Times: Wilders partisinin kan kaybını durdurmak için Erdoğan’ı ‘diktatörlükle’ suçladı

Avrupa'da siyaset Türkiye üzerinden yürümeye devam ediyor. Önce Brexit referandumu, şimdi Hollanda seçimleri... İngiliz Times gazetesi, Hollanda'da aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin (PVV) lideri Geert Wilders'in seçim öncesi partisinin kan kaybını durdurmak için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı "diktatörlükle" suçladığını ve Türk bakanlara referandum kampanyası yasağı istediğini yazdı.

Times: Wilders partisinin kan kaybını durdurmak için Erdoğan’ı ‘diktatörlükle’ suçladı

Times’ın dünya haberleri sayfasındaki haber Bruno Waterfield’in imzasını taşıyor. Bruno Waterfield’e göre; PVV’nin “sarı saçlarını oksijenli su ile açan” lideri Wilders, Müslüman karşıtlığını yeniden canlandırmak için Türkiye’yle kavgayı seçti.

Geert Wilders dün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Cumartesi günü Hollanda’nın Rotterdam kentinde referandum kampanyası yapma kararını protesto etmişti.

Wilders, Türkiye’nin Lahey Büyükelçiliği binasının önünde Türkçe ve Hollandaca, “Uzak dur! Bu bizim ülkemiz” yazan bir pankart açmıştı.

Wilders, yaptığı kısa açıklamada da, “Türkiye’de 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumu ile diktatör Erdoğan’ın yetkileri daha da artacak. Biz Türk dikta rejiminin Hollanda’da propaganda yapmasını istemiyoruz” demişti.

BBC Türkçe’nin aktardığı Times gazetesindeki haberde, Wilders’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirileri ile seçmenlerini canlandırmayı amaçladığı belirtiliyor.

Haberde vurgulanan bir diğer nokta da Hollanda’da Çarşamba günü yapılacak genel seçim öncesi yapılan son kamuoyu araştırmasının, PVV’yi, Başbakan Mark Rutte’nin lideri olduğu liberal D66 partisinin 3 puan gerisinde ikinci sırada göstermesi. Oysa PVV, Hollanda’da uzun süre en popüler parti konumundaydı.

ANKETLERDE 3 PUAN GERİDE ÇIKINCA…

Times muhabiri Bruno Waterfield, Wilders’in Türk Büyükelçiliği önündeki eylemine partisinden fazla katılım olmadığını, her bir partiliye karşın üç gazeteci ya da polis olduğunu yazmış.

Waterfield, Wilders’e, “Camilerin ve Kuran’ın yasaklanması çağrısı yaparken Sayın Erdoğan’ı nasıl ‘diktatör’ olarak nitelendiriyorsunuz?” diye sorduğunu, aldığı yanıtın “Burada bunu konuşmak için bulunmuyorum” olduğunu da eklemiş.

BREXIT DE TÜRKİYE ÜZERİNDEN YÜRÜDÜ

İngiltere’nin AB’deki geleceğinin oylandığı geçen yılki referandum öncesi de siyaset Türkiye üzerinden dönmüştü.

Brexit kampı, referandum öncesi ülkenin Türkiye’den göç akınına uğrayacağını argümanını savunmuştu. Muhafazakâr tabloid gazeteler de kamuoyunu şekillendirme çabasına girerek, “12 milyon Türk İngiltere’ye geleceğini söyledi” gibi başlıklar atmıştı.

Brexit’ten AB’den çıkalım yönünde bir irade çıkınca istifa eden Başbakan David Cameron da “Mevcut hızıyla Türkiye’nin üyeliği 3000 yılını bulur” diyordu.