Reklamsız Sözcü
ÜMİT ZİLELİ

AKP seçmeninin de kafası karışık!..

10 Mart 2016

İktidara yakın, hatta yapışmış Milat gazetesinin bir Ankara temsilcisi var…
Adı Bayram Zilan. Bu ismi anımsamanız gerek; hani Saray'daki muhterem, Anayasa Mahkemesi kararına karşı “tanımıyorum, uymuyorum, saygı da duymuyorum” dediğinde Twitter'da “Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AYM kararı için yapmış olduğu çıkışı haklı buluyor musunuz?” sorusunu ortaya atmış ve 20 bin kişinin oy verdiği ankette katılanların yüzde 70'i “hayır haksız” tercihini seçince, “Anketim manipüle edildi” diye karalar bağlamıştı!..
İşte bu muhterem, dün de cemaate çakıp puan alma güdüsüyle olsa gerek, yine Twitter hesabından şöyle bir mesaj attı:
-Eğer 17/25 Aralık'ta başarılı olsalardı, bugün adınız Hans/Olga olurdu…
Şu kıvılcımlar çakan zekaya, şu öngörüye, şu bilgi dağarcığının enginliğine bakar mısınız?!. Ancak bu “derin analiz” takipçileri tarafından anlaşılamadı ne yazık ki; koskoca Ankara temsilcisini fena halde ti'ye aldı takipçileri…
Üstelik aynı gün, “tanrının sopası yok” özdeyişini hatırlatan bir araştırma pat diye gündeme düşüverdi. Bu muhterem ve onun gibileri tam anlamıyla morartacak bir araştırma üstelik:
-AKP seçmeninin yüzde 47'sine göre yolsuzluk 17/25 Aralık sonrasında azalmadı!..

Rakamlar yalanı yener!..

Uluslararası Şeffaflık Derneği'nin, “Türkiye'de Yolsuzluk” raporu açıklandı…
Türkiye'nin yedi bölgesinde toplam 2 bin kişiyle yapılan yüz yüze görüşmeler sonrasında hazırlanan raporda çok çarpıcı sonuçlar yer alıyor. Bakın AKP'li olduğunu söyleyen yurttaşlar yolsuzluk sorularına ne yanıt veriyor:
-AKP seçmeninin yüzde 47'si 17/25 Aralık sonrasında yolsuzluğun azalmadığını düşünüyor. Yüzde 42'si ise önümüzdeki 2 yıl içinde de bu oranda bir değişiklik yaşanmayacağına inanıyor.
Peki iktidar destekçisi yurttaşlar niçin böyle düşünüyor?. İlk başta dokunulmazlık ve cezasızlık geliyor. Yüzde 42 oranında yurttaş ise yolsuzluğu denetleyen ve önleyen kurumların yetersiz olduğunu düşünüyor.
Tabii, AKP'li seçmenlerin verdikleri yanıtlardaki çelişkiler de dikkat çekici. Örneğin, AKP'li seçmenin yüzde 79'u, “mevcut hükümetin yolsuzlukla mücadeledeki çabalarının ne derece etkili olduğunu düşünüyorsunuz?” sorusuna “etkili” yanıtı verirken, yine AKP'li seçmenlerin yüzde 47'si, “son iki yıl içinde, Türkiye'deki yolsuzluğun ne şekilde değiştiğini düşünüyorsunuz?” sorusunu “arttı ve aynı kaldı“ şeklinde yanıtladı!.. Çoğunun her iki yanıtı verdiğini de hatırlatırım!..
İşin yürek burkan yanı ise şu: “oy verdiğiniz parti hakkındaki yolsuzluk iddiaları, gelecek seçimlerde oy tercihinizi ne derece etkiler ya da etkilemez” sorusuna AKP seçmenlerinin yüzde 55'i “kesinlikle etkilemez” yanıtını verdi. Aynı soruyu CHP'li yüzde 60, MHP'li yüzde 51, HDP'li yüzde 60 oranında seçmen “kesinlikle etkiler” diye yanıtladı!..
Peki, bu araştırmadan çıkan “yürek yakıcı sonuç ne?” diye soracak olursanız, öncelikle “insanımız yolsuzluğun normalleştiğine bi güzel inanmış” yanıtını veririm!.. Bir acıklı sonuç ise şu tabii:
-Aidiyet duygusu, dürüstlük, haysiyet, eşitlik, namus gibi sözcükleri açık ara geride bırakmış!..

Kendi ülkende köle olmak!..

Yukarıdaki başlığı çok uzun yıllar önce kullanmıştım…
Taşeronluk denen, insanı yoksulluğa, açlığa iten, adaletin zerresini bile barındırmayan Allah'ın belası sistemin bir virüs gibi yayılmaya başladığı yıllardı. 14 yıllık bu iktidar sürecinde iyice oturtuldu, başka isimler altında iyice sistematik hale getirildi…
Ancak bugün geldiğimiz noktada, bela okuduğumuz taşeron sistemini dahi “mumla aratacak” bir başka büyük bela TBMM komisyonundan kaşla göz arasında geçirildi.. Hayata geçmesi ise artık an meselesi…
-Kiralık işçilik!..
Meclis Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda kabul edilen tasarıya göre artık işçiler kurulacak “Özel İstihdam Büroları” aracılığı ile kiralanacak.. Diğer bir deyişle kiralık işçi eşittir köle işçi olacak!..
Hükümetin sözde kayıt dışılığı azaltmak ILO ve AB normlarına uymak adına çıkardığı bu tasarı neler getiriyor:
-Öncelikle büyük hak kayıpları getiriyor!.. Düzenli bir işyerine sahip olamayacak işçilerin primleri kesik kesik yatacak ve emekli olmaları zorlaşacak!..
-Bu işçilerin zam alması büyük bir hayal olacak. Sendika sıfatını hak eden sendikaların bugün iktidarla boğaz boğaza savaş verdiği “kıdem tazminatı” dahil tüm kazanımlar ise hayal dahi edilemeyecek.
-Tüm işçiler yıllar içinde kiralık işçi ya da taşeron kadrolara kaydırılacak. Sendikalar sizlere ömür olacak!..
Sınıfının ne olduğunu dahi bilemeyen, “aidiyet duygusu” üzerinden, “seni sevmeyen ölsün” türünden ucuz sloganlarla birilerinin peşinden sürüklenen işçi statüsündeki arkadaşlara sesleniyorum:
-Köleliğe hazır mısınız?.. Yoksa, zaten “batsın bu dünya” şarkısının bir mısraı olmaya çoktan razı mısınız?!..

 

 

Yazarın Diğer Yazıları Ümit Zileli
Paylaş Tweet