Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Sayıştay’ın Merkez Bankası raporu

Sayıştay'ın 2019 yılına ilişkin denetim raporları, şaşırma duygusunu kaybetmemiş kişiler için iz bırakacak vakalarla dolu. Sadece şaşırma duygusu değil tabii.

Vergilerinin harcandığı (ya da savrulduğu) yerleri merak eden,  usulsüz kamu harcamaları ile  maaşı  ve çocuklarının işsizliği arasındaki mutlak ilişkiye gözlerini kapatmayan  yurttaşlar açısından da.

TEDAVİ VE İLAÇ GİDERLERİ

Bugün Sayıştay'ın Merkez Bankası'na ilişkin 2019 denetim raporundan saptamaları paylaşacağım. Aslında Sayıştay'ın Merkez Bankası'nın harcamalarıyla ilgili bazı tespitleri yeni değil; epeyce geriye gidiyor.

Ancak  yanlış uygulamaya son verilmesi gereği, yıllardır vurgulandığı halde vazgeçilmediği için Sayıştay da ısrarla uyarılarını sürdürüyor.

Sorunlu harcamaların başında “Banka çalışanları ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tedavi ve ilaç giderleri” geliyor.

39 MİLYON TL'LİK  ÖZEL SİGORTA

Normalde Merkez Bankası bütçesinden, personeli için SGK'ya genel sağlık sigortası primi ödeniyor. Ancak buna rağmen personel ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tedavi ilaç giderleri için özel bir sigorta şirketiyle sözleşme imzalandığını görüyoruz. Merkez Bankası özel bir sigorta şirketine tam 38 milyon 922 bin 248 TL ödeme yapmış. Ödeme hizmet alımı ihalesi kapsamında banka bütçesinden karşılanmış.

Sayıştay, bu ödemeyi “mevzuata aykırı” olarak niteledi. Dikkat çeken nokta. 2013'den bu yana raporlarda yer alan yanlış uygulamanın geçen sene bambaşka bir boyuta taşınmış olması. Raporda bu başka boyuta özel vurgu yapılmış.

Önceki yıllarda tedavi gider faturası Bankaya getirilip tutarı bütçeden karşılanırken, 2018 yılındaki  sözleşme kapsamında değişen durum  raporda şöyle anlatılıyor:

Banka personeli ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için özel sigorta şirketine Banka bütçesinden sağlık primleri ödenmektedir. Söz konusu uygulamada; Banka, personel veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler herhangi bir tedavi görmese dahi sağlık primlerini bütçeden ödemektedir. 2019 yılında da aynı uygulamanın devam ettiği görülmüştür.”

 BAĞIMSIZLIK BU DEĞİL

Kritik bir vurgusu var Sayıştay'ın. Malum, Merkez Bankası “bağımsız.” Bu niteliği dolayısıyla diğer kamu kurumlarından farklı davranabilme yetkilerine sahip. Misal, personele dair konular Banka Meclisi'nde belirlenebiliyor. İşte Sayıştay buradan hareketle, bu durumların üst norm olan kanun maddesine aykırı olamayacağını vurguluyor.Ve SGK'ya sağlık primi ödenirken, özel sigorta şirketiyle sözleşme imzalayıp bedellerin bütçeden karşılanma uygulamasından bir an önce vazgeçilmesini istiyor.

TEMSİL GİDERLERİ 15 MİLYON TL

Merkez Bankası denetiminde temsil harcamalarının yasal sınırı aştığı da saptanmış. Yasal sınır, “temsil ve ağırlama giderlerinin yıllık toplamı, başkan ile temsil yetkisine haiz olan personelin bir aylık ortalama net ücretinin iki katını geçemeyecektir” biçiminde belirlenmiş. Sayıştay bu açık ve bağlayıcı hükme rağmen; Merkez Bankası'nın kurum olarak 2019 yılı  temsil ve ağırlama giderlerinin, toplam 14 milyon 962 bin TL olduğunu belirterek bu tutarın yasal sınırın çok üzerinde olduğunu vurguladı.

Temsil harcamalarında bir diğer uyarı da harcamanın belgelenmesi konusunda. Raporda, makam sahibinin yaptığı harcama dolayısıyla bastığı “temsil ödeneği kapsamındadır” kaşesinin yeterli olmadığı belirtilerek “Bu kaşenin yanı sıra, davetli ve misafirlerin sayısı, harcamanın neleri kapsadığı gibi bilgilerin ayrıntılı olarak yer aldığı diğer kanıtlayıcı belgelerin de eklenmesi hukuken zorunludur” denildi.

Sayıştay'ın 2019 Merkez Bankası raporunda bir de lüks araç kullanımıyla ilgili eleştiri  yer alıyor. Ancak bugünlük yerim sona erdi.

NOT: 7 Ekim 2020 tarihinde bu köşede yayımlanan yazının başlığı “Danıştay kararını takmayan Karayolu” olması gerekirken “Danıştay kararını takmayan yargı” olarak yer almıştır. Bu karışıklık için okurlardan özür dilerim.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more