yerine getirdi ve topluca hayır oyu vererek, AKP ile birlikte, önergenin reddedilmesini sağladı!

* * *

İşte son günlerde yaşadığımız inanılmaz olaylardan biri bu!..
Terör almış başını gidiyor, hemen her gün asker ve polislerimiz şehit ediliyor, gözyaşları sel oluyor, şehitlerimizin yetim çocuklarının görüntüleri yüreklerimizi yakıyor.
Ama AKP ve MHP, terörün aniden tırmanışa geçmesinin ardındaki gerçekleri ortaya çıkarıp, gereken önlemlerin alınmasını sağlayacak komisyonun kurulmasını istemiyor.
Gerçekten inanılır gibi değil!..

* * *

Bildiğiniz gibi, terörün tırmanmasını tetikleyecek ilk girişim, 7 Haziran seçimlerden iki gün önce Diyarbakır'daki HDP mitinginde patlatılan bombayla yapıldı. Ancak 4 kişinin hayatını kaybettiği, 200'den fazla yurttaşımızın yaralandığı terör saldırısının ardından halk galeyana gelmedi, kan gövdeyi götürmedi ve seçimler ertelenmedi.
Seçim sonuçları belli olduktan ve AKP'nin tek başına iktidar gücünü kaybettiğinin anlaşılmasından sonra Saray'dan “erken seçim” sesleri yükselmeye başladı.
Yeniden tek başına iktidar olmak için ülkeyi erken seçime götürme niyetinin en belirgin işareti, koalisyon kurma görevinin Başbakan Davutoğlu'na 33 gün sonra verilmesiydi.
Tarafsız yorumculara göre Davutoğlu'nun iyi niyetle başlattığı koalisyon görüşmeleri devam ederken, 32 gencin hayatını kaybettiği Suruç katliamı yaşandı.
Burada biraz durmak gerekiyor. Zira Suruç katliamını yapan canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz de, Diyarbakır bombacısı Orhan Gönder gibi Adıyamanlıydı ve o da henüz 20 yaşındaydı. Her ikisi de görünürde IŞİD'ciydi. Ayrıca başka ortak yanlarının bulunduğu öne sürülüyordu.
Suruç'taki katliamın yaşandığı gün, sanki düğmeye basılmışçasına PKK terörü de tırmanışa geçti. Önce Şanlıurfa'da görevli gencecik iki polisimiz, lojmanlarında kafalarına sıkılan kurşunlarla şehit edildi, ardından diğer askerlerimiz ve polislerimiz terörün hedefleri oldu…

* * *

O nedenledir ki lanetlediğimiz terörün tırmanmasının ardındaki gerçekler araştırılmalı, Suruç ve sonrasında düğmeye hangi el veya ellerin, ne amaçla bastığı mutlaka ortaya çıkarılmalıdır.
AKP ve MHP'nin bu sorulara cevap verecek Meclis araştırmasından kaçmaları, işte bu nedenle düşündürücü ve üzücüdür.
Çünkü terörle yitip giden canların her biri, tüm saraylardan, göz kamaştırıcı makamlardan, her türlü siyasi hedef ve hesaptan daha değerlidir.
Gözyaşları içimize akan, feryatları yürek yakan o minicik yetimlerin babalarını, peşinde koşulan hiçbir güç, geri getiremeyecektir.

Uğur Dündar
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp