Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Gül ve Aydınlık kararı SÖZCÜ davasında neden emsal olur?

15 Haziran 2019

SÖZCÜ Gazetesi, savcılık makamına göre 6 manşetle “FETÖ'ye yardım etmekle” suçlandı

MİT TIR'ları davasında da Cumhuriyet ve Aydınlık gazeteleri için aynı suçlama yapıldı

İki gazete için açılan davalar ‘4 aylık sürede açılmadığı' için düştü… Şimdi sırada SÖZCÜ var

Erdem Gül

1 – SÖZCÜ davasının 8'inci celsesi dün İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. “FETÖ'ye üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek”le suçlanan 8 sanık, geçen duruşmada verilen esas hakkında mütalaaya karşı savunmalarını yaptı. Mahkeme heyeti, 4 Eylül'e ertelediği duruşmada şu dikkat çekici kararı aldı: “… Sanık müdafilerinin Basın Kanunu'nun 26. Maddesi uyarınca hak düşürücü süreden dolayı… Sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi talebine ilişkin daha önce verilen mahkememiz ara kararından dönülmesine ilişkin talebin hükümle birlikte değerlendirilmesine…”
İlk önce Basın Kanunu 26. Madde'ye bakalım: “… Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden iki ay, diğer basılmış eserler yönünden dört ay içinde açılması zorunludur…” Yani…
İstanbul 37.Ağır Ceza Mahkemesi, SÖZCÜ avukatlarının ısrarla vurguladığı “Bize, Basın Kanunu'nun 26. Maddesi uygulanmalı” talebi tekrar gündeme almış oldu. Peki mahkemenin önünde emsal bir karar var mı? Var… Hem de iki karar birden!…Anlatalım…

4 AYLIK SÜREDEN SONRA…

Tarih 14 Mayıs 2019…MİT TIR'larına ait görüntülerin yayınlanmasına ilişkin “Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım” suçundan yargılanan CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile Adalar Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Gazetesi eski Ankara temsilcisi Erdem Gül hakkındaki karar belli oldu. Berberoğlu hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar veren mahkeme, Gül hakkındaki davanın  da düşürülmesine hükmetti.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada en çarpıcı ayrıntı Erdem Gül'le ilgili verilen kararda yaşandı. Kararda şöyle denildi: “… Erdem Gül, ‘Silahlı Terör Örgütü'ne Üye Olmaksızın Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme' suçundan cezalandırılması talep edildi. 29 Mayıs 2015 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlandıktan sonra devlet sırrı niteliği kalmayan bilgileri, 12 Haziran 2015 tarihinde aynı gazetede yayımlayarak açıklamasından ibaret olayda eylemin ‘soruşturmanın gizliliği ihlal' suçunu oluşturacağı kanaatine varıldı…Vasfen dönüşen bu suçla ilgili davanın 5187 sayılı Basın Kanunu'nun suç tarihinde yürürlükte olan 26/1'nci maddesinde öngörülen ‘4 aylık süreden sonra açıldığının anlaşılması' nedeniyle, 223/8'nci maddesi uyarınca hakkında açılan davanın düşmesine…” Yani…
Erdem Gül'e 4 ay içinde dava açılmadığı ve davanın bu yüzden düştüğü belirtildi. Peki SÖZCÜ davasıyla nasıl bir benzerlik var?

