Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

İşte Türkiye’nin halleri!..

9 Nisan 2019

Sevgili okurlarım, gazeteye gelirken kafanızda o gün yazmayı düşündüğünüz bir yazı konusu olabilir… Bazen de olmaz, haberleri çeşitli kaynaklardan izleyip ne yazacağınıza ona göre karar verirsiniz.
Önceki gün bir restoranda kebap yiyoruz.
Boşları toplayan genç bir arkadaş yanıma sokuldu. Kebapçıda komi olarak çalıştığını söyledi ve ekledi:
“Biliyor musunuz, ben aslında üniversite mezunuyum…”
Aramızda aynen şu konuşma geçti:
“Vay be, nereyi bitirdin?”
“Gazi Üniversitesi sosyolojiyi bitirdim.”
“Sonra iş bulamadın mı?”
“Bulamadım. Öğretmenlik için başvuruda bulundum ama kendilerinden olmadığımı anlayınca elediler. Şimdi burada komi olarak çalışıyorum. Artık tek umudum zamanı gelince garson olabilmek.”

★★★

Dün öğle vakti… Yanımda bir arkadaşla birlikte dişçiden çıktık, gazeteye geliyoruz.
Binaya girdik…
Asansörün başında bekleyen genç biri… Elinde zarflar, paketler dolu. Kargo şirketinde çalıştığı belli… Asansöre birlikte girmeden önce “Aaa, sizi tanıdım” dedi…
Yukarı çıkıyoruz. Kendisine sordum:
“Kolay gelsin arkadaşım, bütün gün böyle yüklerle koşturmak herhalde yorucu oluyordur.”
“Emin Bey yorulmayıp da ne yapayım. İşsiz gezmektense böylesi daha iyi. Elimden bu kadarı geliyor.”
Sonra ekledi:
“Biliyor musunuz, ben aslında mühendisim.”
“Deme yaa, ne mühendisisin?”
“Jeoloji.”
Asansör bizim kata gelince indik.
O genç mühendis arkadaşla aslında uzun uzun konuşmak isterdim ama olmadı işte…

★★★

İki genç adam…
Biri kebapçıda komi olarak çalışan sosyoloji mezunu, öteki elindeki yüklerle kargo dağıtımı yapan jeoloji mühendisi, pırıl pırıl gençlerimiz…
İkisi de asgari ücretle çalışan iki üniversite mezunu.
Şimdi belki diyeceksiniz ki “Onlar gibi milyonlarca var!”
Evet var.

★★★

Bu ülkeyi tam 17 yıldan bu yana yöneten günümüz iktidarı bu konuda ağzını bile açamıyor. Elinden hiçbir şey gelmiyor…
Ve bir takım acayip laflarla ayıbını örtbas etmeye çalışıyor:
“Her işveren bir kişiyi işe alsa işsizlik biter!”
Yani düşünün, günlük hasılatı sadece kendisini kurtarmaya yeten bizim köşedeki berber, bir işveren!..
Yanında çalışan çırağın parasını doğru dürüst ödeyemezken bir kişiyi daha işe alıp iktidara bu yolla destek verecek!

★★★

Ellerindeki belediyelere on binlerce, belki yüz binlerce torpilli yandaşı hiç utanıp sıkılmadan doldurdular.
Çoğu bankamatik.
Ayın başı geldiğinde makineye gidip kartını çıkarıyor ve maaşını çekiyor.
Öbür yanda ise bizim pırıl pırıl insanlarımız arıyor.
İş kuyruklarında zaman harcıyor…
40 kişilik temizlik işçisi alınacak, 4.800 başvuru var.

★★★

Kazanan belediye başkanlarına mazbatasını vermeyen, böylesine bir bozuk düzenin sürmesine bilerek göz yuman, işte bu kafalar.
Ankara'nın mazbatasını hele şükür dün verebildiler.
İstanbul'u henüz oyalama peşindeler.
Ne yapacakları şu ana kadar bilinmiyor.
Şimdi son talepleri:
“16 bin fark seçilmek için yetmez! İstanbul'da verilen bütün oyları yeniden sayalım.”
Ya kaç oy yeter?
Oybirliği ile mi kazanmanız gerekiyordu!
Binali Yıldırım seçim gecesinin erken saatlerinde televizyona çıkıp konuşmuştu:
“Biz kazandık!”
Yaptığı bu gaf nedeniyle şimdi herhalde pişmandır ama kime ne diyeceksiniz.
Beyefendi ağzını açıp konuşamıyor ki!

★★★

İstanbul, Ankara başta olmak üzere tam bir hayal kırıklığına uğradılar. O yüzden şimdi kafalarında bir tek düşünce var:
“Bunlar göreve başladığında nasıl engelleriz, nasıl sabote ederiz!”
Göreceksiniz, bu iki başkanı da iş yapamaz duruma getirip sonra halka şikayet edecekler:
“İşte gördünüz, bunlar icraat yapamıyor. Bunların ‘Topal ördek' olacağını sayın cumhurbaşkanımız bile söylemişti!”
Bu gerçekleşsin diye gerekirse yasaları değiştirecekler, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile engellemeye kalkışacaklar.
Bunları şimdiden bilmekte yarar var.
Bütün bunlar olurken sosyoloji mezunu komi boşları toplamaya, jeoloji mühendisi kargocu sokakları arşınlamayı sürdürecek.
Aynı kaderi paylaştıkları milyonlarca genç işsizle birlikte…
Onlar bu iktidar için hiçbir şey ifade etmiyor.
Mühim olan İstanbul'u kaptırmamak!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more