Sözcü Plus Giriş

Ortadoğu’da Türkiye hangi tarafın yanında olacak?

Suudi-İran gerginliği bölgeyi karıştırdı... İran-Rusya cephesine karşı İsrail-ABD-Suudi ittirafı bölgede kutuplaşma yarattı. Soğuk Savaş'ın bir benzerinin yaşandığı Ortadoğu'da en önemli soru ise Ankara'nın hangi tarafa yakın olacağı...

Zeynep GÜRCANLI
15:32 -
Ortadoğu’da Türkiye hangi tarafın yanında olacak?

Dünyanın soğuk savaşta yaşadığı cepheleşmenin bir benzeri, bugünlerde Ortadoğu’da yaşanıyor.  Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler, bölgeyi iki büyük “cephenin” rekabet alanına çevirmiş durumda. Cephelerden birinde Şii Müslümanlığın kalesi İran ve onun Ortadoğu’daki en büyük ortağı konumuna gelen Rusya bulunurken, diğer tarafta ABD-Suudi Arabistan ve İsrail ittifakı göze çarpıyor.

Ortadoğu’da yaşanan son gelişmelerinin tümünü, irili ufaklı bölge ülkelerinin bu cepheleşmede yerlerini almaları olarak okumak mümkün;

KATAR KRİZİ– cepheleşmenin ilk etkisi Katar krizinde ortaya çıktı. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, ABD’den de aldıkları destekle, İran’la yakınlaşmakta olan Katar’a karşı tavır aldılar. Haziran ayında Suudiler ve ortaklarının ambargo kararıyla alevlenen Katar krizi bugünlerde Katar’ın sessiz sedasız İran’la ilişkilerini soğutması ile yumuşamış durumda. Ancak Katar hala İran’a karşı Suudi cephesine geçmediğinden, kriz de tamamıyla sona ermiş değil; Katar’a Körfez ambargosu devam ediyor.

