Sözcü Plus Giriş

‘Irkçı Peter Handke’den ödül geri alınmalı’

Bosna Savaşı sırasında 200 Boşnak’ın hayatını kurtaran, “insanlık abidesi” Kemal Baysak, Nobel Edebiyat Ödülü’nün Peter Handke’ye verilmesine tepki gösterdi. Baysak, Nobel Jürisi’nin hatadan dönmesini ve ödülü geri almasını istedi. Bir halkın kurtuluşu için canla başla çalışan ve “Boşnaklar’ın Schindler’i” diye de bilinen Kemal Baysak ile konuştuk.

Gökmen ULU
09:31 -
‘Irkçı Peter Handke’den ödül geri alınmalı’

Bosna-Hersek, 1878 yılında Osmanlı-Rus Harbi'nin ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun hakimiyetine girdi. Birkaç ay sonra, 1879 yılında Greybo ve Resuloviç aileleri anavatan Anadolu'ya göç etti, İzmir'e yerleşti. İleride Baysak soyadını alacak aile, günümüzde Küçük Çiğli olarak tanınan yerde Boşnak Köyü kurdu. Sizlere anlatacağımız hikayenin öznesi Kemal Baysak, 1933 yılında bu ailenin bir ferdi olarak dünyaya geldi.

Kemal Baysak (86). Foto: SÖZCÜ

İŞGAL ORDUSUNU KOVALAYAN KAHRAMAN

Kemal Baysak'ın babası Abdullah Bey, Süveyş Kanalı'ndan Bağdat'a, Yemen'den Mekke ve Medine'ye kadar cepheden cepheye koşarak İngilizlere karşı savaştı. Savaşların ardından maliye memuru oldu.

Kemal Baysak'ın amcası Yüzbaşı Ahmet Bey, 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgalinde, Gazeteci Hasan Tahsin ile birlikte Yunan Ordusuna ilk kurşunu sıkan ve o gün katledilen 18 kişiden biri.

Büyük Taarruz İle birlikte işgal ordusunu denize kadar kovalayan kahramanlardan olan, 4 Eylül 1922'de Kula'da şehit düşen Yüzbaşı Salih Bey, diğer amcası. Yunanlılar kaçarken Boşnak Köyünü tamamen yaktı, muhtar olan dedesi Mehmet Bey öncülüğünde köy yeniden inşa edildi.

Annesi Halime Hanım, Türk Ordusu İzmir'e girdiğinde patiskalardan bayrak yapan şanlı kadınlardan biriydi. Aydınlanma devrimlerine yürekten katılan ailesinin bütün fertleri gibi Kemal Baysak da Mustafa Kemal'in takipçisi oldu.

Kemal Baysak ve muhabirimiz Gökmen Ulu. Foto: SÖZCÜ

DEMİR ATÖLYESİNDE ÇIRAKLIKTAN FABRİKATÖRLÜĞE

Çırak olarak demir atölyesinde başlayan iş hayatı, bir başarı öyküsüne dönüştü. İzmir Bornova ve Çiğli'de iki fabrika kurdu. İnşaat makineleri ve makine parçaları imalatına başladı.

Her gün 07:00 – 21:00 arasında durmaksızın çalıştı. Yaklaşık 2 bin personele istihdam sağlayan fabrikalarıyla İzmir'in önemli sanayicileri arasına girdi. Ürettiklerinin yüzde 90'ını ihraç eden Baysak, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı yaptı.

1991-1995 yıllarında Bosna'da büyük bir insanlık trajedisi yaşandı. Savaşın getirdiği acı ve yıkımları çok iyi bilen bir ailenin üyesi olan Kemal Baysak'ın yüreği yangın yeriydi. Zira Sırplar, onbinlerce silahsız Boşnak'ı katletti. Bu vahşet, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'daki en büyük katliam olarak tarihe geçti.

Dünyanın gözleri önünde yaşanan trajediye seyirci kalmayan insanlardan biriydi Kemal Baysak… “Tek başıma ne yapabilirim” demedi, “Tek bir insanı bile kurtarabilsem kardır” diyerek harekete geçti. Savaşın ortasında kalan Boşnaklar'ı yaşama yetiştirmek için yardım elini uzattı.

