Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Yeni oğlanlar

27 Mayıs 2015

Tespit 1)
Tarih: 27 Haziran 2014.
Akşam'ın sahibi yine Ethem Sancak idi.
Akşam'ın genel yayın yönetmeni ise, AKP eski Milletvekili, Erdoğan'ın danışmanı Mehmet Ocaktan idi.
O gün manşetleri şuydu: “Karargah'ta 40 ‘Paralel' Paşa.”
Habere göre, Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla üç aydır çalışan bir ekibin, 40 general ve amiralin “paralel” örgüte çalıştığını tespit etmişti!
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, haberi “büyük bir sorumsuzluk örneği” olarak değerlendirip tepki gösterdi. Erdoğan tepkisiz kaldı…
Haberi yapan Ahmet Dinç kovuldu.
Tespit 2)
a haber kanalı gibi yandaş televizyonlar Ergenekon-Balyoz kumpasları ortaya çıkınca bu davalardan yargılanan, askeri hakim Ahmet Zeki Üçok, Yarbay Mustafa Dönmez gibi askerleri ekrana çıkarmaya başladı. Askerler Cemaat'in darbe yapacağı ihtimalinden bahsedince -iddiaya göre- Genelkurmay'dan gelen direktif üzerine bu komutanlar bir daha ekrana çıkarılmadı.
Tespit 3)
Zübeyir Kındıra adını hatırladınız mı?
Ankara Polis Koleji'nden mezun oldu. Polis Akademisi'nden atıldı.
Gazeteci oldu ve “Fethullah'ın Copları” adlı kitabını yazarak, ilk kez Emniyet içindeki Cemaat örgütlenmesini gündeme getirdi. Hayatı karartıldı; otomobili kundaklandı; Türkiye, Star, Akşam, Sabah gibi gazetelerden kovuldu; hiçbir yayın organında iş bulamadı; bir Ege kasabasına çekilmek zorunda kaldı. Kitabı da -yapılan algı operasyonları sonucu- kamuoyundan yeteri kadar destek bulamadı!
Fakat…
15 yıl sonra Türkiye, Emniyet içindeki Cemaat yapılanmasının boyutunu görünce şoke oldu.
Bu kez…
TSK'dan atılan bir subay kolları sıvadı; Türk Ordusu içindeki Cemaat yapılanmasını yazdı…
Bakalım başına ne gelecek?..

Emniyet'ten ziyade TSK'da etkinler

Adı, Yavuz Selim Demirağ.
1978'de Kuleli Askeri Lisesi'ne girdi. 1985'te Kara Harp Okulu'ndan atıldı.
Gazetecilik yapıyor.
İki gün önce, “İmamların Öcü/Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Cemaat Yapılanması” adlı kitap çıkardı.
İki yıl önce, Harp Okulu'ndan ayrılmaya zorlanan bir askeri öğrencinin anlattıklarıyla başlayan araştırma, inanılmaz gerçekleri ortaya çıkardı.
Fethullah Gülen'in “devletin kılcal damarlarına kadar gireceğiz” sözünden hareket eden Yazar Demirağ, TSK'ya sızma girişiminde ilk hedefin -tüm askeri yazışmaların geçtiği gibi- stratejik bölümler olan; “Personel Şube” ile “Ölçme-Değerlendirme Şubesi” olduğunu belirtiyor.
Bu şubeler aracılığıyla Cemaat ilk kez 1986 yılında soruları çalmıştı. O yıl 450 öğrenci alan Kuleli'ye 300'ye yakın Cemaat talebesi sokulmuştu! Maltepe ve Işıklar ile bu sayı 800‘ü buluyordu!
İlk kimi Cemaat talebeleri dikkatsizdi ve bir yıl sonra yapılan gizli soruşturma sonunda Cemaat evlerine giden 150 öğrencinin ilişiği kesildi. Peki ya diğerleri?
Demirağ, birini örnek veriyor; Balyoz davasıyla ilgili binlerce sayfalık CD'leri 19 günde “inceleyip” raporunda, “Bu bir darbedir” diyen Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan! Bilirkişi'nin kim olacağına kim karar vermişti; -Ağustos'ta Genelkurmay Başkanı olması beklenen Kara Kuvvetleri Komutanı- Orgeneral Hulusi Akar! Geçelim…
Demirağ hiç de rastlantı olmayacak bir gerçeğin altını çiziyor:
1986'da askeri liselere girip 1994'te Harp Okulu'ndan mezun olanlar TSK tarihinde bir ilke imza atmışlardı: En fazla kurmay çıkaran bu devreydi!
Kitap bu devreden; Balyoz Davası'nda konu edilen Birinci Ordu Komutanlığı'ndaki semineri hazırlayanlardan olup yargılanmayan -ve üstelik tanık yapılan- şimdi Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı olan Kurmay Albay Muhammet Tanju Poshor gibi kimi subayların şaşırtıcı kariyerlerini anlatıyor!..

Tehlikenin farkında mısınız?

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kendi bünyesinde istihbarat birimi yok. Bilgileri MİT'ten alıyor.
MİT, “Paralel Yapı” ile ilişkisi olan çoğunluğu astsubay iki bine yakın subayın adını Genelkurmay'a bildirdi.
Demirağ; dosyayı bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e verdiğini ayrıntısıyla yazıyor. Genelkurmay direniyordu; “delillendirilmemiş bir çalışma” diyordu MİT'in raporuna…
Ergenekon-Balyoz sürecinde adı, “personelini koruyamayan komutana” çıkan Necdet Özel bu kez subaylarına kol-kanat germişti! (Kitap, Necdet Özel'le ilgili -rahmetli Teoman Koman'ın söyledikleri gibi- çok özel bilgiler veriyor, konu dağılmasın/ bunlara girmeyeyim…)
Sonuçta…
Genelkurmay Askeri Savcılığı, Cemaatçi subaylarla ilgili 2014 sonbaharında başladığı soruşturmada bir arpa boyu yol alamadı.
Soruşturmayı kimler mi yönetiyor?
Tuğgeneral Hıfzı Çubukçu Silivri zindanına atılınca yerine -teamüllere aykırı olarak- Genelkurmay Hukuk Müşavirliği'ne getirilen Albay Muharrem Köse! Kitabın iddiasına göre; Erdoğan, geçtiğimiz askeri şura'da Albay Köse'nin generalliğe terfi dosyasını “Paralelle irtibatlı” notu nedeniyle engelledi!
Soruşturma savcısı ise Binbaşı Uğur Aydın idi; “bavulcu” Mehmet Baransu sözde darbe planlarını yazınca Selimiye Kışlası'ndaki Kozmik Oda'ya girmek isteyen savcıydı!
Evet…
“İmamların Öcü/ Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Cemaat Yapılanması” kitabı bana yıllar önce okuduğum “Fethullah'ın Copları” kitabını anımsattı. O dönemde kamuoyu cemaat sızmasına ilgisizdi; sonra yaşananlara şaşırıp kaldı.
Ne yazık ki…
Kamuoyu bugün de; TSK'daki Cemaat yapılanmasına ilgisiz…
Sahiden…
Tehlikenin farkında değil misiniz?..
Cemaat'in Emniyet'ten ziyade TSK'da daha etkin olduğuna inanmak mı istemiyorsunuz?
CIA şefi Paul Henze, 12 Eylül askeri darbesi için “bizim oğlanlar yaptı” demişti.
ABD'nin/CIA'nın bugün Türkiye'deki “yeni oğlanları kim?”
Sorum, sanadır canım kardeşim; “cici demokrasicilik” oynayanlara değil!..

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more