Sözcü Plus Giriş
MESUT PARLAK

Terör devleti kuramayacaksınız

11 Ekim 2019

Eskilerin bir sözü vardır hani “ne günlere kaldık”, şu an durumumuz aynen öyle! Cumhuriyet kurulduğundan bu yana, ülkem hiçbir dönemde böyle bir hakaretle karşı karşıya kalmamıştı. Geçmiş yıllarda da bu emperyal güçler, kan emiciler, bu tür tehditler savurmuşlar ama o günün yöneticilerinden gerekli cevabı almışlardı. Rahmetle andığım Sayın İnönü, zamanında ABD tarafından yöneltilen bir tehdide, tarihe geçen bir cevap vermişti hatta… “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır”!!

Bu emperyalistlerin en büyük özelliği, istekleri yerine getirilmediği zaman hemen ekonomik ambargo dayatmasını ülkenin önüne koyarlar. Hele söz konusu Trump gibi gerçek bir klinik vaka ise, bu tür sapkınlıklarla dilerim dünyanın başına bir çorap örmez.

ABD hem iyi polisi oynuyor, hem de kötü polisi. Trump çekiliyoruz diyor, Pentagon başka bir oyun oynuyor. İşin kötüsü, zavallı Trump sanıyor ki Amerika'yı kendi yönetiyor. Derin devlet Pentagon'un, Senato'nun ve Meclis'in farkında değil. Bir tür papağan gibi devamlı konuşuyor. Akşam çekiliyoruz diyor, ertesi gün başka koşullar ileri sürüyor ve de üstüne üstlük bu söylemleriyle sürekli küstahlaşıyor.

Beyaz Saray, TSK'nın Fırat'ın doğusuna yapacağı operasyonla ilgili “biz yokuz” derken, diğer taraftan Başkan Trump da twitter hesabından art arda küstah ve tehdit içerikli paylaşımlarda bulunuyor. Yine devamlı bu saçma savaşlardan çekilme vakti geldi diyor. Aleni tehdit ediyor. Affedilemez bir söylemi de şu oluyor; “daha önce güçlü bir şekilde ifade ettim, şimdi bir kez daha ifade ediyorum. Türkiye benim derin ve eşsiz anlayışıma göre sınırların dışında olduğunu düşündüğüm bir şey yaparsa Türkiye ekonomisini mahvederim ve yok ederim. Bunu daha önce Rahip Brunson olayında da yaptım.” Bu tehditle de yetinmiyor, Suriye'de yakalanan DEAŞ savaşçılarının da havale emrini bize veriyor. Bir konuşmasında da PKK ile geçmişte iş tuttuklarını da açıkça itiraf ediyor.

Konunun uzmanlarının ifadelerine göre de, Trump'ın bu sınır konusundaki pervasız çıkışı, Sayın Erdoğan'la yaptığı telefon konuşmasına dayanıyor. Tabii bu bir iddia. Hatırlarsınız son Birleşmiş Milletler Toplantısı'nda Trump, Sayın Cumhurbaşkanı ile yüz yüze görüşmemişti. Bunun ne anlama geldiğini de anlayabilmiş değilim.  Belki de Trump bu davranış ve söylemleriyle Orta Doğu'yu kan gölüne çevirirken, önümüzdeki yıl yapılacak başkanlık seçimi için Amerikan kamuoyuna mesaj da veriyor olabilir. Uzman  görüşlerine göre, Trump, DEAŞ'a müdahale et, PKK, PYD'ye dokunma da, diyor. Acaba gerçekten öyle mi demek istiyor? Bu adam dünya kamuoyunu bize karşı kışkırtmak için devamlı yanıltıyor. Türkler, Kürtler'i yüzyıllardır öldürüyor saçmalığını yayıyor. Şaşkın! Bizler bin yıldır et ve tırnak gibi yaşıyoruz. Hiçbirimiz bir diğerinin kökenini merak dahi etmeyiz. Bizler Cumhuriyeti bu ruhla kurduk. Bizim sorunumuz, tamamen siz emperyalistlerin Orta Doğu'da kullandığınız katil sürüsü PKK ve PYD ile. Bu bebek katilleri, Kürt halkına kurban olsun.

Bizim Fırat'ın doğusunda yaptığımız bu harekatta, ülke olarak amacımız, bu katil pislikleri temizlemekti. Peki, TSK, bunları 30-40 km aşağıya süpürdüğünde, bunlar bu hattın altında terör faaliyetlerine devam etmeyecekler mi? Hakikaten bu beladan kurtulabilecek miyiz?

Harekat başlayınca Sayın Erdoğan;  Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Akşener ve Sayın Karamollaoğlu'nu telefonla arayarak bilgi vermiş. Bu olumlu bir tavırdır. Ama tabii gönül isterdi ki, bu harekattan günler önce bu liderlerle sarayda bir araya gelinsin, birlikte bu konular konuşulsun, tartışılsın. Bu kamuoyu için de büyük bir motivasyon olurdu.

Günlerdir, hem televizyonlarda hem de medyada, bu konunun üstadları ve özellikle emekli büyükelçilerin konuşmalarında, bu harekatın en sağlıklı şekilde tamamlanması için ”halen vakit geç değil, Esad'la bir araya gelinmeli” diyorlar. Bu yapılırsa sorun çok daha kısa sürede çözüleceği gibi, Suriye'nin toprak bütünlüğü de sorun olmaktan çıkacaktır.

Değerli Okurlar, harekat başladı, gün bugün, şu an da ülkemin bekası söz konusudur. Ulus olarak var gücümüzle devletimizin yanındayız. İnanıyorum ki, TSK bu harekatı başarıyla tamamlayacak ve tüm Silahlı Kuvvetler'in kahraman askerleri evlerine sağlıkla dönecekler. Zaman, birlik zamanıdır.

Değerli Okurlar, tüm kan emici emperyal güçler karşımıza dikildiler, ciddi bir yalnızlık yaşıyoruz. ABD ve Rusya kendi aralarındaki kar zarar hesaplarını çoktan yaptılar. Şu Arap dünyasını görüyor musunuz, Osmanlı'dan başlayarak hep bizi arkamızdan hançerlediler. Bizim İslamcı Osmanlıcılar, Filistin Filistin diye figan ede dursunlar, onlar da harekete karşı durdular! Doğu Akdeniz'deki doğal gaz olayında da Filistin bize karşı tarafta yer aldı. Gerçekleri görelim artık. Hayırlısı ile şu harekat bitsin, oturup kimin dost kimin düşman olduğunu ortaya koymalıyız. Parlementoda milletvekili sıfatıyla oturan, kendini bilmezler, TSK'nın bu yaptığı harekat için işgal deme aymazlığını gösterme cesaretini nereden alıyorlar. Bunların haddini kim bildirecek?

SON SÖZ: “KAPİTALİZMİN BUGÜNKÜ GELİŞMİŞ BİÇİMİ OLAN  ÇAĞCIL EMPERYALİZM ANCAK SAVAŞLA BESLENEBİLİYOR. SAVAŞ OLMAZSA, SAVAŞ ÇIKARAMAZSA BESİNSİZLİKTEN, AÇLIKTAN ÖLÜR.”   AZİZ NESİN

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more