15 manşet 6'ya düştü 1'i de takipsizlik almıştı

2 – Altı manşetle suçlanan bir gazete… Neden? Bu manşetlerle “FETÖ'ye bilerek yardım edilmiş” iddiası…
19 Mayıs 2017'de başlayan SÖZCÜ soruşturmasının ilk iki iddianamesinde 15 manşet vardı. Ancak… 18 Nisan'da savcılık makamının verdiği mütalaada manşet sayısı 6'ya düştü. Hatta birisi de daha önce takipsizlik alan bir manşetti! 5 manşetle, SÖZCÜ Gazetesi yargılanıyor.
SÖZCÜ davasında avukatlar şu talepte bulunmuştu: “Davaya konu yazı ve haberlerle ilgili Basın Kanunu'na göre 4 ay içinde dava açılması gerekmektedir. Mahkeme heyeti, ‘Hak düşürücü süre incelemesi' yapsın.” Ancak mahkeme yapılan suçlamaların “TCK 314/2 yer alan terör örgütüne yardım suçu” kapsamında kaldığını öne sürmüş ve “hak düşürücü sürenin” bu davada geçerli olmadığını iddia etmişti… Mahkeme talebi reddetmişti. Ancak…
Erdem Gül'le ilgili verilen karar emsal niteliğinde oldu. Çünkü, SÖZCÜ davasında da 8 sanığa yapılan suçlama şu: “… FETÖ içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bu örgüte bilerek ve isteyerek yardım.” Yani… Erdem Gül'e yapılan suçlamayla aynı…Gül'le ilgili verilen karar ‘terör'den ‘basın suçuna' doğru evrildi. Mahkeme, Cumhuriyet'in eski yöneticisiyle ilgili kararı inceleyeceğini açıkladı! Şimdi ocak ayında verilen karara bakalım…

21 Ocak 2014

Aydınlık'ın bu sürmanşetine açılan dava neden düşürülmüştü?

3 – Tarih 21 Ocak 2014…Aydınlık Gazetesi, MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin sürmanşetine şu başlığı çıkarmıştı: “İşte TIR'daki cephane…”
Bu haberle ilgili 17 Temmuz 2017'de, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ve eski İstihbarat Şefi Ceyhun Bozkurt hakkında “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan dava açıldı.
İstanbul 14. Ağır Ceza'da görülen dava 21 Şubat 2019'da karara bağlandı. Mahkeme davanın, “Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama” suçundan dört aylık yasal süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verdi.
Esas hakkında verilen mütalaada şöyle denilmişti: ‘'Sanıklar Mustafa İlker Yücel ve Orhan Ceyhun Bozkurt… Haklarında ‘Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama' suçundan TCK.'nın  329/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları yönünde  kamu davası açılmış ise de…Bu suçla ilgili davanın 5187 Sayılı Basın Kanunu'nun 26/1 maddesinde öngörülen ‘dört aylık' süreden sonra açıldığının anlaşılması karşısında; davanın düşmesine karar verilmesi talep olunur…”

BİR KARAR DAHA VAR

Aydınlık'la ilgili düşen davanın gerekçeli kararında şu çarpıcı tespit de var: “… Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan benzer bir haberde Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 8 Mart 2018 tarihindeki benzer olayla ilgili… ‘Devlet sırrını açıklamak suçundan açılan davanın, 26/1. maddesinde öngörülen dört aylık süreden sonra açıldığının anlaşılması karşısında; düşmesine karar verilmesi …'  içtihadında bulunmuştur.”

Sadece SÖZCÜ'yü soruşturmak hukuk değil ‘siyaset' demektir

4 – 18 Nisan 2019 tarihli ve 17 sayfadan oluşan savcılık mütalaasının 5'inci sayfasında şöyle deniyor:  “…17 Aralık sözde yolsuzluk operasyonu basında da eş zamanlı algı operasyonu ile devam etmiştir. Bu bağlamda 18 Aralık 2013 tarihli Zaman Gazetesi, ‘Türkiye'yi sarsan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu', Taraf Gazetesi ‘Büyük operasyon', Bugün Gazetesi ‘Şoke eden operasyon', Habertürk Gazetesi ‘3'lü operasyon yemekhanede başladı' manşetleri ile çıkmış yolsuzluk ve rüşvet operasyonuymuş gibi anlatım yapılmıştır.”
Peki SÖZCÜ, savcılık makamına göre ne suç işlemiş: Örgütün manşetleriyle paralel haberler hazırlamış! Doğru değil!
Mütalaada yer almayan Hürriyet, Milliyet, Vatan, Cumhuriyet'i de ekleyelim. Ancak… Soruşturmaya konu olan sadece SÖZCÜ Gazetesi olması garip değil mi?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more