İLGİLİ HABERHizbullah: Hariri'yi Suudi Arabistan görevden aldıHizbullah: Hariri'yi Suudi Arabistan görevden aldı
SUUDİ ARABİSTAN’DA POLİTİKA DEĞİŞİKLİKLERİ- Suudi Arabistan’da 80 yaşındaki Kral Selman tarafından veliaht ilan edilen oğlu Prens Muhammed’in ilk endişesi, ülkedeki taht sırasında yer alan yüzlerce Prens içinde yerini sağlamlaştırmak oldu. Suudi Arabistan’da hafta sonunda yaşanan “yolsuzlukla mücadele” adı altındaki, Prens Muhammed’in olası rakiplerini saf dışı bırakan operasyonu, ülkedeki bu “taht kavgası” açısından okumak gerekiyor. Veliaht Prens Muhammed bir yandan yerini sağlamlaştırırken, diğer yandan da ülkede birbiri ardına “açılımlar” yapıyor. Suudi Arabistan’ın en büyük müttefiki ABD’de şu anda, “Müslüman karşıtı” söylemlerle iktidara gelmiş olan Trump yönetimi var. Prens Muhammed, büyük müttefiki ABD’nin “siyasal İslam” karşıtlığının kendi iktidarını sıkıntıya düşürmemesi için “açılımlar” aracılığıyla ülkesinin imajını düzeltmeye çalışıyor. Suudi Arabistan’da kadınlara araba kullanma izni, Prens Muhammed’in “ılımlı İslam’a geçiyoruz” sözleri, ülkenin Akabe körfezi kıyısında “şeriat kurallarının hakim olmadığını” bir yaşam alanı yaratma projesi-Neom projesi- hep bu “açılımın” örnekleri.İLGİLİ HABERBarzani giderayak saçmaladıBarzani giderayak saçmaladı
“BAĞDAT KİMDEN YANA OLACAK” REKABETİ- Ortadoğu’daki başını İran ve Suudiler’in çektiği kutuplaşmadan en çok nasibini alan ülkelerden biri de Irak. Merak edilen, nüfusunun çoğu Şii Arap olan Irak’ın, “Şii” cephesini yani İran’ı mı, yoksa “Arap cephesini”, yani Suudi Arabistan/ABD ortaklığını mı seçeceği. Bağdat’ta yönetimde Şii Başbakan Haydar El Ibadi, hem Tahran’ı, hem de Suudiler’in müttefiki Washington’u küstürmemek için sürekli denge politikası izliyor. Suudi Arabistan da, Ibadi’yi İran cephesine kaptırmamak için son dönemde büyük atılım yaptı; Suudi Veliaht Prensi Muhammed’in İraklı Şiiler’in en etkin liderlerinden Mukteda El Sadr’ı Suudi Arabistan’da ağırlaması bunun en önemli örneği oldu. Son olarak Şii Başbakan Ibadi’nin önce Suudi Arabistan, ardından da İran’a gitmesi, Bağdat yönetiminin “denge politikasınını” sürdürdüğünü gösterdi.İLGİLİ HABERBodrum aşığı Prens'i Trump mı gözaltına aldırdıBodrum aşığı Prens'i Trump mı gözaltına aldırdı
LÜBNAN’DA İRAN-SUUDİ REKABETİ– İki cephenin rekabeti bölgede siyasi anlamda kendini geçen hafta sonu Lübnan’da gösterdi. Suudi Arabistan’la bağları çok güçlü bir politikacı olan Saad Hariri sürpriz bir kararla “Başbakanlık görevinden istifa etttiğini” açıkladı. Üstelik bu açıklamayı Suudi Arabistan’da yaptı Lübnan’ın eski Başbakanlarından babası Refik Hariri gibi suikaste kurban gitmekten endişe ettiğini” açıklayan Hariri’nin istifası, ülkesine dönene kadar Lübnan Cumhurbaşkanı tarafından “askıda tutulacak”. Hariri’nin istifasında, Lübnan’da çok güçlü olan, İran destekli Hizbullah’ın etkili olduğu ifade ediliyor. Lübnan’da İran-Suudi rekabeti, ülkeyi bugün için “siyasi kaosa” itmiş görünüyor.İLGİLİ HABERSuudi Arabistan'da flaş toplantıSuudi Arabistan'da flaş toplantı
YEMEN KRİZİ- İran ile Suudi Arabistan geriliminin bölgede “sıcak çatışmaya” dönüştüğü ülke ise Yemen. Suudi Arabistan, ABD’nin de desteğiyle Yemen’deki Sünni yönetim, İran destekli Şii hareketine karşı operasyonlar 2014’ten bu yana sürüyor. Başlangıçta Yemen’deki Sünni yönetime dışardan destek veren Suudi Arabistan,2015’te kendi ordusuyla Yemen’e resmen müdahale etti. Ancak Suudiler’in ABD destekli müdahalesi bile Yemen’de iç savaşı bitirmeye yetmedi.TÜRKİYE HANGİ CEPHEDE YER ALACAK?Türkiye’nin Ortadoğu’daki milli çıkarları bazı ülkelerde İran’la, bazılarında ise Suudi cephesi ile çakışıyor. Örneğin Kuzey Irak’ta Barzani referandumuna karşı Türkiye ve İran birlikte hareket etti. Bağdat yönetiminin Kuzey Irak’ta Kürtlerin “oldu bitti” ile kontrol altına aldıkları Kerkük’e yönelik operasyonu ve Kerkük’ün Bağdat yönetimine geçmesini de hem Ankara, hem Tahran olumlu karşıladı.

Türkiye, Yemen krizinde ve Lübnan’da yaşanan siyasi kaosta ise Suudi Arabistan yönetimine daha yakın duruyor. Saad Hariri, Ankara’daki AKP yönetiminin de en büyük müttefiklerinden biri. Arakan’daki Müslümanlar’a yönelik zulüm karşısında çok yüksek sesle tepki gösteren AKP hükümeti, Yemen’de Suudi ordusunun sivilleri de hedef alan operasyonlarına karşı ise sessiz kalmayı tercih etti.

Suriye iç savaşında da, başlangıçta Suudi cephesiyle çok yakın duran Türkiye, ABD’nin son dönemde Kuzey Suriye’deki PKK bağlantılı YPG_PYD’ye verdiği destek nedeniyle, “karşı cepheyle”, yani Rusya-İran cephesiyle yakınlaştı.

Son güncelleme: android-time 15:39 06.11.2017
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more