Bayrak, Srebrenica Soykırım Anıtında. Foto: SÖZCÜ

‘TÜRKİYE'NİN YÜREĞİ SİZİNLE'

Savaş mağduru Boşnaklar'a önce İzmir'deki evinde kucak açtı. Üç kişilik Baysak ailesi, 6 üyeli Boşnak ailesiyle birlikte yaşamaya başladı. İlk akşam yemeğinde, yolcu uçağının sesini duyan misafir çocuklar “bombardıman” olduğunu zannederek masanın altına saklanınca gözyaşlarına boğuldu.

Kurtarılmayı bekleyen nice can vardı. Seferber oldu. Bağlarını hiç koparmadığı Bosnalılar'la yoğun temasa geçti. Bosna Hersek'in efsanevi Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç ile görüştü.

Moral verdi, “Türkiye'de yaşayan 82 milyonun yüreği sizinle” dedi. Bosna-İzmir arasında insanlık koridoru oluşturdu. Savaşın sona ermesi ve barışın tesisi için uluslararası alanlarda çırpındı.

İzmir'e ulaşanlara Ege Kent'te dayalı döşeli evler tuttu. Sağlık durumlarıyla yakından ilgilendi, psikologları devreye soktu. Çocukların hepsini okullara yerleştirdi, her birini bizzat okuttu. Anne ve babalara fabrikasında iş verdi.

Savaş mağdurları akın akın geliyor, can havliyle Kemal Baysak'a sığınıyor, umuda sarılıyordu. İş alemindeki arkadaşlarını harekete geçirdi, İzmir Valisi Kutlu Aktaş'tan destek aldı, hiçbir Boşnak'ı işsiz aşsız bırakmadı.

Baysak, gençlerle birlikte Ayvaz Dede Şenlikleri’nde. Foto: SÖZCÜ

200 SAVAŞ MAĞDURU HAYATA TUTUNDU

Zanaatlerine göre iş alanı buluyor, bazılarına dükkan açıyordu. Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki Boşnak Börekçisi bu dükkanlardan biriydi. Kemal Baysak bütün bunları hiçbir maddi karşılık beklemeden yaptı.

Onlara akrabalarından daha yakın davrandı. Bütün bunları, kendisi de Boşnak olduğu için değil, insan olduğu için yaptı. Ve tam 200 savaş mağduru Boşnak'ı kurtararak hayata bağladı.

Kemal Baysak, göç olgusunun getirdiği zorluklar ve neden olduğu dramları dedelerinden bu yana biliyor, Boşnaklar'ın bu ıstırabını da yüreğinde hissediyordu.

Sadece hayata tutunmalarını sağlamakla kalmadı, çeşitli yerlere dağılmış Boşnak ailelerin üyelerini buldu, parçalanmış yüzlerce aileyi buluşturdu.

Bosna Hersek’te Kakanj’da açılan Baysak Meydanı. Foto: SÖZCÜ

BOŞNAKLARIN SCHİNDER'I

Baysak, savaş sonrası kurulan Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin İzmir Fahri Konsolosu oldu. Ülkenin bu payeyi verdiği ilk kişiydi. Türkiye – Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu Kurucu ve Onursal Başkanı oldu.

Babacan ve mütevazı kişiliğiyle tanınan Baysak, 1994-1999 yılları arasında memleketi Karşıyaka'da belediye başkanlığı da yaptı, başarılı hizmetlere imza attı.

İnsanlığın bu kara döneminde bir insanlık abidesi gibi parıldayan Kemal Baysak'ı Boşnaklar hiç unutmadı. Nazi soykırımı esnasında bin 100 Yahudi'yi kurtaran Alman işadamı Oscar Schindler'e benzetilerek, “Boşnaklar'ın Schindler'i” denildi.

Bosna-Hersek'teki birçok kentin sokaklarına, parklarına, meydanlarına Kemal Baysak'ın adı verildi. Kahramanlık madalyası takıldı. 2016'da Karşıyaka Mavişehir'deki bulvara da adı verildi. Çok sayıda ödül aldı. Mesleki başarı ödüllerinden çok daha kıymetli olanları, barış ve insan hakları ödülleri oldu.

DOSTLUKLARINI AKÇELİ İŞLERE ÇEVİRMEDİ

Tevazusunu ve üretim enerjisini hiç yitirmedi. Savaş bitti, Kemal Baysak'ın iyilik hareketi bitmedi. Bazen Bosna'da, bazen İzmir'de, hayatını kurtardığı Boşnak yoldaşlarıyla buluşmayı sürdürdü.

Bosna'da savaşın yaralarının sarılmasına gücü yettiğince katkı sağladı. Spekülasyonlara yol açmamak için Bosna-Hersek ile ticari faaliyette bulunmadı, dostluklarını akçeli işlere çevirmedi, hayır işlerine devam etti.

