Sözcü Plus Giriş
DENİZ ZEYREK

Mühür teslim edildi, muhasebe başladı

19 Nisan 2019

İstanbul seçimi nihayet tamamlandı ve Ekrem İmamoğlu Büyükşehir Belediye Başkanı olarak mührünü selefinden teslim aldı, işbaşı yaptı.
Bu artık “olağan” süreç olarak karşımızda.
AK Parti'nin YSK'ya yaptığı itiraz ve YSK'nın izleyeceği süreç ise “olağanüstü” olacak.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın “YSK noktayı koyduğu zaman bizim için de mesele bitmiştir. Ondan sonra yola devam. Tartışmaları geride bırakıp asıl gündeme odaklanmayız” ifadesiyle olağan ile olağanüstü süreç arasındaki ayrım daha da netleşmiş oldu.
Birkaç gün İstanbul'da geçirip Ankara'ya döndükten sonra gördüm ki YSK'nın iptal yönünde bir karar alma ihtimali çok düşük.
AK Parti'nin “makul çoğunluğu” da bu durumu kabullenmiş görünüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “asıl gündeme odaklanmalıyız” sözleri birçok AK Parti'li tarafından dile getiriliyor.
Zira ekonomide, dış politikada çok fazla sorunlu konu var ve vakitlice tedbirler alınmazsa durum daha da kötüye gidebilir.
Peki Ankara'da böyle bir bakış hakimken, İstanbul'da 17 gün boyunca yaşananların nedeni neydi?
Lafı dolandırmadan kitabın ortasından yanıt vereyim: “Kaybedenler kulübü…”
Yani:
– Seçim İşlerinden Sorumlu yetkililer, İstanbul teşkilatı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin el değiştirmesi ile çok şey kaybedecek olan bir grup.
– Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ellerinde çok sağlam bilgi ve belgeler olduğunu söyleyerek İstanbul'da seçimin kesinlikle iptal edileceği bilgisini verenler.
– Kampanya boyunca hak ettiği desteği vermedikleri halde Binali Yıldırım'ı 31 Mart gecesi kürsüye çıkartıp “kazandık” dedirtenler.
– İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin, Bolu gibi büyük kentlerin muhalefete kaptırıldığını, ülke nüfusunun yüzde 49'unun, ekonominin yüzde 60'ının bulunduğu illerin CHP'li başkanlarca yönetileceğini görmezden gelip, seçim sonuçlarını il genel meclis üzerinden değerlendirip “hala birinci partiyiz” diyenler.
Kim ne derse desin. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarını hepimizden iyi okuyor. AK Parti'nin son yerel seçimlerde ne kazandığını, ne kaybettiğini, bu durumun sorumlarının kim olduğunu hepimizden iyi biliyor.
Tahminle değil ama yaptığım görüşmelerden çıkardığım bir sonuç olarak söyleyebilirim ki yakın gelecekte AK Parti yönetiminde ve kabinede değişim rüzgarı esebilir. Hatta, yaklaşık 4 buçuk yıl boyunca seçim olmayacağından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha çok devlet işleriyle uğraşıp, bir süre parti genel başkanlığını ikinci plana bırakmasına bile şaşırmayacağım.
Çünkü, partiden kiminle konuşsam bir muhasebe ve “Nerede yanlış yaptık”, “nasıl düzeltebiliriz” gibi sorularla  karşılaşıyorum.
Bu nedenle aynı değişimin söylemde de yaşanmasını bekliyorum. Beka, ülke güvenliği gibi konular yine ön planda olabilir ama ekonomik sorunlar, temel haklar ve adalet kavramı konusundaki yoğun yakınmalara daha fazla kayıtsız kalınamayacağı açık.

Soma derin bir yaradır yüreğimde. O geceyi unutamıyorum. Hele devletin sedyesi kirlenir diye ayakkabılarını çıkararak uzanmak isteyen o işçiyi anımsadıkça gözlerim doluyor.
301 insan.
Dile kolay…
301 can
301 baba, oğul, kardeş…
Hepsi çok para kazanma hırsının kurbanı oldu.
23 gün sonra üzerinden 5 yıl geçmiş olacak.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi dün 15 yıl hapis cezasına hükümlü olan şirket sahibini tahliye etti. 301 kişinin ölümüne neden olan ihmaller zincirinin baş sorumlusu, cezaevinde 5. yılını dahi dolduramadan tahliye edildi.
Emin Çölaşan, Necati Doğru başta olmak üzere duayen gazetecileri, sadece yazdıklarından dolayı “örgüte (hem de FETÖ'ye) üye olmadan yardım etme” suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılayan, onlara kucak açtı diye Sözcü'nün sahibi Burak Akbay'ı kırmızı bülten ile arayan adalet sistemimiz, 301 kişinin ölümüne neden olan facianın baş sorumlularından birini 5 yılda özgür kılıyor.
Bir kaç köşe yazısının, hatta gazetecilik mesleğinin, 301 canın ölümüne neden olan ihmaller zincirinden daha büyük suç olarak görüldüğü bu adalet ortamı, AK Parti'nin “nerede yanlış yaptık” sorusuna yanıt ararken bakması gereken yerlerden biri olsa gerek.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more