Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Günümüzün Diyojen’i

13 Ekim 2020

Devletimiz, alacağına “Şahin” vereceğine “Karga” gibidir!

İş vergiye, zamlara gelince alıcıdır, yırtıcıdır. Cepleri yakan, bütçeleri delen artışlar yapılır! Fakat… İşçiye, memura zam denilince hiçbir zaman cömert olunmamıştır!

Bu yıl emekli maaşlarına yapılacağı bildirilen “Yüzde 4 zam” bu tersliğin tipik bir örneğidir!

“Yüzde 4” zam ha?

Ya vergiler, diğer zamlar?

Aralarında uçurum var!

★★★

Türkiye Futbol Federasyonu'nun önceki başkanlarından Mustafa Kemal Ulusu'dan ilginç bir mektup aldım: “Bireysel hakkımı kullanıp Anayasa Mahkemesi'ne gideceğim.” diyor ve nedenini anlatıyor. Okuyalım:

“Değerli ağabey… Geçen gün emekli, maaşlarına zamla ilgili bir haber vardı gazetelerde… Yüzde 4 olacakmış!

Ev kiraları artışının da enflasyon oranında, yüzde 11.77 olacağı açıklandı.

Bu oranlara itirazım var. Devlet böyle haksızlık yapmamalı! Çünkü ben de Emekli Sandığı'ndan maaş alan emekli bir kardeşinizim ve ben de kirada oturuyorum.

Yıl sonu kira endeksi mutlaka yüzde 15 gelecek. Maaşa zam ise yüzde 4…

Yıl sonu bu gariban emekli maaş zammımla, kira artış oranım arasında yüzde 11 aleyhime bir fark ortaya çıkacak.

Bu haksızlık ve hukuksuzluk için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya karar verdim. Artık ‘Bireysel Müracaat Hakkı' olduğu için yüce mahkemenin bu davaya bakılması gerekiyor.

Arkadaşlarım benim bu davranışıma önce güldüler, sonra da ‘Sevgili Başkan, sen gündüz vakti elinde fenerle dolaşıp adam arayarak adalet peşinde koşan Sinop'lu Diyojen'e benziyorsun.' dediler.

Hayır efendim, ben arkadaşlarla asla aynı görüşte değilim. Devletime ve onun adaletine inanıyor, güveniyorum.

60 yıl bu ülkeye şerefi, haysiyeti ve onuruyla hizmet eden ve bir erkek evladını şehit veren bir Türk vatandaşı olarak devletimin, benim ve benim gibi milyonlarca emeklinin hakkını vereceği inancındayım. Sevgi ve saygılarımla”
(Mustafa Kemal Ulusu)

Yangın vahşetini utanmadan üstlendiler!

Hatay'da Cuma sabahı ormanlık alanda başlayan yangın üç gün süren büyük bir mücadeleden sonra kontrol altına alındı…

Hasar çok büyük…

Yanan orman, kömürleşen ağaçlar, alevler arasında kalıp yanan, ya da dumandan boğulan zavallı orman hayvanları, görenlerin yüreğini dağladı.

Kim yaptı bu alçaklığı? 

Büyük marifet yapmış gibi PKK üstlendi o hainliği!

Yaratılan vahşete, iktidardan da, muhalefetten de kayda değer bir tepki yok!

En büyük, en sert tepkiyi, yeni kurulan Doğru Parti'nin Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu gösterdi. Bakınız neler dedi?

★★★

“Ormanlarımız, canlılarımız yakılıyor, yok edilmek isteniyor.

Cana, mala ve doğaya saygı duymadan bu vahşeti yapanlar utanmadan, işledikleri tabiat cinayetlerini ‘Biz yaptık!' diye üstlenip övünüyorlar.

Gelecek nesillerimizin varlığı olan ormanlar yakılırken, bunu önleyemeyen, kundakçıları yakalayamayan AKP yönetimi sessizliklerini koruyor.

Orman yakan vahşileri anlamak mümkün değil!

Anladık, Türk milletine düşmansınız, emperyalist devletlerin uşağısınız… Her fırsatta güvenlik görevlilerimizi, sivillerimizi öldürüyorsunuz. Ormanlardaki kaplumbağalara, tavşanlara, karıncalara da mı düşmansınız? O zavallı hayvanlar yanarken zevk mi alıyorsunuz? Yetmedi mi aldığınız canlar?

Devlet, can alan militanlara, orman yakan katillere karşı tüm gücüyle karşı durmalı ve bu tehdidi kesinlikle yok etmelidir.

Devlet bunun için vardır. Siyasetçileri zengin etmek için değil!

Büyük devlet, halkının intikamını alan devlettir.”

GÜNÜN SÖZÜ

Tarihler, devletlerin adaletsizlik yüzünden yıkıldıklarını yazar!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more