Birçok gence burs vererek Türkiye'deki üniversitelerde eğitim imkanı sağlarken, Sarajevo'da bir vakıf kurdu. 12 Türk ve 5 Boşnak arkadaşıyla kurduğu Sarajevo Eğitimi Destekleme Vakfı'na SEDEF adını verdi.

“Yeni ve aydınlık bir gelecek inşa etmenin yolu eğitimden geçer” düşüncesiyle burada bir üniversite açtı. Uluslararası Sarajevo Üniversitesi 2004'te faaliyete geçti. Yaklaşık 2 bin öğrenci eğitim görmeye başladı. Kız ve erkek öğrenci yurtları açtı.

Baysak, “Yolumuz, büyük yıkımın ardından yeni bir devlet ve bir ulus yaratan, ülkemizin bütün renklerini ortak paydada buluşturan Atatürk'ün açtığı uygarlık yoludur” dedi. Foto: SÖZCÜ

‘YOLUMUZ ATATÜRK'ÜN AÇTIĞI UYGARLIK YOLUDUR'

Kemal Baysak gazetemize konuştu. “Rol modelim ve ilham kaynağım Mustafa Kemal Atatürk'tür” dedi. İzmir Bornova'da bulunan fabrikası ile fahri konsolosluk binasında her odanın ve koridorların duvarlarını Atatürk fotoğraflarıyla donattı.

Bina girişine dev Atatürk posteri ve “Ne mutlu Türk'üm diyene” yazısını astı.  Bu tabloyu “İstedim ki, herkes nereye geldiğini bilsin” diye tarif etti. “Yolumuz, büyük yıkımın ardından yeni bir devlet ve bir ulus yaratan, ülkemizin bütün renklerini ortak paydada buluşturan Atatürk'ün açtığı uygarlık yoludur” dedi.

Kemal Baysak, 2019 Nobel Edebiyat Ödülü'nün, Srebrenitsa Soykırımı'nı inkar eden ve Sırp savaş suçlularını savunan Avusturyalı yazar Peter Handke'ye verilmesini hayret ve dehşetle karşıladı. Baysak şöyle konuştu:

HANDKE, MİLOSEVİÇ'İ SAVUNDU

“Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nda Boşnaklar'a soykırım yapıldığı kabul edildi. Fakat soykırımı kimin yaptığı ilan edilmedi” diyen Baysak, “Bu Batının iki yüzlülüğüdür. Bosna'da silahsız, savunmasız Boşnaklar'ın nasıl katledildiği, esir kamplarında nasıl zulmedildikleri, nasıl işkenceye uğradıklarının ve yakıldıklarının görüntüleri ile kanıtları, Sırp askerlerin itirafları, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak halde ortadadır” ifadesini kullandı.

Srebinitza'daki Birleşmiş Milletler Güvenli Bölgesi'ndeki, Tuzla'daki, Foça'daki, Prijedor'daki, Travnik'teki, Bosna-Hersek'in her yerindeki sivil Boşnaklar'a toplu katliam yapıldığını belirten Baysak, bütün bunlara rağmen Avusturyalı faşist yazar Peter Handke, ‘Bosna Hersek'te bir soykırım yapılmamıştır, hele Sırplar hiç yapmamıştır, Boşnaklar birbirlerini öldürmüştür' şeklinde akıl almaz açıklamalarda bulunabildiğini söyledi.

Handke'nin ömür boyu hapse mahkum edilen, savaş suçlusu olan Sırbistan Devlet Başkanı Miloseviç yargılanırken onu savunduğunu ve davada müdahil olmak istediğini açıklayan Baysak, ayrıca şunları dile getirdi:

“İnsan haklarını hiçe sayan, tescillenmiş bir soykırımı görmezden gelen, soykırımcıları savunan bir yazara Nobel Edebiyat Ödülü verilmesi vicdanları kanatmıştır. Nobel Jürisi, soykırıma teşebbüs edecek veya destek olacaklara cesaret veren bir karar almıştır. Dünya çapında insan hakları savunucuları protesto gösterileri yaptı, onbinlerce imza topladı. Nobel Jürisi'nin, milyonlarca kişinin gözyaşını ve ahını hiçe saymaması, bu tarihi utançtan kurtulması için hatadan dönmesi ve verilen ödülü geri alarak istifa etmesi gerekir.”

Son güncelleme: 09:37 01.01.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more