Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Pentagon’un gizli yazışmalarındaki 7 hedef ülke kim?

11 Ekim 2019

ABD derin devletinin faaliyetleri Trump'ın itiraflarıyla gün yüzüne çıktı

Bush: Tarih bizi göreve çağırıyor ve Amerika pazarlığa tabi olmayan ilahi bir ulustur

Trump: Kitle imha silahları var denilerek ispatlanamayan yalanlarla bölgeye girdik

Başbuğ: Dağlıca saldırısını sadece PKK'lılar organize etmedi, ABD desteği de var

Trump: PKK'ya silah ve para yolladık… Obama yönetimi bu PKK'lıları oraya getirdi

1 – Amerika'nın başında iyi ki Donald Trump var! Şaşırmayın… Çünkü, bu kadar itirafı hiçbir başkandan duyamazdık. Hemen başlayalım… İlk açıklama: “ABD, Ortadoğu'da 8 trilyon dolar harcadı. Binlerce askerimiz öldü. Diğer tarafta milyonlarca insan öldü. Ortadoğu'ya girmek verilen en kötü karardı. Kitle imha silahları var denilerek ispatlanamayan yalanlarla bölgeye girdik. Böyle bir şey hiç olmadı.”

Trump, ABD'nin ne kadar ‘gaddar' olduğunu ilk defa bizlere anlatmış oldu.

BUSH: AMERİKA İLAHİ BİR ULUS

Hatırlayın… 11 Eylül 2001…

Dünya, ABD'de yaşanan İkiz Kule saldırısının ardından ‘Bush Doktrini' denilen bir kavramla tanıştı.

ABD Başkanı George W. Bush, 21 Mart 2002'de, “Tarih bizi göreve çağırıyor ve biz dünyayı daha özgür yapmak için fırsat kaçırmayacağız” dedi.

Yine Bush, ABD Kara Kuvvetleri'ne subay yetiştiren Amerika Birleşik Devletleri Askeri Akademisi'nde (West Point) şöyle konuştu: “Amerika, pazarlığa tabi olmayan, ahlaki yükümlülüklerin yönlendirdiği ilahi bir ulustur.” Adolf Hitler ya da Mussoloni değil Bush konuşuyordu.

SALDIRI OLMADAN SALDIRMAK

Doktrin de buna göre şekillenmişti: “Ön alıcı vuruş, önleyici savaş…”

Yani… Bir eylem gerçekleşmeden önce, hedef ülkenin tehdit yeteneği kazanmadan tehdidin kaynağına yönelik yapılan müdahalenin adıydı.

ABD, 2002 yılında yeni ‘Ulusal Strateji Belgesi' kabul etmiş ve 49 sayfalık belgede şu ifadeler kullanılmıştı:

“Kitle imha silahlarıyla düzenlenecek bir saldırının sonuçlarının son derece yıkıcı olması ihtimali varken, oturup büyük tehlikelerin gerçekleşmesini beklemeyi göze alamayız.” Şimdi size Trump'ın açıklamadığı, açıklayamayacağı bir planı anlatacağım… Gizli bir Pentagon (ABD Savunma Bakanlığı) yazışması…

2 – Pentagon: Irak, Suriye, Lübnan, Libya Somali, Sudan ve İran'ı yok edeceğiz

Wesley Clarck

2001'de ABD'yi şu ekip yönetiyordu: Başkan Bush, Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve Savunma Bakanı Donald Rumsfeld…

Eski Orgeneral ve NATO eski Başkomutanı Wesley Clarck, 2007'de, San Franscisco'da bir forumda konuşma yaptı. Konuşmasında, Cheney ve Rumsfeld ekibinin ‘politika darbesi' yaptıklarını söyledi. Gerisini, William Engdahl'in ‘Kaybolan Hegemonya' kitabından okuyalım: Clark, yalancı Arap Baharı'ndan on yıl önce, Ekim 2011'de kendisine, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in kaleminden çıkan gizli bir Pentagon yazışmasının gösterildiğini açıkladı: Yazıda, (Beş yıl içinde yedi ülkenin hükümetine saldırıp yok edeceğiz. Irak'tan başlayarak Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan ve İran'la devam edeceğiz diyordu…) diye açıkladı Clark. Ekim 2001'deki gizli Pentagon planı buydu.”

3 – Dağlıca başta olmak üzere saldırıların arkasında ABD'nin olduğu netleşti

21 Ekim 2007'de Dağlıca saldırısıyla TSK hedefe konuldu.

Donald Trump'ın itiraflarından en önemlisi… YPG için doğrudan PKK ifadesini kullanmasıydı. Trump, “Obama döneminde olduğu gibi Türkiye'nin ölümcül düşmanı olan PKK ile ortaklık yaptığınız zaman, bu son derece zor bir durum olur” değerlendirmesini yaptı. Bu açıklamasıyla Trump ilk defa resmi olarak ABD'nin PKK'ya destek verdiğini bu seviyede itiraf etmiş oldu.

ERGENEKON, BALYOZ…

PKK'ya açık desteğin verildiği dönemde, Ergenekon kumpası başlamış, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne Balyoz indirilmiş, PKK yöneticileri davalarda tanık olmuş vs… Artık bir gerçek var ki…

Amerikan derin devleti artık ortaya çıktı.

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'la, 15 Şubat 2019'da yaptığım röportajdaki şu tespitleri daha da anlamlı oldu:

“… 21 Ekim 2007'de, Hakkari'de Dağlıca Karakolu'na yapılan saldırı çok önemli. Dağlıca'nın, sadece PKK tarafından planlanıp, organize edildiğini düşünmüyorum. ABD'nin desteği olduğunu düşünüyorum. Dağlıca'dan sonra yaşananlar bunun stratejik olduğunu ortaya koydu. 21 Ekim saldırısından sonra medyada TSK'ya karşı korkunç bir propaganda başladı. 15 Ekim 2007'de de Dağlıca saldırısından altı gün evvel ABD Dışişleri Bakanlığı'nda danışmanlık yapan David L. Phillips, ‘PKK'nın silahsızlandırılması' için rapor hazırladı. Raporda da TSK yine hedefte. 12 Haziran 2007'de de Ergenekon'un düğmesine basılıyor. Bush yönetiminin bu konuya destek verdiği ortada.”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more