Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

O söz 149 yıl önce verilmişti

Hakim ve savcılarında katkısıyla, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından hazırlanan ve büyük önem verilen “Türk Yargı Etiği”ni Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, yargı mensuplarının katıldığı törende açıkladı. Bildirgedeki gibi bakan da yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının önemini anlattı.
HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, etik ilkelerin belirlenmesi üzerinde önemle duruyordu. Nihayet ilkeler belirlendi, kitapçık halinde bütün yargı mensuplarına gönderildi. Şimdi, yargı mensuplarından o ilkelere uyması isteniyor. Tabii rahat bırakılırlarsa.

KİM KARŞI ÇIKAR?

Bildirge hazırlanırken konular 8 başlıkta toplanmış. Her başlığın içi kapsamlı bir biçimde kısa, öz cümlelerle doldurulmuş. Başlıkları sıralayalım:
1- Hakim ve savcılar; insan onuruna saygılıdır, insan haklarını korur ve herkese eşit davranırlar. 2- Bağımsızdırlar. 3- Tarafsızdırlar. 4- Dürüst ve tutarlıdırlar. 5- Yargıya olan güveni temsil ederler. 6- Mahremiyeti gözetirler. 8- Yetkindir ve mesleklerinde özenli davranırlar.
Bildirgenin madde başlıkları önemli ve anlamlı. Bildirge, Türkiye Cumhuriyeti hakim ve savcılarının izleyecekleri etik ilkeleri belirleyen bağlayıcı bir belge. Hakim ve savcılar, bu bildirgede belirtilmeyen bir durumla karşılaştıklarında, takip etmeye onur ve vicdanları üzerine söz verdikleri ilkelerin ruhuna uygun davranacak. Türk Yargı Etiği Bildirgesi; hakimler ve savcıların, adına karar verdikleri Türk Milleti'ne ve onun her bir ferdine verilmiş söz olarak kabul edilmeli. Bunlara kim karşı çıkar?

HAKİMİN VASIFLARI YAZILMIŞ

1870'lerde yürürlüğe giren Mecelle'de “Hakimin vasıfları” başlıklı 1. fasılda Madde 1792'de “Hakim; hakim, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin olmalıdır” diye açıklanıyor. Bir hakimde olması gereken özellikler sayılırken kullanılan sözcüklerin ne anlama geldiğine bakalım:
Hakim: Alim, bilgin, haklı ve haksızı ayırıp hak ve adalet üzere hükmeden. Fehim: Akıllı, zeki, anlayışlı. Müstakim: Doğru, eğri olmayan, hilesiz, temiz, dürüst. Emin: Emniyetli, kendine inanılan, itimat edilen, güvenilir. Mekin: Vakarlı, temkinli, yerleşmiş, oturmuş, sakin. Metin: Sağlam, kendine güvenilir olan, metanet sahibi, dayanıklı.
Bir de daha az bilinen başka bir madde daha var: Madde 1812: Hakimin zihni; gam, keder, açlık veya uyku basması gibi sağlıklı düşünmeye engel olabilecek bir arıza ile belirsiz veya düzensiz hale gelirse hüküm vermeye girişmemelidir.
Mecelle'nin tarif ettiği nitelikte hakimlerin gün geçtikçe azaldığını yine yargı mensuplarından dinliyoruz. Mesleki zayıflama birçok alanda olduğu gibi yargıda da mevcut. Hakimler özellikle siyasetin karıştığı davalardan bıkmış,yorulmuş. Vereceği kararın ardından başına gelecekleri biliyor. Mecelle'nin tanımına uyan ve ona göre karar veren hakim, güvencesiz olduğunu, hakim teminatının bulunmadığını yaşanan örneklerden de biliyor.

NE HALE GETİRİLMİŞ?

Verdiği karardan sonra görev yeri değiştirilen hakimler, daha geçen haftanın konusuydu. Mecelle'nin tarif ettiği hakimler siyasetin baskısı altında tutulmaya devam edilecekse, adil olarak vereceği karardan dolayı başına bir şey geleceğini düşünürse, siz ne kadar “Yargı etiği bildirgesi” hazırlarsanız hazırlayın değişen bir şey olmaz.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra 4 bin 500 hakim, savcı meslekten çıkarıldı. Önemli bir bölümünün yargılaması devam ediyor. Kim olursan, ne olursan güveneceğin tek yer adil yargı. Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olan ve suçlu oldukları mahkeme kararıyla kesinleşen eski yargı mensuplarını, adliyelere, yüksek yargıya kabul edenlerin hiç sorumluluğu yok mu? Ya da birkaç kişi mi sorumlu?
Yargı etik ilkelerinden sonra “Yargı Reformu”na sıranın geldiği söyleniyor. Siyasetin etik ilke dinlediği yok. Anayasamızda yargıya kimsenin telkin ve talimatta bulunamayacağı güvence altına alınmış. Doğru ya, ülkemizde kimse yargıya telkin ve müdahalede bulunamıyor.
Keşke o günlere gelebilsek…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more