Sözcü Plus Giriş

Tarihi yapılar depreme dahi meydan okuyor

Elazığ'da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde birçok yeni yapı ağır hasar almasına rağmen bölgedeki birçok tarihi yapı hasar görmedi.

Evren DEMİRDAŞ / Elazığ
17:52 -
Tarihi yapılar depreme dahi meydan okuyor

24 Ocak’ta merkez üssü Sivrice olan 6,8 büyüklüğündeki depremde Elazığ’da birçok yeni yapılar ağır hasar alırken birçoğu da yıkıldı. Birçok yeni yapının ağır hasar almasına rağmen Osmanlı ve Selçuklu döneminde yapılan birçok tarihi yapı 6,8 büyüklüğündeki depremde bile sapasağlam ayakta kalmayı başardı.

Elazığ’ın merkez Harput mahallesinde bulunan Harput Kalesi, Ulu Cami, Cimşit Bey Hamamı ve yine merkez Altunkuşak köyünde bulunan 708 yıllık Beyzade Efendi Konağı gibi tarihi yapıların yaşanan depremde hiçbir zarar görmediği belirtildi.

DHA

“TARİHİ YAPILARIMIZIN BİRÇOĞU HORASAN HARCIYLA YAPILMIŞTIR”

Yaşanan 6,8 büyüklüğündeki depremde Elazığ’da hiçbir tarihi yapıya zarar gelmediğini belirten Elazığ İl Kültür Turizm Müdürü Ahmet Demirdağ, şu ifadeleri kullandı:

* Bu konuyla ilgili hem Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz, Müze Müdürlüğümüz ayrıca Diyarbakır Koruma Kurulumuz sahada tarihi yapılarımızı inceliyorlar. Şu ana kadar hiçbir tarihi yapımızda hasar tespit etmedik. Bu tarihi yapılarımızın özellikle taş yapı olması ve duvarlarının geniş çaplı olması büyük bir avantaj.

* Bin yıla yakın bir süredir Ulu Cami hala ayakta, üç bin yıllık bir Harput Kalesi hala ayakta. Burada esas olan bu yapıların özellikle konuşlandıkları yerlerden de kaynaklanıyor. Çünkü bu yapıların zeminlerinin çok sağlam olması tarihi yapılarımızın ayakta kalmasını sağlamıştır.

* Tarihi yapılarımızın birçoğu Horasan harcıyla yapılmıştır. Horasan harcı da kuvvetli bir harçtır aynı zamanda taştan yapılar olması nedeniyle de dayanıklılığa mukavemeti yüz yıllara meydan okumuştur. Bu tarihi yapıları bizlere bırakan mimarların çok büyük etkisi vardır. Özellikle Selçuklu mimari oldukça güçlü bir mimaridir.

* Anadolu’da Selçuklu mimarisinin güçlü olması kalıcılığına bağlı. Burada hem estetik var hem kalıcılık var. Bu açıdan baktığınız zaman bizim tarihi mirasımızın ve kültürel değerlerimizin ne kadar özenle ve itinayla yapıldığını görebiliyoruz.

Elazığ İl Kültür Turizm Müdürü Ahmet Demirdağ – Sözcü

HARPUT KALESİ

Harput Kalesi, MÖ 8’inci yüzyılda Urartu Krallığı tarafından kurulmuştur. MÖ 6’ncı yüzyıldan itibaren Persler’in hâkimiyeti altına girmiştir. MÖ 1’inci yüzyıl ile MS 11.’inci yüzyıl arasında Part, Roma, Sasani, Bizans ve Abbasiler arasında büyük mücadelelere sahne olmuş, 11. yüzyılın sonuna kadar Bizans hâkimiyeti altında devam etmiştir.

Bu süre zarfında Ziata Castellum ve Kharpete, Arapça’da Hısn-ı Ziyad adıyla anılan kale, 1085 yılında Çubukoğulları, 1112 yılında Artukoğulları, 1234 yılında Selçuklular’ın egemenliği altında kalmıştır. Kale, Çubuk Bey’in, Artuklu Beyi Belek Gazi’nin ve Selçuklu Beyi Alaeddin Keykubad’ın hükümet merkezi olmuş, 1366 yılında Dulkadiroğulları ve Akkoyunlu devletleri arasında sık sık el değiştirmiştir.

Kale, 1465 yılında Akkoyunlu Hükümdarı Hasan Bahadır Han (Uzun Hasan) tarafından ele geçirilerek Akkoyunlu idaresine alınmıştır. Harput Bölgesi ve Kalesi, 1515 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı İmparatorluğu’nun idaresine geçmiştir.

Harput Kalesi hakkında çeşitli efsaneler anlatılmaktadır. Bir rivayete göre kalenin yapımı sırasında yaşanan su kıtlığı nedeniyle, zamanın hükümdarının emriyle harcın hazırlanmasında su yerine süt kullanıldığı, bu yüzden de kaleye “Süt Kalesi” dendiği söylenmektedir.

ULU CAMİ

Harput’ta eski Cami Kebir Mahallesinde 2000 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan Harput Ulu Camisinin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak vergi kitabesinde 1156-1157 tarihlerinde Harput hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından yaptırıldığı kabul edilmektedir.

Harput Ulu Cami Anadolu’daki en eski Türk camilerindendir. Cami 1899, 1905, 1996 yıllarında restore edilmiştir. Harput Ulu Camisinin içi, iç avlu, son cemaat yeri ve iç cami olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir. Dikdörtgen planlı duvarları moloz taştan, kubbe kemerleri ve minaresi ise tuğladan inşa edilen caminin iki kapısı vardır.

Caminin minaresi eğri bir şeklide durmaktadır. Kimilerine göre kalın gövdeli ve gittikçe daralarak inşa edilen bu minare bilinçli olarak eğri inşa edilmiştir, kimilerine göre ise bir deprem sonrasında minare eğri bir şekle dönüşmüştür.

Sözcü

KURŞUNLU CAMİ

(1151-1738 ) Çarşancak Beylerinden Osman Ağa tarafından yaptırılmıştır. Cami, kare planlı üzeri büyük bir kubbe ile örtülü olup son cemaat mahalli üç kubbelidir. Kubbelerin üzeri kurşunla kaplı olduğu için bu ismi almıştır. Büyük kubbenin kasnağında dört pencere bulunmaktadır.

80 M2 büyüklüğünde olan caminin harim kapısı yonca yaprağı şeklindedir. Minaresi kesme taştan yapılmıştır. Cami minberi ahşap sanatının önemli eserlerinden biri olup, kufi yazıları ilgi çekicidir. Ulu Camiye ait olan ve burada muhafaza edilen minber IV. Murat’ın Bağdat seferi sırasında hediye edildiği söylenmektedir.

Sözcü

CİMŞİT BEY HAMAMI

Sarahatun Camii bitişiğinde, bir Osmanlı dönemi yapısıdır. Bu yapı Yavuz Sultan Selim’in Sipahi beylerinden Cimşit Bey tarafından XVI. asrın ilk yarısında yaptırılmıştır. Soyunma yeri kare plânlı, üzeri kubbe ile örtülü olup, iki kapısı mevcuttur. Yıkanma yeri Sarahatun Camii’ne dayanır. Dört eyvanlı köşelerde birer kubbeli halvet bulunmaktadır.

Sözcü

Son güncelleme: 17:54 04.02.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more