Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

2006’da isimsiz ihbar 2020’de isimsiz ihbar

17 Temmuz 2020

İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Başkanlığı'nın 2019'da yayımladığı “Fetullahçı Terör Örgütü” başlıklı kitap…

Üç baskı yapmış…

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun talimatıyla hazırlanan kitabın çarpıcı tespitleriyle başlayalım…

Tespit 1: “Atabeyler, Ergenekon ve Balyoz davaları birçok yönden benzerlikler taşımakta olup bu davaların tümünde sahte dijital dokümanlar, isimsiz ihbar e-postaları, yalancı tanıklar söz konusu olmuş, çok sayıda asker ve sivil gözaltına alınmıştır.”

O karanlık günleri hatırlayın… Liberal-cemaat ittifakını düşünün ve Türkiye'nin bağırsaklarını temizlediğini söyleyenlerin isimlerini içinizden geçirin!

Hep yazdık ve anlattık… Uyardık… O zaman anlatamadık…

“Faili meçhullerle hesaplaşılıyor” çığlıkları arasında “Faşist” dediler…

Tehlike şuydu: Liberal faşistler ve cemaat denilen örgüt aynı hedefe yürüyordu!

Atabeyler provasının devamını İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı kitaptan okuyalım:

2006'DA BAŞLAYAN SÜREÇ

Tespit 2: “… Operasyonun, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne gelen bir elektronik posta üzerine yapılması dikkat çekicidir. Söz konusu e-postada yer alan ihbar yazısında, Danıştay'a yönelik saldırıyı yapan Alparslan Arslan'ı yönlendiren grubun yeni bir eylem hazırlığında olduğu, ilgili dönemde Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve danışmanı Cüneyt Zapsu'yu hedef alarak keşif yaptığı iddiasında bulunulmuştur. İhbar yazısında grubun Ankara'nın Eryaman semtinde bir ev kiraladığı, evde çok sayıda patlayıcı madde, uzaktan kumanda devreleri ve suikast silahı bulunduğu, uzun namlulu bazı silahların gömüldüğü ifade edilmiştir. Askeriyedeki muhaliflerin bertaraf edilmesiyle hareket kapasitesini artırmak isteyen örgüt, Atabeyler Davası ile diğer kumpas davaları olan Ergenekon ve Balyoz davalarına zemin oluşturmak istemiştir.”

2006'da isimsiz ihbar mektubu yollayanlar 2020'de de aynı yola başvurdu!

Manisa Jandarma'ya yapılan ihbar

Dün şüpheli olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığı'nda ifade verdim…

Neden mi?

Hikayem, Manisa İl Jandarma'ya 20 Eylül 2019'da yapılan bir telefon ihbarı ve mektupla başladı…

Soruşturma, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'nce 12029699 – 33598-(62307)-2020/5 sayılı, tahkikat evrakı konulu yazının İSİMSİZ bir ihbar mektubuna dayanılarak Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'na intikal ettirilmesi ile açıldı. ‘Kamuya hakaret' ile suçlandığım 20 Eylül 2019 günlü yazımda, yargı camiası içerisinde FETÖ'nün etkin olduğu dönemdeki seçimleri ele alarak, 2014 yılındaki HSK seçimlerinde FETÖ'cü adaylara oy verenlerin rakamsal analizi vardı. Bu analizi de emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok yapmıştı! Yani ben yazımda değil hakaret bir yorum bile yapmamıştım…

Buna rağmen…

Fetullah geri mi dönüyor?

İsimsiz ihbar mektubuyla hakkımda soruşturma başladı…

Manisa Savcılığı, İstanbul'a gelen dosya bana ‘ulaşmadığı' için hakkımda ‘yakalama kararı' çıkarmak istedi…

Neyse ki Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi talebi reddetti…

Ancak…

Şüpheli olarak ifade verdim…

Bu arada olmayan bir Facebook hesabımın ‘olduğunu' da öğrendim! İfade vermek sorun değil!

Sorun…

İsimsiz ihbar mektubu bir FETÖ taktiği… Herkes biliyor!

15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Genelkurmay Çatı Davası'nın bilirkişi raporunu hazırlayan Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu (geçen yıl emekli edildi) örgüte karşı “Alınması Gereken Tedbirler” başlıklı bölümde çarpıcı uyarılar yapmış. 2 Şubat 2017 tarihli rapor bugün tartışılan “FETÖ ger mi döndü?” ya da “Kılık mı değiştirdi?” sorusuna şu yanıtı vermiş: “… 15 Temmuz öncesi dönemde FETÖ/PYD içinde yer alan kişilerin sebep olduğu karalama girişimleri, kendilerinden olmayanları tasfiye amaçlı olarak yaşanmış bu girişimler, TSK'nın hassasiyetleri istismar edilerek karşılık bulmuştur. Gerek sosyal medyadaki paylaşımlar, gerek ihbar içeren imzasız mektuplar ile algı yönlendirilmiştir. Aynı durumların tekrar yaşanması muhtemeldir. Bu anlamda personel hakkında yapılan her ihbarın ya da bilginin öncelikle hukuk süzgecinden geçirilmesine dayalı bir yapı tesis edilmelidir.” (Sayfa 59)

SONUÇ: Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Mehmet Yılmaz tarafından devletin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı'na 24 Ocak 2020 günü yapılan açıklamada şu tespit vardı: “Şu anda 400 hakim savcı ile ilgili devam eden dosya var. Bu soruşturma adalet müfettişlerimizin elinde aynı titizlikle inceleniyor…”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more